Anahtar kelimeler: Distribütörü Hassas Misafir Uyruklu Ziyaret Cihaz Düzey Genelinde Çin İmalatını

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin hassas ağırlık ölçü cihazların imalatını yapan çeşitli yabancı şirketlerin Türkiye'deki distribütörü olması sebebiyle bu şirketlerden cihaz ithalatı yapmakla birlikte bu malları Türkiye genelinde gerek perakende gerekse toptan olarak sattığını, davacı müvekkili şirketin yabancı şirketlerle süre gelen ticari ilişkisi sebebiyle distribütörü olduğu firmaların üst düzey yöneticileri ve teknik elemanlarının ara sıra müvekkili şirketi misafir olarak ziyaret ettiğini, müvekkili şirketin distribütörü olduğu Çin uyruklu firmanın çalışanları olan ..,... ve ...'in 31.10.2023-07.11.2023 tarihleri arası 1 haftalığına ziyaret amacıyla davacı müvekkili şirkete gelecek olmaları nedeniyle müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ait ... Oteline 23.10.2023 tarihinde mail aracılığıyla 31.10.2023-07.11.2023 tarihleri arası misafirlerine yönelik rezervasyon talebi ile fiyat teklifi ve müsaitlik durumu konusunda talepte bulunulduğunu, davacı müvekkili şirketin bu talebine karşı davalı şirket tarafından mail aracılığıyla detay açıklamalı konaklama ve fiyat bilgisinin türkçe olarak davacı müvekkili şirkete bildirildiğini, davalı şirket tarafından davacı müvekkili şirkete bildirilen detay açıklamalı konaklama ve fiyat bilgisinin davacı müvekkili şirket tarafından mail aracılığıyla kabul edildiğini ve rezervasyon işlemlerinin yapılması talebinde bulunularak banka bilgilerinin davalı şirketten istendiğini, davalı şirket tarafından gönderilen banka hesabına davacı müvekkili şirket tarafından 3 kişi için toplam 43.120,00-TL ödeme gerçekleştirildiğini, söz konusu ödemeye istinaden davalı şirket tarafından davacı müvekkili şirketin misafirlerinin rezervasyon işlemlerinin yapılarak tüm mail yazışmaları türkçe olarak yapıldığı halde hileli şekilde kötüniyetli olarak konfirme belgelerinin ingilizce olarak davalı şirket tarafından, davacı müvekkili şirkete mail aracılığıyla gönderildiğini, bir kaç gün sonra rezervasyonu yapılan ...'in vize işlemlerinde problem çıkması sebebiyle davacı müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete 27.10.2023 tarihinde mail aracılığıyla söz konusu kişiye ilişkin rezervasyon iptali ile para iadesi talebinde bulunulduğunu, davacı müvekkili şirketin mailine cevap olarak davalı şirket tarafında mail aracılığıyla ingilizce olarak gönderilen konfirme belgesinde iade seçeneği bulunmadığı belirtilerek davacı müvekkili şirketin talebinin haksız olarak reddedildiğini, bu maile karşılık olarak davacı müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete mail aracılığıyla yazılı türkçe olarak paylaşılan detay açıklamalı konaklama ve fiyat teklifli mailde bu husunun geçmediği ve böyle bir beyanın olmadığı, ödemeyi aldıktan sonra ticari koşulların tek taraflı değiştirildiği bu sebeplerden dolayı yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, bu olayın ardından davacı müvekkili şirket tarafından, davalı şirket aleyhine 03.11.2023 tarihinde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına istinaden ....'in rezervasyon iptaline ilişkin bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, haklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibinin davalı şirketin zaman kazanmaya yönelik haksız ve yasal dayanaktan yoksun kötüniyetli olarak borcun tamamına faiz ve fer’ilerine yaptığı itiraz sebebiyle durduğunu, bunun üzerine davacı müvekkili şirket tarafından arabuluculuğa başvurulmuşsa da ihtilafa ilişkin taraflar anlaşamadığından Arabuluculuk Bürosu’nun ... numarasıyla anlaşmama