Anahtar kelimeler: Çanakkale Dışına Yerde Usulden Bursa Sınırı Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çanakkale Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki taşınmazın orman sınırı dışına çıkartılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 30.06.2020 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması bulunmaktadır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.06.2020 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmasında, dava konusu ''Parsel XII'' olarak belirtilen taşınmazın halen müvekkillerinin kullanımında olduğunu, 31.12.1981 tarihinden geriye dönük 5 yıllık kullanımının da aynı şekilde olduğunu, bu hususun yapılan incelemede orman kadastro komisyonu tarafından da belirlenerek ilana esas komisyon kararında belirtildiğini, taşınmazın toprak yapısı bakımından kültür arazisi vasfını taşıdığını, üzerinde orman bitki örtüsü bulunmadığı gibi orman niteliğini tam olarak kaybettiğini, yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığını, çevredeki aynı nitelikteki taşınmazların gerçek kişiler adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkilleri tarafından nizasız, fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın orman hudutları dışına çıkartılmasına, müvekkilleri adına tashihi ile tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacıya talebinin açıklattırıldığı, davacı vekilinin dilekçesinde orman kadastrosunun iptali ve tescil ile taşınmazın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılması isteminde bulunduklarını bildirdiği, tapu kaydının iptali ve tescil talebinin dosyadan tefrikine karar verildiği, eldeki dava bakımından 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılacak orman sınırları dışına çıkarma işlemlerini yapma görev ve yetkisinin, aynı Kanun'un 7/1. maddesine göre, orman kadastro komisyonlarına ait bulunduğu, orman sınırları içinde bulunan bir taşınmazın bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olup olmadığının tayin ve takdirinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğundan, komisyonca bu yönde bir işlem yapılmadıkça, gerçek ve tüzel kişiler tarafından komisyonu bu yönde işlem yapmaya zorlayıcı dava açılamayacağı ve davacının bu taleple dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, Çanakkale ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu PXII no.lu alanın 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılması talebi bakımından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi ile 145 no.lu orman kadastrosu komisyon kararının aynen ipkasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, orman sınırları içinde bulunan bir taşınmazın bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olup olmadığının tayin ve takdir yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olmasına, gerçek ve tüzel kişiler tarafından komisyonu bu yönde işlem yapmaya zorlayıcı dava açılmasının mümkün bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacıların yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!