Anahtar kelimeler: Tcno Ekmeklere Özet Ekmek Satımdan Dernek Satıldığını Yazildiği Satışı Katip

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - TC.NO:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili ile davalı dernek arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalıya ekmek satıldığını, satışı yapılan ekmeklere istinaden faturalar tanzim edildiğini, fatura bedelinin tamamının ödenmediğini, alacağının tahsili için Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, ancak davalının yaptığı itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alınamadığını bu nedenle takibe yapılan itirazın reddine karar verilmesini, takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davanın haksız hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, savunmasında derneğin çalışma sistemine göre alımların peşin yapıldığını, kasada para yoksa veresiye mal alınmadığını, derneğin █████/2024 tarihinde yeni yönetime devredildiğini, devir öncesine ait böyle bir borcun kayıtlarda yer almadığını ve yeni yönetime bildirilmediğini, takibe konu edilen faturaların "e-arşiv fatura" olduğunu, bu nedenle müvekkil kurumun muhasebe kayıtlarında görülmediğini, faturalardan ancak icra takibiyle haberdar olduklarını ve içeriğini kabul etmediklerini, müvekkili derneğin davacıdan doğrudan ekmek almadığını, ekmeklerin Ramazan Yiğit isimli şahıstan tedarik edildiğini, ödemelerin de bu şahsa yapıldığını,1 haftalık süreçte 52.000,00 TL gibi yüksek bir rakamda ekmek alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık; davacı tarafından davalı derneğe faturalarda belirtilen miktarda mal teslim edilip edilmediği bu nedenle davanın reddine karar verilmesine mahkeme aksi kanaat değilse tarafları arasında inceleme yapılarak bakiye alacağını ne kadar olduğuna ilişkin tespitten yapılmasını yargılama gider ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazıları dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı ...’in 2024 yılına ait Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına, Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerine uygun olarak tutulduğu; açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, kapanış tasdik süresinin ise devam ettiği, bu kayıtların davacı lehine delil olma özelliği taşıdığı, davalı derneğin "İşletme Hesabı Defteri" kullandığı,bu defterin 17.02.2020 tarihinde usulüne uygun tasdik edildiği ve (Gelir-Gider) kayıtlarının bu defter üzerinden tutulduğu, davacı defterlerinde, davalı dernek adına 01.06.2024 - 10.06.2024 tarihleri arasında tanzim edilmiş toplam 10 adet fatura ile 10.800 adet ekmek satışı yapıldığı ve karşılığında KDV dahil 63.266,40 TL borç bakiyesi olduğu görüldüğü, bu faturalara ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, davalı Kayıtlarına Göre: Davalı derneğin işletme defterinde, davacı tarafından kesilen faturalardan 7 adedinin (toplam 44.223,84 TL) "gider" olarak kaydedildiği tespit edilmiş ancak defterde bu faturalar "ödemesi yapılmış" gibi kaydedilmiş olsa da, dosyada ödemeyi kanıtlayan herhangi bir makbuz, dekont veya belgeye rastlanmadığı, davacı tarafından düzenlenen ... , ... ve ... numaralı (toplam 18.979,92 TL tutarındaki) son 3 faturanın davalı dernek kayıtlarında hiç yer almadığı, İcra takibine konu edilen faturaların asıl alacak tutarının 49.835,00 TL olduğu, takip tarihine kadar işleyen yasal faiz miktarının ise 2.930,98 TL olarak hesaplandığı, davacı defterlerinde 63.266,40 TL alacak görünmesine rağmen, icra takibinin ve dava talebinin 52.733,21 TL (asıl alacak + faiz) üzerinden yapıldığı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin 49.835,00 TL asıl alacak 2.898,21 TL işlemiş faiz olmak üzere 52.733,21 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıya icra takibine konu faturada belirtilen malları teslim edip etmediği, davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... ., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... ... E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da  ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından  ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, taraf defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 25.04.2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların defterde kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 63.266,40 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın defterlerinde yapılan incelemede de davaya konu faturaların bir kısmının kayıtlı olduğu, her biri 6.326,64 TL olan 3 adet faturanın kayıtlı olmadığı, kayıtlı olan faturaların bedellerinin ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme belgesinin veya ödeme kaydının olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda davacı tarafın davalı tarafın deftelerinde kaydı olmayan 3 adet faturaya ilişkin malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerekmektedir. Bu konuda davacı taraf yemin deliline dayanmış davalı dernek temsilci ise söz konusu malları teslim almadığına ilişkin yemin etmiştir. Her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olan toplam 30.855,08 TL'lik faturaya ilişkin davalı tarafça ödeme belgesi ibraz edilmediğinden bu kısım yönünden davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle, takip tarihine kadar olan faiz talebi reddedilmiştir.
Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Konya İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 30.855,08 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Takip tarihine kadar işletilen faiz talebine ve fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacağının %20'si olan 6.171,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 2.107,71 TL harçtan, peşin olarak alınan 636,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.470,82 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin 1.493,58 TL'lik kısmının davacıdan, 2.106,42 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 636,89 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri ve 6.022,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 6.449,60 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 3.773,77 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.855,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kendisini vekille temsil eden davalı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 21.878,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!