tutanağı düzenlendiğini iddia ederek; sair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı davalı şirketin yaptığı zaman kazanmaya yönelik haksız ve yasal dayanaktan yoksun kötüniyetli olarak borcun tamamına faiz ve fer’ilerine yaptığı itirazın iptaline, davalı şirketin itirazının kötüniyetli olması sebebi ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile birlikte ücreti vekaletin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, zamanaşımı, husumet, hak düşürücü süre ve sair hususlarda itirazlarının olduğunu, basit yargılama usulüne tabi yargılama gereği bu aşamadan sonra ileri sürülecek delil, talep ve sair hususlara şimdiden itiraz ettiklerini, iddiaları kabul etmemek kaydı ile dava hakkında aksi bir kanaatin oluşması halinde dahi mevcut durumun yargılama ve tespit gerektirir olduğundan icra inkar tazminatı oluşmayacağını, kaldı ki yasal şartları olan likit ve belirlenebilir kriterleri oluşmayan yargılamaya ve incelemeye muhtaç talepler yönünden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin açık olduğunu, davacı firma tarafından yabancı uyruklu misafirleri için müvekkili otelden konaklama hizmeti rezervasyon talebi alındığını, keza konaklayacak misafirler yabancı uyruklı olduğu için davacı taraf talepleri üzerinde İngilizce konfirme mektupları iletilmiş olduğunu, davacı tarafın kendi şirket uzantılı maillerinde bile İngilizce Türkçe çift dil tanıtım kullanan bir firma olduğunu, zira gönderilen konfirme metinlerinin de tek bir mail adresine değil davalı şirkette bulunan 4 ayrı mail adresine gönderildiğini, anılan süreç içerisinde hiç bir zaman Türkçe metin talebinin de ileri sürülmediğini, davacı iddialarının aksine google aracılığıyla dahi tüm yabancı dil metinlerinin çok kolay şekilde istenilen dile çevirilebilmekte iken uluslar arası bir firmanın "biz ingilizce bilmiyoruz" demesinin ticari hayatın olağan akışına da uymadığını, ayrıca dilekçe ekinde ibraz edilen imzalı metinlerden de tespit edilebileceği üzere iade - no show bedellerini içerir belgelerde de mevcut durumun ayrıca yazıldığını, ayrıca müvekkili şirket tarafından davacıya karşı iyi niyetli davranışlarda da bulunulduğunu, normalde isme konfirme edilen kayıtlar değiştirilmez iken, 23 Ekim'de yapılan isim bazlı rezervasyon kayıtlarının 24 Ekim'de davacının istemi ile başka kişiler adına değiştirildiğini, müvekkili şirketin anılan süreçte herhangi bir art niyeti bulunmadığını, tam tersine süreç içerisinde tüm iyi niyetiyle davacı firmaya yardımcı olarak süreci yürüttüğünü, iddiaların aksine rezervasyon ve konfirme sürecinde davacı şirketin basiretli tacir sıfatı ile mevcut koşulları kabul ederek misafirleri adına iş bu otelcilik hizmetini kabul ettiğini ve gerekli kabulleri gerçekleştirdiğini, TTK gereği basiretli tacirin eylemlerinin anlam ve sonuçlarını bilebilecek nitelikte kişiler olup, taahhütleri ile bağlı olduğunu, anılan dönem içerisinde, müvekkili otelde ... ve benzeri alanlara yakın olduğundan fuar-turizm ve konaklama yoğunluğu ve otel doluluğu mevcut olduğunu, haliyle sözleşme şartlarına aykırı bir iptal yada konaklama hizmetinden vazgeçilmesi halinde No-Show olarak adlandırılan ve konusu Otel odasının kişiye özel olarak ayırtılmış olmasından dolayı ayrılan odaların artık hizmete sunulamamasından doğan zararların giderilmesine ilişkin olduğunu, zira rezervasyon işlemlerinin haftalar-aylar öncesinden yapıldığı için bu oda/ların tekrar satışa sunulması yada müşteri bulabilmesi imkanının çok zor olduğunu, haliyle otel misafirlerinin hizmetten yararlanmamasının ancak kendi irade ve kararlarını bağlayacağından bundan doğan giderlere de karşı tarafın yüklenmesinin ticari