Anahtar kelimeler: Başmühendiliğinde Kompresör Doğubayazıt Ünitesi Dönemsel Gaz Esaskarar İhalelerini Rücuen Kayseri

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
:...
HAKİM
:...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1- ...
2- ...
3- ...
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
:...
KARAR YAZIM TARİHİ
: ...
Mahkememize açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ...’ın ilgili ünitesi Doğal Gaz İletim IV. Bölge Müdürlüğüne bağlı Doğubayazıt Kompresör Birim Başmühendiliğinde "... A.Ş. ile Bağlı İşyerlerine ait 820 kişilik İşçilik Alım İşi" kapsamında çıktığı ihalelerini dönemsel olarak davalı firmaların aldığını, ihale nedeniyle yapılan hizmet alım sözleşmeleri, ek sözleşmeler ve idari şartnamelerin diğer hususlarını düzenleyen 47. Maddesinde "6.Yüklenici çalıştırdığı işçilerine karşı ilgili Kanun ve mevzuattan doğan herhangi bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal haklar ve bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalığı ve üçüncü şahıslara zarar verilmesi gibi sebeplerle veya yüklenicinin istihdam ettiği işçinin iş kazası sonucu vefat etmesi veya sakat kalması gibi nedenlerle doğan yüklenici işçilerinin, varislerinin veya üçüncü kişilerin her çeşit alacak ve tazminatlarından Yüklenici sorumludur. Bu konularda idareden tazminat veya alacak talep edilmesi halinde ödeme Yüklenici tarafından derhal yapılacaktır. Aksi halde idarece ödenmediği kesin olarak tespit edilen bu miktarlar Yüklenicinin hak edişlerinden, bunun mümkün olmadığı durumlarda teminatlardan tahsil edilecektir.", ''7.Yüklenicinin çalıştırdığı işçilerine karşı ilgili Kanun ve Mevzuattan doğan herhangi bir yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal haklar ve bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalığı ve üçüncü şahıslara zarar verilmesi gibi sebeplerle idare aleyhine dava açılması veya icra takibi yapılması halinde, davaların Mahkemelerce veya ilgili Birimlerce sonuçlandırılmasına kadar Yüklenicinin teminatları idarece tutulacaktır. Dava ve icra takiplerinin idare aleyhine sonuçlanması halinde ve idare Yüklenici işçilerine veya üçüncü şahıslara herhangi bir ödeme yapmak durumunda kaldığı takdirde, Yüklenici bu ödemeleri rücuen Kuruma derhal ödemekle yükümlüdür. Aksi halde, alacaklar yüklenicinin hak edişinden, yetmediği takdirde teminatından defaten kesilerek tahsil edilecektir." hükümlerinin düzenlendiğini, aynı şekilde ihalenin teknik şartnamesinin 5.5. maddesinde "yüklenici, çalıştırdığı işçilerin kıdem, ihbar ve her nevi tazminat ödemede tek sorumlu olup İdare'nin bu konuda hiçbir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Yüklenici çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatını ve her türlü alacağını işçilerine ödediğini ve bunlara ait belgeleri İdare'ye ibraz etmekle yükümlüdür. Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre işçi alınması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkartılması ve sair onularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup idare bu konuda sorumlu sayılmayacaktır." düzenlemesine yer verildiğini, bu düzenlemeler ile müteselsil sorumlulukta iç ilişkilere dair 6098 sayılı TBK'nın 167 maddesinde öngörülen sorumluluk paylaşımına gerçekleştirilmiş olup ihale konusu iş kapsamında oluşan işçilik alacaklarından münhasıran ihaleyi alan firmaların sorumluluğunda olduğunu, taraflar arasındaki akdi düzenlemelere karşın davalı firmalar bünyesinde çalışan ...'