Anahtar kelimeler: Sirke Sınıfa Birtakım Üreten Günümüze Sürdürdüğünü Emtialar Sınai İbareli Beri

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1876 yılından beri ... ve sirke üretenTürkiye’nin ilk şirketi olduğunu, faaliyetlerini “...” markası altında kesintisiz olarakgünümüze kadar sürdürdüğünü, davalı şirketin “...” ibarelimarkanın 33. sınıfa giren birtakım emtialar için tescili başvurusuna itirazın reddedildiğini, oysa davacının yüz yılı aşkınkesintisiz çalışma ve çabalarının sonucunda “...” markasının tanınmış marka halinegeldiğini, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerolduğunu, taraf markalarında “...” ibaresininesas unsur olarak bulunduğunu, markalarının benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, davalı şirketin müvekkilinin tanınmış markasının ününden haksız birbiçimde faydalanmak amacıyla “...” esas unsurlu markayı tescil ettirmek istemesinin kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-5316 sayılı kararının iptaline ve ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında ortak olarak geçen “...” ibaresinin tasviri/tanımlayıcı bir kelime olması nedeniyle markasalhüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, kimsenin tekeline verilemeyeceğini, emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleşmediğini, nitekim bir tüketicinin “...”nı almak isterken “... bozası”nı almasınınmümkün olmadığını, davacının davasına mesnet aldığı markalarının tanınmışlık vasfını taşımadığını, müvekkilinin hiçbir marka üzerinden kısa yoldan haksız kazanç elde etme ihtiyacı duymadığını, davacınınkullanmadığı markalarına dayalı olarak huzurdaki davayı ikame etmekte kötüniyetli bulunduğunu,davacının ticaret unvanına ve gerçek hak sahipliğine dayalı iddialarının da haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle işaretsel açıdan görsel, sesçil ve anlamsal olarak bir benzerlik bulunmakla beraber taraf markaları arasında emtia benzerliği olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun gerçekleşmediği, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı ancak davacının “...” markasının “...” ürünü açısından tanınmış bir marka olduğu ve bu tanınmışlığın ise davalının "..." emtiası için "..." ibareli marka başvurusuna SMK'nın 6/5 hükmü anlamında engel oluşturacağı, aynı Kanun'un 6/6 ve 6/9 hükmü koşulların da oluşmadığı, YİDK kararının sadece SMK'nın 6/5 hükmü açısından hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2021-M-5316 sayılı YİDK kararının iptaline, ██████████ sayılı marka tescil edildiğinden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğu iddiasına dayanan YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.