Anahtar kelimeler: Adaylık Muvazzaf Geçecek Ediş Astsubaylık Sınavda Başarılı Farklarının Arşiv Onikinci
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 2016 yılı muvazzaf astsubaylık için açmış olduğu sınavda başarılı olan ve adaylık eğitimine başlayan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ve emsallerinin ilk görev aylığı almaya başladığı █████/2017 tarihi ile davacının göreve iade tarihi arasında geçecek döneme ilişkin görev aylıkları ve maaş farklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ile söz konusu işlemin dayanağı olan █████/2004 tarih ve 25475 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Kaynaktan Muvazzaf Astsubay Temin Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci alt bendinde yer alan ''veya soruşturma altında olmamak'' ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Danıştay Onikinci Dairesince verilen davanın reddine yönelik █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla düzenleyici işleme ilişkin kısmının onanmasına, bireysel işleme ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi üzerine bozma kararına uyularak;
Kanun koyucu düzenleme yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlı olduğu gibi bu düzenlemeyi esas alarak tesis edilecek olan idari işlemler bakımından da idarenin bu ilkeyle bağlı olduğu, anılan ilkenin ise, “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluştuğu, “elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade ettiği,
Bu bağlamda, kanun koyucu tarafından öngörülen bir tedbir ile ilgili işlem tesis eden idarenin; anılan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir denge gözetmesinin zorunlu olduğu, nitekim Anayasa Mahkemesinin bir kararında, "ölçülülük ilkesi" ile ilgili olarak "...Yapılan sınırlamayla sağladığı yarar arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gerekir. Amaçla araç arasındaki makul ölçüyü aşmış görülen yeni sınırlamanın uygun olmadığı ortadadır...." tespitine yer verildiği (AMK, █████/1987, E:███████, K:███████), bir kanun hükmünün ölçülü olup olmadığının denetiminde olduğu gibi, o kanuna dayanılarak tesis edilecek bir idari düzenlemede ve o düzenlemeye dayalı olarak tesis edilecek bir bireysel idari işlemde de yapılan sınırlamayla sağladığı yarar arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gerektiği,
Bu itibarla, kamu görevlilerinin sadakat, tarafsızlık ve devlete bağlılık yükümlülüğü çerçevesinde devleti temsil eden ve millî güvenlik bakımından hassasiyet içeren bazı kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından daha sıkı nitelikler aranması ve birtakım sınırlamaların getirilmesinin doğal olduğu, bu şekilde aranan nitelikler ve öngörülen kısıtlamaların, kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yönelik olduğu, dolayısıyla idarenin millî güvenlik açısından önem arz eden kadrolara atanacak kişilerin tabi olacağı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında, bir tedbir olarak bu kişilerin soruşturma altında bulunmamalarını arayabileceği kabul edilebilir ise de; bireysel işlemler tesis edilirken yukarıda açıklanan çerçeve içerisinde kalınarak işlemde yapılan sınırlama ile sağladığı yarar arasında hakkaniyete uygun bir dengenin kurulması gerektiği,
Bakılan olayda; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak teşkil eden ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının incelenmesinden; davacının 2012 yılında M.Ç ve M.Y. isimli şahıslara ait ceviz fidanlığında hayvan otlattığı ve o alana zarar verdiği isnadı ile yargılandığı, yanında bulunan şahısların hayvanların kazara bu alana kaçtığı yönünde savunma yaptığı, davacının ise suçlamayı hiçbir şekilde kabul etmediği, her ne kadar işlem tarihi itibarıyla "Mala zarar verme suçunun nitelikli hallerinden olan dikili fidana zarar verme" suçundan dolayı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, kararın Yargıtayca bozulduğu ve daha sonra davacının beraat ettiğinin görüldüğü, işlem tarihi itibarıyla anılan olay incelendiğinde, davacının 18 yaşında iken işlediği fiilin niteliği göz önüne alındığında bu durumun davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açabilecek mahiyette olmadığı, bu yönde yapılacak yorumun ölçülülük ilkesinin ihlali anlamına geleceği sonucuna ulaşıldığı,
Bu durumda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 2016 yılı muvazzaf astsubaylık için açmış olduğu sınavda başarılı olan ve adaylık eğitimine başlayan davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğundan, hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu bireysel işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, dava açma tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 2016 yılı bu muvazzaf astsubay temini kapsamında yapılan sınavlarda başarılı olan davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşivi araştırması sonucunda yetkili kurumdan gelen bilgi ve belgenin değerlendirilmesi sonucunda, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına karar verildiği, idarenin gelen bilgiler ışığında takdir hakkını en uygun olan adaydan yana kullanma hak ve yetkisine sahip olduğu, bu çerçevede tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, Daire kararının İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen bir karar olması nedeniyle hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davacının adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, dava açma tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!