ın 03.07.2023 tarihinde emeklilik sebebiyle iş akdinin fesih edildiğini, dava dışı işçinin çalıştığı sürelere ait kıdem tazminatının ödenmesi talepli başvurusu üzerine hesaplanan 246.479,50-TL'den 1.870,78-TL tutarında damga vergisi kesildikten sonra kalan 244.608,72-TL tutarındaki ödemenin 28.09.2023 tarihinde dava dışı işçinin banka hesabına yatırıldığını, bu bedelden dava dışı işçiyi çalıştıran diğer alt işverenlerden yapılan tahsilat sonrasında 70.688,47-TL'lik kısmından sözleşme ve idari şartname kapsamında ...ve Dış Tic. Paz. Ltd. Şti., 68.224,32-TL'lik kısmından sözleşme ve idari şartname kapsamında ... Kiş. ve Sos. Hiz. Tem. Taş. Pey. Gıda San. Tic. Ltd. Şti., 41.692,64-TL'lik kısmından sözleşme ve idari şartname kapsamında ... Grup Taahhüt A.Ş.'lik kısmından sorumlu olduklarını, davalı firmalara ödenen bedelin rücuen ödenmesi talebi yöneltilmiş ise de müspet bir yanıt alamadıklarını, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle dava dışı işçinin çalıştığı firmalardaki hizmet süreleri nazara alınarak davalı ...ve Dış Tic. Paz. Ltd. Şti.den dava dışı işçi ...'ın kıdem tazminatı ödemesine karşılık kendi dönemiyle (3 yıl, 7 gün) sınırlı olmak üzere sorumluluğundan kaynaklı olarak 70.688,47-TL'nin ödeme tarihi olan 28.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... Kiş. ve Sos. Hiz. Tem. Taş. Pey. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.den dava dışı işçi ...'ın kıdem tazminatı ödemesine karşılık kendi dönemiyle (3 yıl) sınırlı olmak üzere sorumluluğundan kaynaklı olarak 70.234,42-TL'nin ödeme tarihi olan 28.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... Grup Taahhüt AŞ.den dava dışı işçi ...'ın kıdem tazminatı ödemesine karşılık kendi dönemiyle (1 yıl, 10 ay) sınırlı olmak üzere sorumluluğundan kaynaklı olarak 42.924,14-TL'nin ödeme tarihi olan 28.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, süresinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER
:
SGK kayıtları, ticaret sicili müdürlüğü kayıtları, taraflar arasında düzenlenen hizmet alımına ilişkin sözleşmeler, idari teknik şartnameler vs. deliller toplanmış, işçilik alacakları konusunda uzman hesap bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Dosyaya mübrez █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda: yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar neticesinde;
¸
Davacı taleplerinin yukarıdaki tabloda gösterildiği şekilde olduğunu bildirmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda:
¸
Yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar neticesinde hesaplamaların yukarıdaki tabloda gösterildiği şekilde olduğunu bildirmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
:
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve eki şartnameler gereği, davacı tarafından çalışan işçilere ödenen tazminat bedellerinin davalılara rücu edilip edilemeyeceği, edilecek ise davalıların hangi miktarda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Davalılar Tas. Hal. ...ve Dış Ticaret..Ltd. Şti ile ...Ltd.Şti yönünden yapılan değerlendirmede;
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2025 tarihli yazı cevabında Davalı Tasfiye Halinde ...ve Dış Tcaret Pazarlama Personel Temizlik Sosyal Hizmetleri Ltd.Şti'nin █████/2023 tarihli tasfiye giriş tesciline rastlanıldığını █████/2023 tarihinde tasfiye kapanış yaparak terkin olduğu hususu, Davalı Tasfiye Halinde ... Kişisel ve Sosyal Hizmetleri Temizlik Taşımacılık İnş. Peyzaj Gıda San. Tic. Ltd.Şti'nin █████/2023 tarihli tasfiye giriş tesciline rastlandığını, █████/2023 tarihinde tasfiye kapanış yaparak terkin olduğu hususu mahkememize bildirilmiştir.
