Anahtar kelimeler: Sirkülasyonunu Yoğurt Peynir Whatsapp Etiketlenen Süt Satımdan Sipariş Toptan Üretilerek

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... Toptan Satış işletmesi adı altında ... üretilerek bu isim ile etiketlenen peynir, süt, yoğurt vb. ürünlerinin İzmir ili içerisinde tek başına toptan satışını yaptığını, davalı şirket ile ürün satışı konusunda anlaşıldığını, yapılan anlaşmaya istinaden sipariş alınması ve ürünlerin teslimi için öncelikle davalı şirket müdürü.. ile whatsapp uygulaması üzerinden iletişim sağlandığını, sipariş sirkülasyonunu düzenlemek için whatsapp uygulaması üzerinden... sipariş süt isimli grup üzerinden iletişim sağlandığını, alınan siparişler doğrultusunda ürünlerin satış ve tesliminin yapıldığını, bu satış işlemlerine ilişkin olarak 09.12.2023 düzenleme tarihli ...numaralı 16.000,00-TL, 11.12.2023 düzenleme tarihli ... numaralı 20.000,00-TL, 16.12.2023 düzenleme tarihli ... numaralı 50.000,00-TL, 23.12.2023 düzenleme tarihli ... numaralı 68.000,00-TL, 30.12.2023 düzenleme tarihli ... numaralı 77.000,00-TL, 06.01.2024 düzenleme tarihli... numaralı 30.000,00-TL, 13.01.2024 düzenleme tarihli... numaralı 50.280,00-TL, 20.01.2024 düzenleme tarihli... numaralı 47.000,00-TL, 24.01.2024 düzenleme tarihli ... numaralı 28.750,00-TL tutarında faturalar düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının bu faturalara istinaden; 11.12.2023 tarihinde 16.000,00-TL, 18.12.2023 tarihinde 20.000,00-TL, 21.12.2023 tarihinde 15.000,00-TL, 22.12.2023 tarihinde 25.000,00-TL, 29.12.2023 tarihinde 21.000,00-TL, 30.12.2023 tarihinde 25.000,00-TL, 11.01.2024 tarihinde 20.000,00-TL ödeme yaptığını, davalı tarafça kısmi ödeme yapılmış ise de, alacağın tamamı ödenmediğinden bakiye alacağın tahsili için Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ancak itirazın haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, Menderes İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve borcun ferilerine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına,
davalı borçlunun %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, arabuluculuk vekalet ücretinin, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen, davalı ...t Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
:
1-Menderes Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Menderes İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyası,
3-Davacı ...'ın vergi sicil kayıtları, esnaf sicil kayıtları ile ticaret sicil kayıtları,
4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
5-Davacı ...'a ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
7-Davacıya ait ticari defter ve belgeler,
8-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin █████/2024 havale tarihli raporu,
9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin █████/2025 havale tarihli ek raporu,
10-Sair deliller.
DAVA KONUSU
:
Açılan dava, taraflar arasındaki süt ürünleri alım satım ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen fatura bedellerine binaen yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye fatura bedelinden kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., ███████ K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Menderes İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçlunun ...t Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve işlemiş faizleri ile birlikte toplam 254.772,09-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
█████/2024 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
█████/2024 tarihli duruşmanın 6 numaralı ara kararında ise davalı ...t Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, davalı ...t Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı gibi, ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmemiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve dava dilekçesinde bildirilen faturalar, ödeme tutarları, Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait BA/BS formları, davacıya ait esnaf sicil kayıtları, davacıya ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki süt ürünleri alım satım ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalarda yer alan ürünlerin davalı şirkete teslimine ilişkin taraflara ait ticari defter ve belgelerde herhangi bir yazılı delil bulunup bulunmadığı, faturaların taraflara ait BA/BS formlarına işlenip işlenmediği, faturalara binaen davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme var ise ödeme bedellerinin mahsubu neticesinde faturalardan kaynaklı olarak davacının davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi █████/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı firma Kanuni Defter kayıtlarına göre, 09.12.2023-31.12.2023 dönemi
