Anahtar kelimeler: Sakarya Esaskarar Faturaya Yazildiği Başkan Euro Eser Katip Borcun Ödenmediğini

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı tarafın iddiaları;
Davalı ile  aralarındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde  düzenlenen faturalara konu borcun bir kısmının davalı tarafından ödenmediğini, Bunun üzerine davalı hakkında Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün ████████ E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak bakiye 56.253 Euro ' nun tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının borca itirazı ile takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın savunmaları;
Takibe konu edilen HDV2025000000001 nolu 07-01-2025 tarihli ve 24.842,63 EURO tutarlı faturaya konu malın teslim edilmediğini ve bu faturanın Sakarya 7. Noterliğinin ... yevmiye nolu 10.01.2025 tarihli ihtarnamesi ile davacı yana iade edildiğini, taraflar arasında davalı tarafça yapılan 2303001-R3 nolu teklif uyarınca ... isimli proje kapsamında toplamda 795.000 Euro +KDV bedelli sözleşme ilişkisi kurulduğunu, buna göre (siparişte iş bedelinin %30'u, Pano tesliminde iş bedelinin % 30 'u, Fabrika tesliminde iş bedelinin % 20 si, İşin devreye alınması sonrasında iş bedelinin % 20 si şeklinde) ödeme planı yapıldığını, bu sipariş için davacıya 636.000 Euro+KDV tutarında ödemenin yapıldığını, Kalan 159.000 Euro+ KDV nin ise faturalara konu ürünlerin sahada devreye alınması sonrası ödeneceğinin 2303001-R3 nolu teklifte kararlaştırılmış olmasına rağmen davacının isteği üzerine vadesi gelmemiş bu bakiye ödemenin 128.571,61 Euroluk kısmının davalı tarafından kredi çekilmesi suretiyle █████/2024 tarihinde davacıya yapıldığını, netice olarak davacıya iş bedeli olan 795.000 Euro+ Kdv 'nin 764.571,61 Euro + Kdv 'lik kısmının ödendiğini, davacının Sakarya 7. noterliğinin ... yevmiye nolu ve 07.11.2024 tarihli ihtarnamesi ile ihtar edilmesine rağmen siparişe konu edilen imalatların sahada devreye alma işlemlerini gerçekleştirmediğini, davacının edimini yerine getirmediğinden bakiye alacak talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: Takip konusu yapılan faturalardan kaynaklı olarak davacının davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, █████/2025 Tarihli fatura içeriğinin davalıya teslim olup olmadığı, davacının davalıdan alacağı var ise miktarı ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün ████████ E. sayılı dosyası ilgili dosya olarak eklenmiş ve incelenmiştir.
Mahkememizin ███████ Esas sayılı dosyası incelenmiştir. ... tarafından ... şirketine karşı açılmış bu menfi tespit davasının konusunun; taraflar arasındaki sözleşme gereği eserin devreye alınması halinde ödenecek 159.000 Euro+ KDV nin 128.571,61 Euroluk kısmının ... erken ödenmesini teminen, ... tarafından kullanılan banka kredisinden kaynaklı kredi maliyetlerinin ... yansıtılmasına dair █████/2024 tarihli protokol kapsamında ... tarafından verilen 12 adet çeke ilişkin olduğu, bu çeklerin her iki tarafın kayıtlarında işlendiği, yargılama sonunda ... bu çekler sebebiyle (eser sözleşmesinden bağımsız olarak) ... borçlu olduğu kabul edilerek menfi tespit talebi reddedilmiştir. Karar henüz kesinleşmemiştir. Dolayısıyla eser meydana getirmek ve teslim etmekle yükümlü ... şirketinin verdiği bu çekler davamızın konusu değildir.
Taraflardan ticari defter ve kayıtları istenmiş, takibe dayanak yapılan faturalardan kaynaklı olarak davacının davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, kabul edilmeyen █████/2025 tarihli faturanın davalı kayıtlarına işli olup olmadığı, bu faturaya konu malların teslimine dair bir kayıt olup olmadığı, faturaların kayıtlara nasıl yansıdığı, bunlara ilişkin ödeme kayıtları yönünde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi kök raporunda hesaplamanın Euro para birimi üzerinden yapılmaması sebebiyle ayrıca ek rapor alınmış, ek raporda taraf vekillerinin itirazları da ayrıca değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporunda;
"... dava konusu işlemlerin kayıt edildiği 2024-2025 hesap dönemlerinde incelemeye konu döneme ilişkin Yasal Ticari Defterlerini 6102 sayılı yasa Türk Ticaret Kanunu’nun (Md.64/3) ve Elektronik Defter Genel Tebliği Sına No. 1 (4.3.3.,4.3.4.,4.3.10. ve diğer) hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde ve usulüne uygun yapılmış olduğu görülmüş olup, tarafın yasal ticari defterleri birbirlerini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davalı ... dava konusu işlemlerin kayıt edildiği 2024-2025 hesap dönemlerinde incelemeye konu döneme ilişkin Yasal Ticari Defterlerini 6102 sayılı yasa Türk Ticaret Kanunu’nun (Md.64/3) ve Elektronik Defter Genel Tebliği Sına No. 1 (4.3.3.,4.3.4.,4.3.10. ve diğer) hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde ve usulüne uygun yapılmış olduğu görülmüş olup, tarafın yasal ticari defterleri birbirlerini doğruladığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasında 2024 ve önceki dönemlerden devam edegelen bir ticari ilişki mevcuttur.
