Anahtar kelimeler: Durarak Çarpmış Mevkiinde Gelmiştir Kazadan Hasarlı Seyir Arka Çarpması Araca

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket adına kayıtlı ve müvekkil şirkete ---- sayılı----- ile sigortalı --- plakalı aracın,---- sevk ve idaresinde olan ---- plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.--- tarihinde --- mevkiinde seyir halinde olan, ---- plakalı ve müvekkil şirkete sigortalı araç, aynı mevkiinde seyir halinde olan, sürücü ---- yönetimindeki ---- plakalı araca sol arka kısımlarından çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. ------ plakalı araç sürücü kazadan sonra olay yerinde durarak kaza tespit tutanağı düzenlemek istemiş ancak müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsü kaza tespit tutanağı tutmadan kaza yerini terk etmiştir. Bu sebeple kaza tespit tutanağı tutulamamıştır. Kazan sonra, ----- plakalı araç sürücüsü --------İhbar numaralı dosyası ile davalının maliki olduğu ---- plakalı araç sürücüsünden şikayetçi olmuştur.Sigortalı araç sürücüsü ------ plakalı aracın arka ve sol arka kısımlarından çarpmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle kazanın oluşumunda --- plakalı ve müvekkil şirkete sigortalı araç %100 kusurludur. Müvekkil sigorta şirketi tarafından ------plakalı araç üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırılmış ve ekspertiz raporuna göre---- hasar tespit edilmiştir. --- meydana gelen kazaya bağlı olarak, ---- plakalı araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı sebebiyle ------ tarihinde ---- başvuruda bulunmuştur.---- esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporuna istinaden ---- sayılı kararı vermiştir. Bu karar neticesinde başvurunun kabulü ile; ---hasar tutarı ve ---- değer kaybı zararı olmak üzere toplam ----davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine, Alacağa ---- tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Başvuru sahibi tarafından sarf edilen 450,00 TL başvuru ücreti 1.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.850,00 TL’lik yargı giderinin davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.956,00 TL vekâlet ücretinin davalı ---- alınarak başvuru sahibine verilmesine, karar vermiştir.----kararı, ---- vekili tarafından ----- Sayılı dosyası ile takibe konu edilmiştir. Bunun neticesinde müvekkil sigorta şirketi ----tarihinde,--- Sayılı dosyasına stopaj dahil TOPLAM 15.624,16 TL ödeme yapmıştır. Belirtilen hüküm ve halefiyet ilkesi gereğince ------- plakalı araç sahibine yapılan ödemeleri, davalıdan talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Uyuşmazlığın çözümü ve söz konusu bedelin rücuen tazmini için tarafımızca dava şartı kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. ------ arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında görüşme sağlanmış ancak tarafların anlaşamaması sebebiyle son tutanak görüşme sonunda anlaşamama olarak düzenlenmiştir.Yukarıda izah edilen sebepler dolayısıyla;-------Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle belirtmek isteriz ki, bilindiği sigorta şirketinin kaza yerini terkten dolayı rücu imkanının doğması için belirli şartların sağlanması gerekmektedir. Şartların sağlanmaması halinde sigorta şirketinin rücu hakkı yoktur. Zira; müvekkilin şirketten edindiğimiz bilgiye göre, kaza tarihinde dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ile hatalı sollama (müvekkil şirkete ait aracın sağından geçmeye çalışması) yaparak kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Dosyada yer alan görüntülerden de anlaşılacağı üzere, dava dışı ----- isimli şahıs müvekkil şirkete ait ------- plaka sayılı aracın (kamyon) arkasından seyir halindeyken kural ihlali yaparak müvekkil şirkete ait aracın (kamyon) arkasında seyretmeyip acele davranmak suretiyle bahse konu müvekkil şirkete ait