satışları nedeniyle davalı firmadan herhangi bir alacak bakiyesi bulunmadığı, 01.01.2024 tarihinden 06.02.2024 takip tarihine kadar olan dönemde gerçekleşen işlemlerden, icra
takibine konu edilen faturalar nedeniyle davacının bakiye 111.030,00-TL alacağı bulunduğu,
davacı ...'ın davalı firmadan, Menderes İcra Dairesini... Esas icra takibinde, 06.02.2024 takip tarihi itibariyle 35.280,00-TL fatura (13.01.2024 tarihli fatura bedeli bakiyesi
50.280,00-TL-15.000,00-TL)+47.000,00-TL fatura (20.01.2024 tarihli fatura bedeli)+28.750,00-TL fatura (24.01.2024 tarihli fatura bedeli) olmak üzere toplam
111.030,00-TL alacaklı olduğuna ve 06.02.2024 takip tarihinden itibaren asıl alacak
tutarına % 44,25 TCMB avans faiz oranı talep edilebileceğine karar verilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu mütalaa etmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları ve görülen lüzum üzerine dosyanın █████/2024 havale tarihli raporu tanzim eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile faturaların taraflara ait BA/BS formlarına işlenmesi sürecinin hangi usulde ilerlediği, alacaklı tarafça düzenlenen faturanın borçluya ait BA formuna nasıl işlendiği, faturaların davalı şirkete ait BA formlarında yer almasının malların teslimine veya ticari ilişki ile alacağın varlığına kesin olarak delalet teşkil edip etmeyeceği,taraflar arasındaki süt ürünleri alım satım ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalarda yer alan ürünlerin davalı şirkete teslimine ilişkin taraflara ait ticari defter ve belgelerde herhangi bir yazılı delil bulunup bulunmadığı hususları ile taraf vekillerinin itirazları ayrı ayrı ve gerekçeli olarak değerlendirilmek suretiyle düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi █████/2025 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; davacı vekilinin █████/2024 tarihli itirazında kök rapora ilişkin somut itiraza rastlanmadığı, kök rapordaki tespitlerin davacı firmanın kendi kanuni defter kayıtlarına dayandığı, davacı firmanın kendi kayıtlarında █████/2023-█████/2023 dönemi satış bedellerinin 108 Hazır değerler aracılığı ile tahsil edildiği bilgisi bulunmadığı, icra takibine konu edilen 23.12.2023 tarih ve ... sayılı
68.000,00-TL bedelli faturanın davacı firma kayıtlarında yer almadığı, 23.12.2023 tarihli
faturanın 11.11.2024 tarihli Kök Raporun düzenlenmesinden sonra olmak üzere
25.11.2024 tarihli KDV düzeltme beyannamesi ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edilmiş
olduğu anlaşılmış olup, 06.02.2024 takip 20.03.2024 dava tarihleri itibariyle davacı firmanın kanuni defter kayıtlarında yer almayan 23.12.2023 tarih ve ... sayılı 68.000,00-TL bedelli faturanın davaya konu alacağa dahil edilip edilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, kök raporda da izah edildiği üzere, davalı firmaya ait 2023 ve 2024 Yılı Ba Formunda yer alan davacı firmadan mal alım bilgilerinin davacı firma tarafından düzenlenen faturalar ile uyumlu olduğu anlaşılmakta olup, bu veriden hareketle davacı firmanın kanuni defter kayıtlarında yer almayan 23.12.2023 tarih ve ... sayılı 68.000,00-TL
bedelli faturanın davaya konu alacağa dahil edilip edilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu,
kök raporda da izah edildiği üzere, “Davacı firmanın 09.12.2023-30.12.2023 tarih aralığında beş adette, 228.712,86-TL+2.287,14-TL KDV toplam 231.000,00-TL'lik faturadan, icra takibine konu edilen 23.12.2023 tarih ve ... sayılı 68.000,00-TL bedelli faturanın davacı firma kayıtlarında yer almadığı, davacı firmanın davalı firma için düzenlemiş olduğu aşağıda dökümü yer alan dört adette
toplam 163.000,00-TL bedelli faturaların, ise aşığıda yer aldığı üzere 108.001.001 diğer
hazır değerler” hesabına borç yazılarak muhasebeleştirilmiş olduğu anlaşılmış olup, 108.001.001 diğer hazır değerler hesabı kredi kartı ile satış bedelinin tahsil edilmesi durumunda kullanılan borçlu karakterli hesap olduğundan, davacı firma kanuni defter
kayıtlarına göre, 09.12.2023–31.12.2023 dönemi satışları nedeniyle davalı firmadan herhangi
bir alacak bakiyesi bulunmadığı, nitekim davacı firmanın 31.12.2023 tarih ve...ayılı yıl
sonu kapanış yevmiye maddesinde davalı firmaya ilişkin herhangi bir borç/alacak bakiyesine yer
verilmediği” anlaşılmış olup, davaya konu alacak yönünden davacı firmanın kanuni defter
kayıtlarına itibar edilip edilmeyeceği hususunun takdirinin mahkemeye ait olduğu, mahkemece 23.12.2023 tarih ve... sayılı 68.000,00-TL bedelli
faturanın davaya konu alacak tutarına eklenmesi görüşünün benimsenmesi halinde, icra
takibine konu edilen faturalar nedeniyle, davacı ... firmasının davalı firmadan 06.02.2024 takip tarihi itibariyle (156.030,00-TL+68.000,00-TL-45.000,00-TL) 179.030,00-TL alacaklı olacağı
takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli itiraz dilekçesinde, kök rapora ilişkin somut bir itiraza rastlanmadığı, KDV hariç 5.000,00-TL'nin üzerinde olan mal ve hizmet alım ve satımlarına
ilişkin satıcı tarafından BS, alıcı tarafından BA formu düzenlenerek Gelir İdaresi Başkanlığına
beyan edilmekte, e-fatura olarak düzenlenen faturalarda ise taraflarca ayrıca beyan edilmesine
gerek kalmaksızın GİB sistemi üzerinden otomatik olarak fatura verisi BA, BS formuna kaydedilmekte olduğu, buna göre satıcı tarafından düzenlenen e-faturanın BA, BS formuna kaydedilmiş olması halinde
GİB sistemi üzerinden alıcı tarafa ulaşmış olacağı, teslim alan tarafınca imzalanmış irsaliye ibraz
edilemeyen durumlarda, yasal süresi içinde itiraz edilmeyen faturaya konu emtianın alıcı
tarafından teslim alınmış olduğuna karar verilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu hususunda mütalaada bulunulmuştur.
Davacı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin █████/2025 havale tarihli ek raporuna karşı itirazlarının, hesaplama ve değerlendirmelerin tarafların ticari defter ve belgelerinde yer alan veriler çerçevesinde gerçekleştirildiği anlaşılmakla reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Davalı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin █████/2025 havale tarihli ek raporuna karşı itirazlarının, itirazların hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olmaları sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmesi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde; ''Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez.
Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' hükmüne yer verilmiş olup, avukatlık ücretinin kapsadığı işlere yer verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinde ise 'Arabuluculuk, Uzlaşma Ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret' hususunda; ''1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur.
(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir.
c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yine her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin hüküm altına alınması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verilen kanun ve tarife hükümleri kapsamında, avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğunun, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukatın ücrete hak kazanacağının, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceğinin, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücretin (c) bendine göre ödediği maktu ücretin mahsup edilmesi ile bu tarifeye göre belirleneceğinin düzenlendiği, avukatın müvekkili olan tarafın yargılama sonucunda vekili olan avukata ödeyeceği vekalet ücretinin, anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti kapsamında ödemesi gereken vekalet ücreti miktarının mahsup edilmesi neticesinde hesaplanacak bakiye bedelden ibaret olduğu dikkate alındığında, yapılan yargılama neticesinde ödenecek vekalet ücreti açısından avukatın müvekkili olan tarafa anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin ek bir külfet olarak yüklenmediği, müvekkili tarafından ödenecek sonuç vekalet ücreti içerisinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin de yer aldığı, belirtilen sebepler dahilinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin, yargılama sonucunda hüküm altına alınan vekalet ücretinden hariç tutulduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, aksine arabuluculuk vekalet ücretinin, avukatın yargılama sonucunda hak edeceği vekalet ücreti içerisinde yer alacağının düzenlendiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri kapsamında avukatın müvekkiline yüklenmeyen arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceği ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, davacı vekilinin arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Menderes Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası, davacı ...'ın vergi sicil kayıtları, esnaf sicil kayıtları ile ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı ...'a ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davacıya ait ticari defter ve belgeler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin █████/2024 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin █████/2025 havale tarihli ek raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki süt ürünleri alım satım ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen fatura bedellerine binaen yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye fatura bedelinden kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Menderes İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve işlemiş faizleri ile birlikte toplam 254.772,09-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında süt ürünleri alım satım ilişkisi bulunduğu, bahsi geçen ilişki çerçevesinde davacı tarafından davalı şirkete süt ürünleri satıldığı, icra takibinde düzenlenen ödeme emrine dayanak faturalardan kaynaklı olarak, davacıya ait ticari defter ve belgeler ile taraflara ait BA/BS formlarında kayıtlı bulunan faturalar ve davalı şirket tarafından faturalara herhangi bir itirazi kayıt konulmaksızın kısmen yapılan ödemeler çerçevesinde davacı ...'ın takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 35.280,00-TL fatura (13.01.2024 tarihli fatura bedeli bakiyesi