hayatın olağan koşulları içerisinde olacağını, kaldı ki No-Show bedelinin sadece otelcilik sektöründe bulunmadığını, taşıma, havacılık, tatil, otel ve benzeri birçok sektörde uygulanan bu bedelin işletme halinin sadece müvekkiline has bir durum olmadığını, tüm otelcilik sektöründe mevcut durumun geçerli olduğunu, davacı firma ve müşterilerinin keyfi, gerekçesiz sebeplerle hizmet almayı sonlandırdığını ve hizmet almamayı tercih ettiğini, no-show bedeli uygulamasının usul ve esasa uygun olup ikame edilen davanın haksız olduğunu, müvekkili şirket tarafından vaadedilen hizmet ve sözleşme şartları yönünden herhangi bir kusur bulunmadığını savunarak; haksız davanın usul ve esastan reddini, aksi kanaat halinde haksız icra inkar tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; otel rezervasyonunun iptali nedeniyle ödenen bedelin iadesi talebine dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.Uyuşmazlığın, davacı tarafça davalıya ait otelde ... adına yapılan 5 günlük otel rezervasyonunun iptali nedeniyle ödenen bedelin iadesi talebine dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş; incelenmesinde; alacaklısının ... Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Anonim Şirketi olduğu, ... 5 günlük rezervasyon iptal bedeli borç sebebi gösterilerek 9.800,00-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesi ile icra takibine, ödeme emri, faiz, faiz oranı ve borca ayrıca yetkiye itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Davalı şirketten; █████/2023-█████/2023 tarihleri arasında .... Otelinde konaklaması gerçekleşen ve rezervasyonu iptali edilen müşteri ve oda/lar resmi kayıt listeleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Davalı vekili tarafından bildirilen tanıklar Mahkememizce bizzat olmak üzere dinlenilmişlerdir.Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, ''Ben 2019 yılından beri davalı şirkette muhasebe müdürü olarak çalışıyorum. Biz ... fuar merkezine yakın bir noktada ki oteliz, genelde fuar otelciliği yapıyoruz. Otelimiz ... Otel'dir. Biz fuar otelciliği yaptığımız için garantili rezervasyon yaparız. Firmalardan bize yazılı olarak rezervasyon detayları gelir gelen detaylardaki misafir isimlerine ve giriş çıkış tarihlerine istinaden fiyatlandırma yaparız, karşı tarafça bedel yatırıldığında rezervasyonu oluştururuz ve kendilerine de satış sözleşmesi niteliğinde bir confirme mektubu göndeririz yani onay mektubu göndeririz bu bizde hizmet satım sözleşmesi olarak geçer. Davacı şirket bizim öncesinde de çalıştığımız bir şirkettir. Çalışma usulümüzü bilen bir şirkettir. Davacı şirket bize 23 Ekim de gerçekleştirilecek ambalaj fuarı için rezervasyon detaylarını gönderdiler, bizde bu detaylara uygun olarak fiyatlandırma yapıp kendilerine bunu bildirdik. Davacı şirket ödemeyi yaptı ve bizden onay mektubunu istediler bizde bu onay mektubunu kendilerine ilettik. Bu rezervasyon 4 kişilik bir rezervasyondu, sonrasında davacı şirket bizden 1 isime yönelik isim değişikliği talebinde bulundu, biz daha önce kendileri ile çalışmamıza binaen bu değişiklik talebini iyi niyet çerçevesinde kabul ettik. Amacımız firmayı herhangi bir zarara uğratmadan değişikliği gerçekleştirmekti. Ayrıca isim değişikliğine ilişkin yeni satış sözleşmesini yani confirmeyi kendilerine gönderdik. Rezervasyon 31 Ekim giriş - 5 ya da 7 Kasım arası çıkış şeklinde yapılmıştı. 