Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Kurulduğunu Haklar Layihalar Marka İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptaliTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkilinin 1973 yılında kurulduğunu, halihazırda Türkiye’nin her yerinde faaliyet gösteren “...” ve “... ...” ibareli markaların sahibi olduğunu, “...” markasının T/02532 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin ██████████ sayılı "... ... ..." ibareli marka tescil başvurusunun, davalı ... Sanayi A.Ş'nin █████████ numaralı “... ...” ibareli, █████████ numaralı “...” ibareli, ██████████ numaralı “...” ibareli markaları ile diğer davalı ... ...'nin ███████████ numaralı "..." ibareli, ██████████ numaralı "... ... ..." ibareli, ██████████ numaralı "... ..." ibareli, ██████████ numaralı "... ..." ibareli, 2020/ 122420 ve ██████████ numaralı "..." 2020/ 24680 ve 2022/ 51090 numaralı "... ..." ibareli, ██████████ numaralı "..." ibareli, ██████████ numaralı "... ..." ibareli, ██████████ numaralı "..." ibareli markalarına dayalı itirazları sonucunda, YİDK'nin 2022-M-11037 no'lu kararıyla kısmen reddedildiğini, oysa "... ... ...” markası ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek ölçüde benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin "... ... ..." markasından önce de tescilli olan ██████████ numaralı "...", ██████████ numaralı "...", ██████████ numaralı "... ... ...", ██████████ numaralı "... ...", ██████████ numaralı "... ...", ██████████ numaralı "..." vb. ... ibareli markalarının bulunduğunu, müvekkilin esas markası olan "..." yanında bahse konu "..." ibaresini kullanma sebebinin, 2016 yılından bu yana piyasaya sürdüğü, sadece Türkiye’de değil dünya genelinde de ilk defa ürünlerde ... tozunu kullanmasıyla ilgili olduğunu, dolayısıyla "...’nin" burada bir tanımlayıcı/yan unsur niteliğinde bulunduğunu, bu doğrultuda pek çok “...” ve “...” ibareli markanın müvekkili adına tescil edildiğini, huzurdaki davaya konu markada “...” unsurunun ön plana çıkartıldığı bir başvuruda bulunmak istediklerini, “... ...” ibaresinin, kullanılan ... tozunun daha fazla olduğunu ifade ettiğini, markada yer alan esaslı unsurun “...” ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu ileri sürerek, 2022-M-11037 no'lu YİDK kararının "21. sınıf: İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan). Değerli etalden olanlar da dahil olmak üzere bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gerekçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri." bakımından kısmen iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı şirket vekili; müvekkilinin 1970 yılından bu yana sektörde faaliyet gösterdiğini, “...” ve “...” ibarelerinin ilk defa müvekkili tarafından ihdas edildiğini, müvekkilinin ilk defa 1991 yılında kullanmaya başladığı “...” ibaresini, davacının 25 yıl sonra aynı sektörde kullanmak için başvuruda bulunduğunu, mevcut davalar sürerken davacının yeni başvurular yapmasının kötüniyetli olduğunu, müvekkiline ait markaların asli unsurunun “...” ve “...” olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı ... ... vekili; müvekkilinin soyadından hareketle marka tescili aldığını, köklü markaları ile kendi ürünlerini ürettiğini, davacının ısrarla “...” ibaresini kullanmaya çalıştığını, kötü niyetli bulunduğunu, davaya konu markada “...” ibaresinin baskın unsur olduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu seri markalar yarattığını, markalar arasında benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, reddedilen emtiaların tamamı bakımından taraf markaları arasında SMK m.6/1 hükmü bağlamında, ortalama tüketici tarafından ilişkilendirilme ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun 11.01.2021 tarihli olduğu, davacının yalnızca ██████████ ve ██████████ sayılı markalarının 5 yıllık başvuru sürelerini doldurduğu, sair markaların ise 5 yıllık süreyi doldurmaması sebebiyle müktesep hak sağlayamayacağı, ██████████ sayılı markanın tescil sınıfının 27. sınıf olduğu ve çekişme konusu emtiaları içermediği, ██████████ sayılı markanın ise “...” ibaresinden oluşmakta olup davaya konu markada bu esaslı unsurun korunmadığı, dolayısıyla bu markaların davacı yararına müktesep hak sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, sektörde yaygın kullanılan ibareleri tescil ettiren firmaların başkalarının ayırt edici ek unsurlarla bu kelimeyi kullanmasına katlanmak zorunda bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibaresine yer vererek kaynak gösterdiğini, bu sebeple davalılara ait markalar ile müvekkilinin markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, müvekkilinin “... ... ...” ibareli markasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve reddedilen 21. sınıf malların tamamı bakımından tarafların markaları arasında SMK m.6/1 hükmü bağlamında, ortalama tüketiciler tarafından ilişkilendirilme ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira anılan mallar bakımından taraf markaları arasında emtea benzerliği şartının sağlandığı gibi davacının başvurusunda yer alan "..." ibaresinin harcı alem olup, "..." ibaresinin ise davacının lider markası bulunduğu, dolayısıyla davacının başvurusunun asıl unsurunun "..." ibaresi tarafından temsil olunduğu, davalının redde mesnet markalarının da "..." asıl unsurlu bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun 11.01.2021 tarihli olduğu, davacının yalnızca ██████████ ve ██████████ sayılı markalarının 5 yıllık başvuru sürelerini doldurduğu, sair markaların ise 5 yıllık süreyi doldurmaması sebebiyle müktesep hak sağlayamayacağı, ██████████ sayılı markanın tescil sınıfının 27. sınıf olduğu ve çekişme konusu emtiaları içermediği, ██████████ sayılı markanın ise “...” ibaresinden oluştuğu ve davaya konu markada bu esaslı unsurun korunmadığı, dolayısıyla bu markaların davacı yararına müktesep hak sağlamayacağı, Yargıtay 11. HD'nin 08.01.2024 tarih ve █████████ E.- ███████ K. (davacı vekilinin dayandığı Dairemize ait ████████ E.- ████████ K. sayılı karar da bu Yargıtay ilamı ile bozulmuştur) ve Yargıtay 11. HD'nin 17.09.2025 tarih ve ████████ E.- █████████ K. sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.