50.280,00-TL-15.000,00-TL), 47.000,00-TL fatura (20.01.2024 tarihli fatura bedeli), 28.750,00-TL fatura (24.01.2024 tarihli fatura bedeli) ile düzeltme beyannamesi ile Vergi Dairesine bildirilen ve kayıt altına alınan 23.12.2023 tarih ve ... sayılı 68.000,00-TL bedelli fatura bedeli olmak üzere toplamda 179.030,00-TL tutarında alacaklı olduğu, KDV hariç 5.000,00-TL'nin üzerinde olan mal ve hizmet alım ve satımlarına
İlişkin faturaların satıcı tarafından BS, alıcı tarafından BA formu düzenlenerek Gelir İdaresi Başkanlığına
beyan edilmekte, e-fatura olarak düzenlenen faturalarda ise taraflarca ayrıca beyan edilmesine
gerek kalmaksızın GİB sistemi üzerinden otomatik olarak fatura verisinin BA ve BS formlarına kaydedilmekte olduğu, buna göre satıcı tarafından düzenlenen e-faturanın BA, BS formuna kaydedilmiş olması halinde
GİB sistemi üzerinden alıcı tarafa ulaşmış olacağı, teslim alan tarafınca imzalanmış irsaliye ibraz
edilemeyen durumlarda, yasal süresi içinde itiraz edilmeyen faturaya konu emtianın alıcı
tarafından teslim alınmış olduğuna karine teşkil ettiği, yer değiştiren ispat yükü kapsamında davalı tarafın BA formlarına işli bulunan faturada yer alan ürünleri teslim almadığını veya raporlara itiraz dilekçelerinde yer alan faturaların tahsil edildiğine yönelik savunmalarını ispata elverişli herhangi yazılı bir delili mahkememize sunmadığı, alacağın faturaya dayalı olması ve bu kapsamda bilinebilir mahiyette bulunması çerçevesinde yasal şartları oluşan icra inkar tazminatı talebinin usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı, reddedilen kısım yönünden davanın kısmen de olsa kabulüne karar verilmesi yanında davacı tarafın kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir yazılı delilin mahkememize sunulmaması çerçevesinde kötü niyet iddiasının da davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla ve her ne kadar faturalara dayalı olarak alacak talebinde bulunulmuş ise de tacirler arası ihtar usullerinden herhangi birisi ile faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği veya fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle ihtarname gönderildiğine dair bilgi ve belgenin dosya muhteviyatında bulunmaması çerçevesinde davalı şirketin usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmemesi sebebiyle işlemiş faiz bedellerinin talep edilemeyeceği, faizin davalı şirketin temerrüte düştüğü tarih olan takip tarihi itibarıyla işlemeye başlayacağı kanaatiyle, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı ...t Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 179.030,00-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 179.030,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa %44,25 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 68.963,05-TL asıl alacak ve 6.729,04-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 75.692,09-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 179.030,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine,
3-Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Davacı vekilinin arabuluculuk vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 12.229,55-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 3.076,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.153,15‬-TLkarar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 3.076,41-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.504,00-‬TLharcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 120,00-TL elektronik tebligat ücreti, 6,00-TL posta (KEP) ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 704,50-TL ihtiyati haciz harcı olmak üzere toplam 3.830,50‬-TL yargılama gideri üzerinden kabul miktarına göre hesap ve takdir olunan 2.692,25-TL nispi yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davlıya verilmesine,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama gideri üzerinden kabul miktarına göre hesap ve takdir olunan 2.530,25-TL'sinin davalıdan, 1.069,75-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
11-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!