27 Ekim akşamı davacı şirket temsilcisi olarak bildiğim ... hanım bizi arayarak 1 misafirlerinin gelmeyeceğini söyleyerek onun rezervasyonunun iptal edileceğini söyledi. Diğer misafirleri otelimizde konaklama yaptı ve sözleşmeleri bu misafirler otele giriş yaptıklarında imzaladılar. Biz telefonda kendilerine şirket politikamız gereği ve ayrıca sözleşmede de yazıldığı üzere ücret iadesi yapamayacağımızı zaten iyi niyetli olarak isim değişikliğini gerçekleştirdiğimizi söyledik, akabinde davacı şirket tarafından bize bir mail gönderildi, bu mail ile de rezervasyonun iptalini ve ödenen ücretin iadesini bizden talep ettiler biz de sözleşme maddesini belirterek iade ve iptalin söz konusu olmayacağını no show uygulanacağını ve fatura keseceğimizi mail olarak ilettik. Ayrıca mail ekine de gelmeyeceği söylenen müşteriye ilişkin satış sözleşmesini ekledik, 4 kişilik rezervasyonda 3 kişi yabancı bir kişi ise Türk vatandaşı idi. Mailimizden sonra davacı şirket yetkilisi bizi arayarak sözleşmenin kendilerine İngilizce olarak gönderildiğini söyledi. Biz de kendilerine bizimle daha önce görüşme yapan .... hanımın misafirleri yurt dışından geleceği için ve Türkçe bilmedikleri için sözleşmeleri İngilizce olarak göndermemizi istediğini söyledik, hatta Türk misafirin sözleşmesini de İngilizce olarak göndermemizi istediğini belirttik. Daha sonrasında tamam diyerek telefon görüşmesi sonlandı, sonrasında mail yolu ile bize uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyacaklarını bildirdiler. Sözleşme öncesi davacı şirket ile yaptığımız mail yazışmalarını biz Türkçe yaptık daha doğrusu bizim ile yazışma hangi dilde yapılırsa biz o dilde kendilerine cevap veririz davacı şirket yetkilisi bize Türkçe yazdığı için biz de kendilerine Türkçe dönüş sağladık. Confirme belgesinden önce yaptığımız yazışmalarda garantili olarak satış yaptığımıza ilişkin bir ibare geçmedi ancak biz davacı şirket ile daha önce de çalıştık bizim çalışma usulümüzü biliyorlar zira biz ödeme aldıktan sonra sözleşmeyi gönderiyoruz ve rezervasyonu yapıyoruz. Ayrıca davacı şirketin bizden isim değişikliği talebine ilişkin mailine cevabımızda da aslında sözleşme gereği iade ve iptalin olmadığını ancak iyi niyet çerçevesinde isim değişikliği yaptığımızı belirttik. Diğer 3 misafire ilişkin taraflar arasında herhangi bir sıkıntı olmadı. Fuar tarihlerinde çok yoğun bir katılım olduğu için ve fuara kalan süreye de dayalı olarak otel fiyatları değişeceği için garantili satış yaparız. Biz gelmeyen müşterinin odasını başka bir kişiye satmadık zira Emniyet Müdürlüğüne otelde konaklayanların bir listesini göndeririz Emniyet Müdürlüğüne gönderdiğimiz listede oda kimin adına ayırtılmış ise onun ismini belirtiriz gelmeyen müşteride no show olarak ayrıca belirttik. Fuar rezervasyonları genelde fuardan daha önce yapılır zira 2 - 3 gün kala zaten herkes planlamasını yapmıştır bizim gelemeyen kişinin yerine bu odayı satışımız fuara kalan süre dikkate alınarak zaten mümkün değildir. Biz listeyi Emniyet Müdürlüğüne gönderdiğimiz için bu listede isim değişikliği yapamayız şirketimiz uluslararası bir firmadır ve itibarımız bizim için çok önemlidir. No show bugün dünya üzerinde tüm otellerde uygulanan bir sistemdir. No show bu kişi otele gelmedi ancak bu garantili bir rezervasyondur demektir''demiştir.Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, ''Ben davalı şirketin .... otelinde rezervasyon sorumlusu olarak çalışıyordum 1 yıl kadar önce işten ayrıldım. Biz fuar dönemlerinde çok yoğun çalışırız, bu yüzden de fuar dönemlerindeki rezervasyonların iptalinde para iadesinin olmayacağına ilişkin garantili sözleşme yaparız, otel prosedürlerine göre no show hizmetlerinde para iadesi kesinlikle kabul edilmez, davacı şirketin otelimize yabancı misafirleri için rezervasyon yaptırdığını hatırlıyorum, biz yabancı misafir olduğu için İngilizce confirme belgesi gönderdik, zaten gönderdiğimiz bu belgede no show uygulanacağı