Anahtar kelimeler: Girememiş Üyeye Ferdileşme Bugüne Borcundan İlinde Aidat Kayseri Yazim Yıldan

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVALI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVA
: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili kooperatif Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalı ise müvekkili kooperatif üyesi olup müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine girememiş olduğunu 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığı ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Zorunlu arabulucuk hususunda;
Kooperatifler kanunu md 99 kapsamında işbu davanın ticari dava sayıldığını, TTK 5/A maddesinde ise ticari davaların, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulacağı hükme bağlandığını, 17.04.2023 tarihinde yapılan ██████████ arabuluculuk dosya numarası kapsamında davalı ile görüşüldüğü ve anlaşmaya varılamadığını, taraflarınca açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı müvekkili konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazın tapu kaydına "davalıdır." şeklinde şerh düşülmesini talep ettiklerini bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devretme yoluna gittiğini, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi 6940 Ada 1 Parsel C Blok Bağımsız Bölüm No:16de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını talep ettiklerini, bu sayede müvekkili kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacağını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edildiği ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamında da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve müvekkilinin de buna dayanarak 2011 yılında kesin maliyet bedelini ödediğini ve tapusunu aldığını, yasada aranan şartların sağlandığını ve bu kapsamda müvekkilinden kesin maliyet talep edilemeyeceğini hatta kooperatif ile ilişiği kesildiğini ve üyeliğinin sona erdiğinin açık olduğunu, bu sebeple aidat alacağının talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı kooperatifin yıllar sonra aidat alacakları ödenmediğinden bahisle dava açmasının kötü niyetli olduğunu, aidat borcu olup ödemeyen kooperatif üyelerine kooperatifin ihraç prosedürünü uygulayabileceğinin açık olduğunu, davacı ise aidat ödenmesi noktasında eldeki dava açılana kadar bir talepte bulunmadığı gibi ödenmediğinden bahisle ihraç prosedürü uygulamadığını, kooperatif de kesin maliyeti ödeyen üyeye tapusunu verdikten sonra üyeliğin sona erdiğini zımnen kabul edip bu yönde de hareket ettiğini, davacının davasını kabul etmemekle birlikte müvekkili tapuyu aldıktan sonra ve davacı kooperatif tarafından hazirunlarda yer verilmediğini ve genel kurullara davet edilmediği için aidat alacağı müvekkili nezdinde muaccel olmadığını, genel kurullarda alınan aidat kararları müvekkili hazirunlarda yer almadığı için haberdar olduğu şeklinde yorumlanarak aidat hesabının da yapılamayacağını, yukarıda izah edilen nedenlerle davacının davasının esastan ve zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, kooperatif aidat ve ara (ek) ödeme borcunun tahsili talebi ile davacı kooperatifin, davalı kooperatif üyesi aleyhine istemiş olduğu alacak talebinden ibarettir.
Davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu █████/2026 tarihli dilekçesiyle; sulh nedeniyle davadan feragat ettiğini; davalı ile sulh olunduğunu, sulh protokolü kapsamında tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama giderleri talebi bulunmadığını, ayrıca hazine lehine ödenmesi gerekin her türlü harç vb. giderlerin davalı tarafça ödeneceği bildirdiği, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Davacı vekili her ne kadar sulh sözleşmesi imzaladığını beyan etmiş ise de davalı tarafça bu sözleşmeye bir muvafakat verilmemiştir. Ayrıca sulh sözleşmesinde davalı asılın değil vekilin imzası yer almaktadır. Bununla birlikte imzası bulunan davalı vekilinin dosyada adı geçen davalı vekillerinden olmadığı ve vekaletnamesinin de dosya kapsamında bulunmadığı görülmüştür. Bunlarla birlikte davacı vekilinin feragat beyanı dikkate alınarak, yargılamaya son veren taraf işlemi olduğundan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, davalı tarafça masraftan feragat beyanı bulunmadığından masraf davacı üzerinde bırakılmıştır.
Neticede yukarıda açıklanan yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL harç ve 3.536,00-TL ıslah harcından mahsubu ile artan 2.983,90-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!