Anahtar kelimeler: Usûlüne Gaziosmanpaşa Adalet Evrakı Görüşü Başvuran Uyuşturucu İstemi Bakanlığının Cezalandırılmasına

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıGaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 05.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.10.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamından Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca adı geçen sanığın aynı suç sebebi ile cezalandırılmasına dair Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarihli ve ███████ esas, ███████ karar sayılı dosyası ile incelemeye konu dosyanın birleştirilerek sanığın her iki dosyaya konu eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken her iki eylem için ayrı ayrı cezalandırıldığından bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmışsa da;Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarihli ve ███████ esas, ███████ karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada; Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan sanığa █████/2017 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin gösterilmemesi nedeniyle tefhimin usulsüz olduğu ve hükmün usulüne uygun kesinleşmediği bu sebeple kanun yararına bozma incelemesine konu edilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;1-Sanığın █████/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek ve kullanmak suçu sebebi ile Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2014 tarih ve ... numaralı iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; █████/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, bu sebeple Gaziosmanpaşa 17. AsliyeCeza Mahkemesinin █████/2015 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 191/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmedilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilerek █████/2015 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın aynı türden █████/2017 tarihli eylemi sebebi ile Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararı ile mahkumiyetine hükmedilerek ihbar edilmesi üzerine sanık hakkındaki █████/2015 tarihli hükmün açıklanarak Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 191/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2015 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının sanığa tefhim edilerek █████/2015 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip denetim süresi başlatılmışsa da; Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan sanığa █████/2015 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara itiraz edebileceğinin gösterilmemesi nedeniyle sanığa yapılan tefhimin usulsüz olduğu ve hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, böylelikle sanık hakkındaki denetim süresi içerisinde █████/2017 tarihinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,Kabule göre ise;2-İnceleme dışı Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin █████/2017 tarihli ve 2016/ 89... /17 karar sayılı dosyada sanığın █████/2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle tanzim edilen Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma, █████████ esas, █████████ sayılı iddianame tarihinin █████/2016 olduğu; incelemeye konu dosyada ise, sanığın █████/2014 tarihli eylemi nedeniyle düzenlenen Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma, █████████ esas, █████████ sayılı iddianame tarihinin ise █████/2014 olduğu; her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlendiği tarihten önce işlendiği, iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, inceleme dışı dava konusu █████/2014 tarihli suçun, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığıncadüzenlenen █████/2014 tarihli iddianameden önce işlendiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin ihlal veya zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirilerek hukuki durumunun tayini gerektiği ve bu nedenle birleştirme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 26.03.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2014 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Esas ve █████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,B. Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, sanık hakkında 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 27.10.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği,C. Sanığın denetim süresi içinde 19.03.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.11.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın ██████. maddesi uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,D. Dosya arasında bulunan Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde:Şüpheli hakkında, 20.05.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma, ████████ sayılı kararı ile kamudavasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, kararın kesin olarak verildiğinin belirtildiği, şüphelinin erteleme süresi zarfında 26.08.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine bu eylem ihlal kabul edilip kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi sonrasında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2016 tarihli ve ██████████ soruşturma, █████████ Esas, █████████ sayılı iddianame kamu davası açılması üzerine, Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2017 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği ancak, Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan sanığa 17.01.2017 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin gösterilmemesi nedeniyle tefhimin usûlsüz olduğu ve hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği anlaşılmıştır.E. Dosyalar kapsamına göre;1. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır.(3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir.(4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,Somut olayda; Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanığa tefhim edilerek 27.10.2015 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip denetim süresi başlatılmışsa da; Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan sanığa 16.10.2015 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara itiraz edebileceğinin gösterilmemesi nedeniyle sanığa yapılan tefhimin usûlsüz olduğu ve hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla sanık hakkındaki denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,Kabule göre ise;2.İnceleme dışı Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.01.2017 tarihli ve 2016/ 89... /17 Karar sayılı dosyasında sanığın 20.05.2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle tanzim edilen Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame tarihinin 16.02.2016 olduğu; incelemeye konu dosyada ise, sanığın 26.03.2014 tarihli eylemi nedeniyle düzenlenen Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame tarihinin ise 23.05.2014 olduğu; her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlendiği tarihten önce işlendiği, iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen aynı nev'i suçtan birden fazla eylemin ise 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, inceleme dışı dava konusu 20.05.2014 tarihli suçun, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.05.2014 tarihli iddianameden önce işlendiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin ihlal veya zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirilerek hukuki durumunun tayini gerektiği ve bu nedenle birleştirme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.06.2025 tarihinde karar verildi.