belirtilmiştir. Çalıştığımız firmalar bizim uygulamamamızı bilirler ben 1 yıl boyunca bu şirkette çalıştım bu süre boyunca hiçbir şirket bizden iade talebinde bulunmadı bulunan var ise de uygulamamızda iade olmadığını kendilerine ifade etmişizdir onlarda talepte bulunmamıştır. Otelde rezervasyon kuralları net bir şekilde bellidir kurallar ne ise ona göre çalışıyorduk. İngilizce confirme belgesi gönderdiğimizde bazen firmalar bizden Türkçe'sini de istiyorlar talep edildiği takdirde Türkçe'de gönderiyoruz ama hatırladığım kadarıyla davacının misafirleri yabancı olduğu için İngilizce gönderdik, bizden Türkçe'sini talep ettilerse biz muhakkak Türkçe'sini de göndeririz. Biz misafir adına oda ayrıldığında misafir otele gelmese bile onun adına odayı tutuyoruz ve başkası adına kesinlikle satış yapmıyoruz otel uygulaması bu şekildeydi bildiğim kadarıyla da bütün oteller de bu şekildedir'' demiştir.Mahkememiz dosyası; davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, dosya kapsamındaki belgeler, ve tüm dosya kapsamına göre; TARAF ŞİRKETLERİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile davacı tarafça davalıya ait otelde ... adına yapılan 5 günlük otel rezervasyonunun iptali nedeniyle ödenen bedelin iadesi talebine dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarında hükme ve denetime elverişli gerekçeli rapor düzenlenmek üzere; mali müşavir ..., sektör bilirkişisi ... ve nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi Doç. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;Bilirkişi heyeti tarafından Mahkememiz dosyasına ibraz edilen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Davacı ve davalı şirkete ait ticari defter, fatura ve belgeleri, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda, davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2023 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2023 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının incelenen ticari defterlerinde davalı ile olan hesap hareketlerini 320.01.058 - Satıcılar hesabında takip etmekte olduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 43.120,00-TL alacağının bulunduğu, davalı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3 VUK. M182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2023 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2023 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının incelenen ticari defterlerinde; davalının davacıyı takip ettiği bir cari hesap ekstresi bulunmadığı, ilgili husus kapsamında davalı şirket muhasebe birimi tarafından ''Otelcilik sektöründe yaşanan yüksek misafir sirkülasyonu nedeniyle, her konaklayan misafir için ayrı bir cari kart oluşturmak ve bireysel cari hesap açmak pratikte mümkün olmamaktadır. Bu sebeple muhasebe sistemimizde cariler; 'peşin ödeme ile konaklayanlar' ve 'vadeli çalışan firmalar' olmak üzere iki ana grupta sınıflandırılmaktadır. Giriş esnasında ödemesi alınan ve çıkış günü fatura düzenlenecek konaklamalar için muhasebe programımızda ayrıca bir cari hesap açılmamaktadır. Bu tür işlemlerde ödeme, konaklama öncesinde veya sırasında tahsil edildiğinden, bakiye sıfırlandığı için sistem, çıkış günü otomatik olarak fatura düzenlemektedir. Bu işlem, aktarım dosyası aracılığıyla toplu olarak muhasebe programına aktarılmakta ve torba hesap üzerinden muhasebeleştirilmektedir. İlgili firma da peşin ödeme ile konaklayan şirket statüsünde yer aldığından yukarıda açıklanan uygulama kapsamında muhasebe sistemimizde adına açılmış ayrı bir cari hesap bulunmamaktadır.'' şeklinde beyanda bulunulduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 43.120,00-TL alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerinde davalının davacıyı takip ettiği bir cari hesap ekstresi bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete 2 adet toplamda 47.040,00-TL bedelli konaklama faturası düzenlendiği ve mezkur faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ve kabulünde olduğu, davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara karşılık davacı şirket tarafından 47.040,00-TL ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından her ne kadar cari hesap ekstresi tutulmasa da ticari defter ve kayıtlarında davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin kayıtlı ve kabulünde olduğu, davacı şirket her ne kadar takip tarihi itibariyle alacaklı gözükse de davalı şirket tarafından █████/2023 tarihinde davalı şirket tarafından davacı şirkete bakiye karşılığı fatura düzenlendiği, davacı şirket tarafından takipte konaklayanlardan sadece ... adlı misafirine ait ödediği 9.800,00-TL (1.960,00-TL x 5 gece) konaklama bedelini talep ettiği, borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: davacı tarafından davalının otelinde rezervasyon yapıldığı; rezervasyonu yapılan kişilerden biri olan ...'in vize işlemlerinde problem yaşanması sebebiyle davacının 27.10.2023 tarihinde davalı şirkete e-posta göndererek söz konusu kişinin rezervasyonunun iptalini ve ücret iadesini talep ettiği; ancak davalı şirketin ise İngilizce olarak gönderdiği konfirme belgesinde iade seçeneği bulunmadığını belirterek talebi reddettiği; davacının e-posta yoluyla ve Türkçe olarak davalı şirkete gönderdiği sözleşme kurma “önerisi” karşısında davalı şirketin de “kabul” beyanını yine e-posta aracılığıyla gönderdiği; böylece TBK m. 1 hükmü gereğince tarafların “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması ile sözleşme” kurdukları; rezervasyonların iptal edilip edilmeyeceğine yönelik bir hususun ise (TBK m. 2 hükmü gereğince ikinci dereceden nokta olarak) yazışmalara konu edilmediği; ancak dosya kapsamına sunulan “konfirmasyon belgeleri” incelendiğinde Türkçe olarak (sayfanın sol kısmında) “...rezervasyonlarda ...iptal iade yapılamamaktadır...” şeklindeki ibarenin bulunduğu; Hal böyle olmakla “davacı tarafından davalıya ait otelde ... adına yapılan 5 günlük rezervasyonunun iptali nedeniyle ödenen bedelin iadesi talebine dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı” hususunda, eğer Sayın Mahkemece taraflar arasında e-posta yazışmalarında tartışılmamış olsa bile davalı şirketin oteli tarafından gönderilen (rezeryasyon onayına ilişkin) “konfirmasyon belgesi”nde Türkçe olarak “ rezervasyonlarda ...iptal iade yapılamamaktadır...” şeklindeki ibare bulunduğu için davacının iptal hakkının bulunmadığı kabul edilir ise bu durumda TBK m. 77/son hükmü gereğince sona eren sebebe dayalı olarak verilenlerin (ödenen bedelin) iadesinin talep edilemeyeceği; aksinin kabulü halinde ise davacının TBK m. 77/son hükmü gereğince sona eren sebebe dayalı olarak verilenlerin (ödenen bedelin) iadesini sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edebileceği" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.Taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK'nin 18/2. maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir.Yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında otel konaklama hizmetlerinden kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafça Çin uyruklu misafirleri için davalı şirkete ait otelde rezervasyon yaptırıldığı ve konaklama bedelinin ödendiği, ancak ... adına yapılan 5 günlük otel rezervasyonunun vize sorunları nedeniyle davacı şirket tarafından iptal edildiği ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, davalı