Tarafların yasal ticari defter kayıtları birbirlerini teyit etmemekle birlikte davacı tarafından düzenlenen 07.01.2025 tarih HDV2025000000001 sayılı fatura hariç diğer tüm faturalar tarafların yasal defterlerinde kayıt altına alınmış, muhasebeleştirilmiştir. Davalı tarafından yapılan tüm ödemeler tarafların yasal defterlerine kaydedilmiş, muhasebeleştirilmiştir.
Davacı tarafından düzenlenen 07.01.2025 tarih ve HDV2025000000001 sayılı 24.842,63 EURO (907.411,84 TL) tutarındaki fatura davacı taraf yasal ticari defterlerinde 01.03.2025 tarih ve ... yevmiye numarasıyla kayıt altına alınmıştır. Söz konusu fatura davalı yasal ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı tespit edilmiş olup, 10.01.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı Sakarya 7. Noterliği İhtarnamesiyle davacı tarafa iade edilmiştir.
Davacı taraf 2024 hesap döneminde davalı tarafa düzenlediği faturaları “Ticari Fatura” düzenlemiştir. Düzenlenen faturalar üzerinde irsaliye tarih ve numarası, sipariş numarası döviz kur bilgileri bulunmaktadır. 07.01.2025 tarihinde düzenlenen fatura “Temel Fatura” olarak düzenlenmiş olup, fatura üzerindeki 20.702,19 adet ürün miktarına ilişkin irsaliye bilgileri/sipariş bilgileri bulunmamaktadır.
Ticari mal nakli sırasında düzenlenmesi ve mal ile birlikte bulunması, mal teslim/tesellümlerinde taraflarca imza altına alınması gereken belge sevk irsaliyesi olup, düzenlenmiş bir sevk irsaliyesi tespit edilememiştir.
Buna göre davacı tarafından düzenlenen 07.01.2025 tarih HDV2025000000001 fatura ile birlikte davacı ... , davalı ...’nden 56.253,36 Euro alacaklıdır.
Davacı tarafından düzenlenen 24.842,63 EURO tutarlı 07.01.2025 tarih HDV2025000000001 nolu hariç tutulduğunda ise davacı ..., davalı ...’nden 31.410,73 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir." denilmiştir.
Davalı defterlerinde kayıtlı olmayan █████/2025 tarihli fatura içeriğinin ''56430 Plaka Sallama'' olarak kayıtlı olduğu görülmekle bu husus ve fatura içeriğinin teslim olup olmadığı hususu davacı vekilinden sorulmuş ve açıklama istenmiştir. Ayrıca sözleşmede son ödemenin işin devreye alınması ile yapılacağı belirtilmekle işin devreye alınıp alınmadığı hususu taraf vekillerinden sorulmuş ve bu konuda açıklama ve belge istenmiştir.
Davacı vekili yapılan işin bir bütün olduğunu, █████/2025 tarihli faturada yazan Plaka sallama" ibaresinin makina üzerindeki montajda kullanılan bir aparatı ifade ettiğini, bu faturanın geç kesilmesinin iş yoğunluğundan dolayı unutulmasından kaynaklandığını, sözleşme konusunun bir bütün olduğunu ve Rusya ülkesinde faaliyete geçirilmek üzere davalıya teslim edildiğini, iş bölünmez bir bütün olduğundan son faturaya ilişkin olarak ayrıca teslim edildiğine dair belge mevcut olmadığını belirtmiştir. Davacı taraf işin devreye alındığına dair bir delil ve belge sunmamıştır.
Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile 2004 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih, ███████-66 Esas, ████████ Karar sayılı kararı).
Bu davanın açılabilmesi ve davanın esası hakkında karar verilebilmesi için 6100 sayılı Kanun’daki genel hükümlerin yanı sıra itirazın iptali davalarına özgü bazı dava şartlarının bir arada bulunması gerekir. Bunlar; alacaklının dava ve takipte hukuki yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması, süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması (İİK md. 60), davanın itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasıdır (İİK md. 67). (Yargıtay HKG, T.15.11.2023, E.2022/3-1269, K.█████████ )
İcra takibinin İİK 58 maddesine uygun olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, özel dava şartlarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacı takip talebinde 11 adet faturaya dayanmış ve faturalardan kaynaklı bakiye 56.253,00 Euro alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede tarafların her ikisinin de defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve delil olma özelliğini taşıdığı belirlenmiştir,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.”
