Anahtar kelimeler: Ayakta Onuncu Teşhis Süreci Resmî Tedavi Sağlık Danıştay Kuruluşları Yönetmeliğin
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: █████/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, █████/2023 tarih ve 32066 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen Ek 1. maddesinin 12. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.,14. ve 15. maddelerine atıfta bulunularak;
İptal davalarının, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucunun, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aradığı,
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği,
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabul edildiği,
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığının, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte olduğu, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunmasının dava açma ehliyeti için gerekli sayıldığı,
Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı tarafından, hâlihazırda kamuda mesleğini icra etmekte olduğu belirtilerek değişiklik nedeniyle menfaatinin etkilendiği iddiasıyla bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı,
Bu durumda, muayenehanesi bulunan hekimlerin, muayenehanelerine müracaat eden hastalarının teşhis ve tedavisini tıp merkezlerinde yapma koşullarını içeren dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin, davacının kişisel menfaatini doğrudan etkilemesinin söz konusu olmadığı, hükmün iptalini istemekte güncel bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, kamuda hekimlik görevini yürütmekte ise de, emekli olduğunda ya da istifa ettiğinde özel muayenehane açma ve işletme hakkının bulunduğu, bu itibarla dava konusu düzenlemeden etkilendiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Davacının hekim olarak dava konusu düzenlemeden menfaatinin etkilendiği ve davanın esasına geçilmesi gerektiği düşüncesiyle temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- █████/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, █████/2023 tarih ve 32066 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen Ek 1. maddesinin 12. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaati ihlal edilenlerin iptal davası açabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Davacı tarafından, kamuda mesleğini icra eden bir hekim olduğunun belirtildiği, değişiklik nedeniyle serbest çalışma hakkının zorlaştırıldığı ve ihlal edildiği, menfaatinin etkilendiği ileri sürülerek iptal davası açıldığı görülmektedir.
Dava konusu Yönetmelik maddeleri incelendiğinde; Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra muayenehane açacak hekimlere özel hastaneler ile sözleşme imzalayabilmesi için kota uygulaması getirildiği ancak Yönetmelik yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halihazırda muayenehanesi olan hekimlerin ise kota uygulamasından muaf tutulduğu anlaşılmakta olup, şu an kamuda mesleğini icra etmekle birlikte her an emekli olabilecek ya da istifa edebilecek durumda olan davacı tarafından, ilerleyen dönemde muayenehane açması ile birlikte özel hastaneler ile sözleşme imzalayabilmesinin dava konusu Yönetmelik ile getirilen kota nedeniyle sınırlanmış olacağı ve mevcut kotaların da halihazırda muayenehanesi olanlarca doldurulmuş olması durumunda özel hastaneler ile sözleşme imzalama imkanından yoksun kalacağı özellikle belirtilmiş bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere davacının bu davayı açmaktaki temel amacının, dava konusu Yönetmelik düzenlemesiyle getirilen kota uygulamasından halihazırda muayenehanesi olan hekimlerin muaf tutulmasının eşitsizliğe neden olacağını düşünerek bu eşitsizliğin muayenehane açacak hekimler açısından giderilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hekim olması karşısında, dava konusu düzenlemeden dolayı menfaat ihlalinin söz konusu olduğu anlaşılmakla, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!