tarafça konfirme belgesinde iade seçeneği bulunmadığından ve garantili rezervasyon iptallerinde tüm konaklama ücretinin no-show bedeli olarak uygulanıp para iadesi yapılamayacağı beyan edilerek iade talebinin reddedildiği, davacı tarafça davalıya ait otelde ... adına yapılan 5 günlük otel rezervasyonunun iptali nedeniyle ödenen bedelin iadesi talepli iş bu davanın açıldığı, taraflar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle uzman bir sektör bilirkişisinin de dahil edildiği bilirkişi heyetinin raporlarında davalı şirket tarafından davacı şirkete 2 adet toplamda 47.040,00-TL bedelli konaklama faturası düzenlendiği ve mezkur faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ve kabulünde olduğu, davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara karşılık davacı şirket tarafından 47.040,00-TL ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından her ne kadar cari hesap ekstresi tutulmasa da ticari defter ve kayıtlarında davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin kayıtlı ve kabulünde olduğu, TBK m. 1 hükmü gereğince tarafların “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması ile sözleşme” kurdukları; rezervasyonların iptal edilip edilmeyeceğine yönelik bir hususun ise yazışmalara konu edilmediği; ancak dosya kapsamına sunulan “konfirmasyon belgeleri” incelendiğinde Türkçe olarak (sayfanın sol kısmında) “...rezervasyonlarda ...iptal iade yapılamamaktadır...” şeklindeki ibarenin bulunduğu, davacının iptal hakkının bulunmadığı kabul edilir ise bu durumda TBK m. 77/son hükmü gereğince sona eren sebebe dayalı olarak verilenlerin (ödenen bedelin) iadesinin talep edilemeyeceği; aksinin kabulü halinde ise davacının TBK m. 77/son hükmü gereğince sona eren sebebe dayalı olarak verilenlerin (ödenen bedelin) iadesini sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edebileceği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; taraflar arasındaki ilişki, konfirme belgeleri, otel ve taraflar arasındaki mail kayıtları ile tanık beyanları dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime uygun, ayrıntılı, uygulanabilir ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu değerlendirilerek ve bilirkişi raporundaki ve yukarıda belirtilen tespitler Mahkememizce de aynen benimsenerek; davalı şirket tarafından sunulan otel konaklama hizmetinin garantili oda rezervasyonu olduğu, dosyaya sunulan belgelerden davacı şirket misafiri ... adına ayrılan odanın başka bir müşteriye satılmadığı ve no show uygulandığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen konfirme belgesinde iptal durumunda iade seçeneğinin bulunmadığı hususunda ibareye yer verildiği anlaşılmakla; her ne kadar davacı tarafça konfirme belgenin İngilizce dilinde düzenlenerek taraflarına gönderildiği iddia edilmiş ise de davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği gibi davacı şirketin çeşitli yabancı şirketlerin Türkiye distribütörü olduğu, bu nedenle uluslararası alanda faaliyette bulunan bir şirketin basiretli bir tacir olarak belgenin tercümesini yaptırması ya da Türkçe olarak düzenlenmiş bir örneğini davalı şirketten talep etmesi gerektiği, dosya kapsamında belgenin Türkçe tercümesinin istenildiği yönünde bir bilginin bulunmadığı değerlendirilerek davacı şirketin bu yöndeki savunmasına itibar edilmeksizin davacı şirketin ödediği bedelin iadesini talep edemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Davanın REDDİNE,Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 304,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.800,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸¸Hakim ...¸¸