Anahtar kelimeler: İhyası Mart Şubat Sicilden İkame Cevabi Sgk Emeklilik Terkin Dönemlerine

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... Şirketi aleyhine müvekkilinin 2013/Şubat ve 2013/Mart dönemlerine ait 60 günlük fiili çalışmasının tespiti amacıyla ... 20. İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile "Hizmet Tespit Davası" ikame edildiğini, müvekkilinin emeklilik haklarının iadesinin ve SGK tarafından haksız yere tahakkuk ettirilen borçların iptalinin doğrudan bu davanın sonucuna bağlı olduğunu, ... 20. İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazı ile davalı şirketin sicilden terkin edildiği anlaşıldığını, anılan dava kapsamında mahkemece verilen █████/2025 tarihli ara karar ile; “Davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekiline şirketin ihyası hususunda görevli ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açmak üzere süre ve yetki verilmesine…” şeklinde Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava açmak üzere süre ve yetki verildiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca bir tüzel kişiliğe karşı açılmış davanın görülebilmesi ve verilecek hükmün infaz kabiliyeti kazanabilmesi için ilgili şirketin tüzel kişiliğinin ihyasının zorunlu olduğunu, bu ara karar doğrultusunda işbu ihya davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini, aksi halde hizmet tespiti davasında taraf teşkilinin sağlanamayacağını, davalı şirketin savunma hakkının zedeleneceğini ve yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülemeyeceğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, işveren sıfatını haiz tüzel kişiliğin davada taraf olmasının zorunlu olduğunu, şirketin terkin edilmiş olmasının müvekkilinin fiili çalışmasının yok sayılması sonucunu doğuramayacağını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça kabul edildiği üzere “Terkin edilen şirket hakkında açılan ve henüz sonuçlanmamış bulunan davalarda, şirketin ihyası sağlanmadan yargılamaya devam edilemez.”, bu nedenle eldeki ihya davasının fer’i değil asli ve zorunlu nitelikte olduğunu, davalı şirketin her ne kadar sicilden silinmiş olsa da müvekkilinin geçmişe dönük hak arama özgürlüğü kapsamında şirketin ihyasında hukuki yararının tam olduğunu, şirket ortağı ve yetkilisi ...'nın vefat etmiş olmasının ve şirketin gayri faal durumda bulunmasının müvekkilinin fiili çalışmasını ispat etmesinin önünde engel teşkil etmediğini beyanla tüm bu nedenlerden ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle ... 20. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı hizmet tespit davasının yürütülebilmesi ve neticelendirilmesi amacıyla sicilden terkin edilen ... Şirketi'nin ihyasını, şirketin ticaret siciline yeniden tescili ile tüzel kişiliğinin tesisini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün re’sen terkin işleminin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede şirketin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi” 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında "sermayesinin yasal tutarının altında olduğu" hususunun belirlenmesinin ardından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrasının “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü içerdiğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise de “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili ticaret sicili müdürlüğü'nün yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından taleple bağlı kalınarak dava konusu şirketin devam eden dava dosyasıyla sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini beyanla tüm bu nedenlerden dolayı; öncelikle davanın reddini, mahkememizce davanın kabulüne kanaat getirilmesi halinde ise dava konusu şirketin dava dilekçesinde anılan kapsamda ve sınırlı olarak ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.İhyası istenilen ... Şirketi'nin sicil kaydı dosya içine celp edilmiş, tetkikinden şirketin tasfiye sonu sebebi ile 07.07.2014 tarihinde terkin edildiği anlaşılmıştır.Tüm Dosya Kapsamı Birlikte DeğerlendirildiğindeDava, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin TTK 547. maddesine dayanan ek tasfiyesi amacıyla yeniden tescili davasıdır.Uyuşmazlık, re'sen terkin sebebi ile 07.07.2014 tarihinde sicil kaydı terkin edilen şirketin ... 20. İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında verilecek kararların infazı amacıyla ek tasfiyesi ve yeniden tescili için gereken koşulların mevcut olup olmadığı konularında toplanmıştır.TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E.) TTK 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.Somut olayda, davacı tarafından ... 20. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında terkin edilen şirket aleyhine dava ikame edilmiş olduğu, ... 20. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında husumet yöneltilebilmesi için ihya davası açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, davacının dosyada verilecek hükmün infazı için ihya talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına karar vermek gerekmiş, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı ...ŞİRKETİ'nin ... 20. İş Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında verilecek kararların infazı amacıyla TTK'nın 547. maddesi uyarınca YENİDEN TESCİLİNE (İHYASINA),... (T.C. Kimlik No
:..)'un tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 47,90 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026BAŞKAN ...ÜYE ...ÜYE ...KATİP ...