aracın (kamyon) sağ tarafındaki boşluktan hızlıca geçmek istediği sırada seyir halindeki müvekkil şirkete ait aracın (kamyon) KÖR NOKTASINA girmek suretiyle kaza meydana gelmiştir. Kaza sonrasında müvekkil şirkete ait aracın (kamyon) sürücüsü kaza mahallini terk etmeden dava dışı ------- ile iletişim sağladığında bu şahıs "hastam vardı sen yavaş seyrettiğin için kenardaki boşluktan geçmeye çalıştım" demiş bunun üzerine müvekkil şirkete ait aracın (kamyon) aracın sürücüsü "çalışan olduğunu tutanak tutmaları gerektiğini" söylediğinden bu defa dava dışı dava dışı ------- isimli şahıs "Benim acil hastaneye gitmem gerekiyor şimdilik fotoğraflarını çekelim" diyerek fotoğrafları çektikten sonra dava dışı --- isimli şahıs kaza mahallini terk etmiştir.Tüm bu hususlar ile davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu KAZA SONRASI ÇEKİLEN FOTOĞRAFLAR içeriğinden anlaşılacağı üzere, Müvekkil şirkete ait ---- plaka sayılı araç (kamyon) sürücüsünün kaza mahallini terk etmediği aksine dava dışı dava dışı -------isimli şahsın kaza mahallini terk ettiği aşikardır. Bu hususların tespiti amacıyla Sayın Mahkemenizce olaya dair görgüsü ve bilgisi olan şahıslar TANIK SIFATIYLA dinlendikten sonra kaza mahallinde yapılacak KEŞİF sonrasında kusura dair alınacak BİLİRKİŞİ RAPORU ile gün yüzüne çıkacaktır. Özellikle belirtmek isteriz ki, müvekkilin şirkete ait---- plaka sayılı aracın(kamyon) dava dışı --- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araca arkadan çarpıp kusurlu olduğuna ve kaza yerini terk ettiğine olaydan sonra kolluk kuvvetlerince veyahut araç sürücülerince tanzim edilmiş kaza tespit tutanağı bulunmadığı gibi somut hiçbir delil bulunmamaktadır. Her ne kadar tarafı olmadığımız ------ Karar sayılı dosyası kapsamında alınan ve içeriğini bilmediğimiz bilirkişi raporunda müvekkil şirkete ait araç sürücüsüne kusur atfedilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporuna Tahkim dosyasındaki taraflarca ve tarafımızca itiraz hakkı kullanılmadığından bahse konu raporun hukuken bağlayıcılığı ya da geçerliliği bulunmadığından Sayın Mahkemenizce olaya dair tanıklar dinlenip kaza mahallinde keşif yapılması halinde kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirkete ait aracın kusurlu olmadığı gün yüzüne çıkacaktır. Her ne kadar davacı şirketçe ------- Esas sayılı ilamsız takip dosyası kapsamında 15.624,16 TL asıl alacak ve 1.616,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 17.240,30 TL tutar üzerinden müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatılmış ve itirazımız üzerine işbu dava ikame edilmiş ise de, KESİNLİKLE KABUL ETMEMEKLE BİRLİKTE, bir an olsun müvekkil şirketin rücuen sorumlu olduğu değerlendirilse bile, müvekkil şirket yalnızca sigorta tahkim komisyonu kararında bahsi geçen 4.946,00 TL hasar tutarı ve 1.000,00 TL değer kaybından sorumlu tutulabilecek iken, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak ------- Esas sayılı dosyasındaki bahsi geçen tutarlara istinaden icra takibi yapması ve işbu davayı ikame etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kaldı ki, davacı şirketin dava dilekçesi eklerinde sunmuş olduğu ---- tarihli 2 adet banka dekontundan görüleceği üzere, rücuya konu edilen dava dışı 3. Şahsa --------sayılı dosyası kapsamında 13.746,29 TL ve 1.000,00 TL olmak üzere 14.746,29 TL ödeme yapılmasına rağmen, davacı şirketçe kötü niyetli olarak bahse konu ödemede daha fazla miktarda icra takibi yapılması hukuken yerinde değildir. Ayrıca belirtmek isteriz ki, sigorta tahkim komisyonu kararında geçen 4.946,00 TL hasar tutarı ve 1.000,00 TL değer kaybı dışındaki bahsi geçen 3.700,00 TL yargılama giderlerinden ve 5.956,00 TL vekalet ücretinden ve---- Esas sayılı dosyasındaki masraflardan söz konusu bedellerin ortaya çıkmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğinden müvekkil şirketin sorumlu olması hukuken mümkün değildir. Sayın Mahkemeniz davasına konu edilen -----------esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan kötü niyetli icra takibinin tarafımızca itiraz edilmiş olup bahsi geçen dosyanın celbi halinde görüleceği üzere, "icra takibine, ödeme emrine, takip nedenine, ödeme emrinin içeriğine, faize, faiz oranına, işlemiş faize, tüm ferilerine ve tüm alacak taleplerine ve ferilerine" itiraz edilmiştir. Zira, söz konusu icra takibi öncesinde müvekkil şirket temerrüde düşürülmediğinden davacı tarafça işlemiş gün (geçmiş gün faizi) işletilemeyecektir. Dolayısıyla davacı şirketin icra takibine konu etmiş olduğu faiz talebi hukuken yerinde değildir.Tüm bunlar dışında belirtmek isteriz ki, takip talebinde ve ödeme emrinde bahsi geçen olmayan borcun sebebine (ödenen tazminattan kaynaklı) dair ödeme emrinin ekinde müvekkile herhangi bir dayanak belge tebliğ edilmemiştir.Yukarıda arz ve izah ettiğimiz hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının rücuen başlatmış olduğu icra takibi ve itirazın iptali davası hukuken mümkün olmayacağı gibi davacı yan iş bu davayı açmakta hukuki bir yararı bulunmamakta olup, haksız ve kötü niyetli davanın REDDİ ile % 20'den aşağı olmamak üzere KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosyanın kusur oranlarının tespiti için ---- gönderildiği, eksik ikmali nedeniyle rapor düzenlenemediğine dair ön rapor düzenlendiği görüldü.Deliller ;-Gelen giden müzekkere cevapları,-Dosya kapsamı,İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) istemine ilişkindir. Dosya kapsamı, taraf beyanları, tanık anlatımları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın, sigortalının olay yerini terk ettiği iddiasına dayanılarak davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı tarafça, sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiği, bu nedenle trafik sigortası genel şartları uyarınca rücu koşullarının oluştuğu ileri sürülmüştür.Uyuşmazlığın çözümünde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B4 ve B4/f maddeleri uyarınca sigortacının rücu hakkının doğabilmesi için; Sigortalının olay yerini terk etmesinin, kazanın oluş şekline ilişkin gerekli tespitlerin yapılmasını engellemesi, Sigortacının sorumluluğunu etkileyen hususların belirlenmesini imkansız hale getirmesi gerektiği kabul edilmektedir.Somut olayda; Kaza maddi hasarlı trafik kazası niteliğindedir. Dosyada mevcut tanık beyanında, davalı sürücünün olay yerini, çocuğunun hasta olması nedeniyle hastaneye gitmek zorunda kaldığını belirterek terk ettiği ifade edilmiştir.Olay yerinin terk edilmesinin, kazanın oluş şeklinin tespitini engellediğine ya da sigortacının sorumluluğunu ağırlaştırdığına dair somut ve teknik bir tespit bulunmamaktadır. Ayrıca kusur durumu bakımından dosyada kesin ve tartışmasız şekilde davalıyı asli kusurlu kılan bir belirleme de mevcut değildir. Bu haliyle, olay yerini terk olgusunun tek başına rücu sebebi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Nitekim yerleşik yargısal içtihatlarda da; sigortalının olay yerini terk etmesinin, ancak sigortacının zararını artıran veya olayın aydınlatılmasını engelleyen bir sonuç doğurması halinde rücu sebebi teşkil edeceği, aksi halde tek başına yeterli olmayacağı kabul edilmektedir.Davacı sigorta şirketi, rücu hakkının doğduğu ispatla yükümlü olup, somut olayda bu yükümlülüğü yerine getirememiştir. Anlatılan sebeplerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın REDDİNE,2-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3-Karar ve ilam harcı olan 732,00-TL harcın peşin yatan 427,60-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye eksik kalan kısmın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.624,16-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. █████/2026