Takibe dayanak faturalardan █████/2025 tarihli 24.842,63 Euro bedelli fatura dışındaki tüm faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Bu haliyle davalının bu 10 faturalara konu mal ve hizmetleri teslim aldığı ve bu fatura tutarları kadar davacıya borçlu olduğu sabittir. Yine tarafların birbirleri ile örtüşen ticari kayıtlarına göre -█████/2025 tarihli fatura hariç- bu 10 faturalardan kaynaklı olarak davalının davacıya 31.410,73 Euro ödenmemiş borcu bulunmaktadır. Davacı taraf █████/2025 tarihli fatura bedelini de talep konusu yapmış -ve takip talebinde toplam 56.253,00 Euro istemiş- ise de bu fatura davalı tarafından kabul edilmemiş ve süresinde iade edilmiş davalının kayıtlarına işlenmemiştir. Dolayısıyla davacı █████/2025 tarihli fatura içeriğinin davacıya teslim edildiğini ispat etmek zorundadır. Bahsi geçen son faturanın içeriği 20702 adet ''... Plaka Sallama'' olarak yazılmıştır. Bu içeriğin teslimine dair bir kayıt ve delil sunulmamıştır. Davacı bu faturanın eser sözleşmesine konu işin bütününün bir parçasına yönelik olduğunu ve eserin tamamen teslim edildiğini savunmuş ise de düzenlenen faturanın diğer 10 faturadan yaklaşık bir yıl gibi çok sonra düzenlenmesi ve fatura içeriğinde belirtilen eser sözleşmesine atıf bulunmaması ve açıkça mal satış faturası olarak düzenlenmesi karşısında müstakil ve bağımsız bir fatura olarak değerlendirilmiş ve içeriğinin teslim edildiğinin ispatı aranmıştır. Ayrıca bu fatura -iddia edildiği gibi- belirtilen eser sözleşmesine ilişkin olarak düzenlenmiş kabul edilse dahi dayanak sözleşmede son ödemenin işin devreye alınması halinde ödeneceği belirtildiğinden işin devre alındığı ve eserin tamamen teslim edilerek bedelin tamamının hak edildiği hususu dahi ispatlanamamıştır. Dava dosyasına sunulan █████/2023 tarihli ek protokolde de işlerin açık kaynak kodlu yazılımlarının ve şifrelerinin ANT Grup şirketine teslim edileceği ifade edilmiştir. Bu teslimin yapıldığı hususu ispatlanamamıştır. Dolayısıyla eser sözleşmesine konu edimin henüz tamamen yerine getirilmediği, devreye alma ediminin ispatlanmadığı, dolayısıyla davacının (itiraza uğrayan █████/2025 tarihli faturaya konu) bakiye bedeli talep edemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle; davacının takibe konu -█████/2025 tarihli fatura dışındaki- 10 fatura sebebiyle davalıdan bakiye 31.410.73 EURO alacağının bulunduğu, █████/2025 tarihli 24.842,63 Euro bedelli fatura alacağının ise sabit olmadığı, kabul edilen alacağın ticari defter ve kayıtlarda bulunması sebebiyle likit olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, Sakarya 2. İcra Dairesinin ████████ E. Sayılı icra takibin 31.410.73 EURO asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ve koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatı ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, davalının Sakarya 2. İcra Dairesinin ████████ E. Sayılı icra takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 31.410.73 EURO asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan koşulları oluşmakla (dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru 36,60-TL esas alınarak) %20 oranında hesaplanan 229.926,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Dava tarihindeki ... efektif satış kuru esas alınarak belirlenen değer (1.149.632,72-TL) üzerinden hesaplanan 78.531,41 TL nispi karar harcından peşin alınan 24.851,96 TL harcın mahsubu ile eksik 53.679,45 TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca (dava tarihindeki kur esas alınarak hesaplanan kabul edilen değer üzerinden) belirlenen 178.444,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca (dava tarihindeki kur esas alınarak hesaplanan reddedilen değer üzerinden) belirlenen 142.384,06-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve tamamen davalı sorumluluğunda kalan 24.851,96-TL peşin karar harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.0260,00 TL tebligat ve posta gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.641,40 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 9.292,27 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL ara bulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Gerekçeli kararın kalem yönetmeliği gereği talep halinde taraflara tebliğine,
11-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının, karar kesinleştiğinde, yatıran davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!