Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Özlük Talebiyle Eki Parasal Göreve Beşinci Yolunda

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Karşı Taraf (Davalı)
:... Bakanlığı / ...Vekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih v... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, mahkemelerce irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve başlı başına temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, bu durumun kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, yürütme organının düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir Devlet yetkisini kullanamayacağı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, OHAL Komisyonunca insan hakları ihlallerinin giderilmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, non bis in idem ilkesi gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir.Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisinin 2009 yılında liseden mezun olup Balıkesir Kara Astsubay MYO okulunu kazanması ile başladığı, sanığın askeri okulu kazandıktan sonra Ankara ilinde örgüt içerisinde bulunan M.İ. isimli kişinin yönlendirmesi ile örgütün talebe mesulü olan ... isimli mahrem imamla tanıştığı ve 2009-2011 yılları arasında askeri okulda okuduğu dönemde iki haftada bir şehir dışından Balıkesir iline gelen ... isimli şahsın sohbetlerine devre arkadaşları olan askeri öğrencilerle katıldığı, bahse konu sohbetlerde fetö elebaşına ait sohbet vaaz ve videoların izlendiği, ... isimli şahıs tarafından sanığa ... isimli KOD adı verildiği, okuldan mezun olduktan sonra örgüt ile olan ilişkisini devam ettirerek Ankara'da 6 aylık kurs sürecinde de örgüt abisi ... kod adlı şahısla görüşme gerçekleştirdiği, daha sonra sanık... Kolordu MEBS Alayı Tarmus Taburuna tayin olduğu, tayin olduğu İstanbul ilinde örgütün yönlendirmesi ile örgüt ile ilişkili bulunan evde örgüt bağlantılı asker şahıslarla kaldığı, bu süre zarfında ... KOD adlı kişinin yönlendirmesi ile sanığın örgütün mahrem abisi ... KOD adlı şahsın sorumluluğuna girdiği, İstanbul ilinde bulunduğu süre zarfında aynı rütbede bulunan diğer asker şahıslarla beraber ..., ..., ..., ... (KOD) isimli şahıslar ile görüşerek bu şahıslar tarafından fetö/pdy terör örgütü adına yapılan ders ve sohbetlere devamlı bir şekilde katıldığı, sanık 2015 yılında evlenmesiyle örgüte ait bekar asker evinden ayrılarak bekar astsubayların grubundan ayrılıp evli asker şahısların grubuna dahil olduğu, bu grupta da Z. G. ve L. Ö. isimli asker şahıslarla örgütün mahrem abisi olan ... KOD isimli şahsın sorumluluğuna girdiği, mahrem imam görüşmelerine katılarak sohbet toplantılarına dahil oluğu, mahrem imamlar tarafından aranıp çağrılan toplantılara katıldığı, örgütsel gizliliğe riayet ederek mahrem imamlar ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği, bu şekildeki süregelen ilişkisini darbe girişimine yakın 2016 yılı ocak ayına kadar devam ettirdiği, tüm bahse konu eylemlerin sanığın kendi beyanları ile sabit olmakla dinlenen tanık beyanları ile de doğrulandığı, bu hususlar çerçevesinde sanığın 17-25 Aralık 2013 sonrasında, örgütün Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanmasına, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesine, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılmasına, Milli Güvenlik Kurulu tarafından aynı şekilde değerlendirilmesine, örgütün amaçlarının belirgin şekilde ortaya çıkmasına ve örgütün aldığı önlemleri ile de gayrimeşru amaçlarını açıkça belli etmesine rağmen asker olan sanığın 2016 yılı ocak ayına kadar örgütle olan bağını ve irtibatını sona erdirmediği gibi örgütün mahrem yapısına dahil olarak mahrem imamlar tarafından çağrılan görüşme ve toplantılara katıldığı..." tespitleri dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.