Davacı tarafından yapılan arabuluculuk başvurusu üzerine davacı ile davalılar arasındaki arabuluculuk sürecinin █████/2024 Tarihinde başladığı, arabuluculuk son tutanağının düzenleme tarihinin █████/2024 tarihi olduğu ancak Davalı Tasfiye Halinde ...ve Dış Tcaret Pazarlama Personel Temizlik Sosyal Hizmetleri Ltd.Şti'nin █████/2023 tarihinde ticaret sicilden terkin olduğu ve Davalı Tasfiye Halinde ... Kişisel ve Sosyal Hizmetleri Temizlik Taşımacılık İnş. Peyzaj Gıda San. Tic. Ltd.Şti'nin ise █████/2023 tarihinde tasfiye kapanışı yaparak ticaret sicilden terkin olduğu hususu görülmüştür.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK'nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nun 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
Somut olayda mahkememizce yapılan incelemede taraflar arasındaki iş bu davanın 6102 sayılı Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği ticari dava olduğu, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı şirketler aleyhine arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de, davalı şirketlerin dava tarihinden ve arabuluculuk faaliyetine başlama tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edildiğinin, tüzel kişiliğinin bulunmadığının anlaşıldığı, tüzel kişiliği bulunmayan davalılar yönünden usulüne uygun arabuluculuk faaliyetinin yürütüldüğünden bahsedilemeyeceği (bkz aynı yönde Yargıtay 11.HD. ████████ E.█████████K. Sayılı ilamı, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi,29.11.2023 █████████ E, █████████ K. Sayılı ilamı) anlaşılmakla 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Grup Taahhüt A.Ş yönünden yapılan değerlendirme;
Taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığından davanın TBK hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Öncelikle, konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
6098 sayılı TBK'nun müteselsil borçluluk başlıklı 162. maddesinde, "Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar.
Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar." hükmü bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK'nun iç ilişki başlıklı 167. maddesinde, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." hükmü bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK'nun alacaklıya halef olma başlıklı 168. maddesinde, "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." hükmü bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Asıl işveren ile alt işverenin işçileri arasında bir hukuki ilişki bulunmamasına rağmen, 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesiyle asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı kanundan veya iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur. Kanundan doğan bu müteselsil borç ilişkisinden dolayı dava dışı işçiye ödemede bulunmuş olan davacı idare, ödediği tutarı aralarındaki iç ilişkiye göre davalı alt işverenlere rücu edebilir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim yukarıda açıkça yazılan TBK'nun 167. maddesinde de müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı ve yerleşik içtihatları uyarınca işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Somut olayda, davacı taraf dava dışı işçi ...'a ödediğini iddia ettiği 244.608,72-TL'nin davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının dava dışı işçiye █████/2023 tarihinde net 244.608,72-TL kıdem tazminatı ödemiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde düzenlenen bilirkişi raporu ve sözleşmeler incelendiğinde davacı kurum tarafından yapılan ödemelerden davalının işçiyi çalıştırdığı süre ile sorumlu olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda davanın bu davalı yönünden kısmen kabulü 42.608,17-TL 'nin ödeme tarihi olan █████/2023'den itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle tahsili ile davacıya ödenmesine, dava dilekçesinde bu davalıdan 42.924,14-TL talep edildiğinden fazlaya dair istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-42.608,17-TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Grup Taahhüt A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, bu davalı yönünden fazlaya dair talebin reddine,
2-Davalılar Tasfiye Halinde ...ve Dış Ticaret Pazarlama Personel Temizlik Sosyal Hizmetler Limited Şirketi ile ... Kişisel ve Sosyal Hizmetler Temizlik Taşımacılık İnşaat Peyzaj Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden usulüne uygun arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.910,56-TL ilam harcının, tahsil edilen 3.139,74-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 229,18-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 2.919,34-TL'lik kısmının davacıdan, 880,66-TL'lik kısmının davalı ... Grup Taahhüt A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 3.139,74-TL peşin harç, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.497,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 10.064,84-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 2.332,55-TL'lik kısmının davalı ... Grup Taahhüt A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 42.608,17-TL vekalet ücretinin davalı ... Grup Taahhüt A.Ş.'den tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!