Anahtar kelimeler: Aşısı Covid Alanya Feri Akdinin Antalya Müdahil Nezdinde Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ
: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Alanya 3. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25.12.2014-02.01.2019 tarihleri arasında sigortalı olarak, 07.09.2019-18.01.2021 tarihleri arasında ise sigortasız olarak davalı işveren nezdinde çalıştığını, 13.01.2021 tarihinde COVİD-19 aşısı için zorunlu olması nedeniyle sigorta kaydının yapıldığını, 18.01.2021 tarihinde iş akdinin haksız şekilde ikinci kez feshedildiğini, davacının işbu ikinci çalışma döneminde tam gün ve aralıksız çalıştığını ancak sigorta primlerinin ödenmediğini, davalı şirket tarafından davacının banka hesabına asgari ücret yatırıldığını ancak davacıya ödenen ücretin asgari ücretin çok üzerinde olduğunu, davacının her iki çalışma döneminde de diş teknikeri olarak çalıştığını, bu nedenlerle davacının 07.09.2019-13.01.2019 tarihleri arasında geçen sigortasız çalışmasının tespitine ve geçmişe dönük sigorta primlerinin SGK tarafından tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2 ortaklı diş kliniği olduğunu, 3 adet diş asistanı çalıştığını, asistanlar arasında kıdemli kıdemsiz ayrımı olmaksızın maaşlar açısından fark bulunmadığını, hepsinin asgari ücretle çalıştığını, iki diş hekimi bulunmasına rağmen 3 asistan olduğunu, asistanlardan birinin sırayla dinlendiğini, bu rahat çalışma koşulları nedeniyle asgari ücret aldıklarını, davacının ne kadar maaş aldığını, dava dilekçesinde belirtmediğini, davalı iş yerinin covid döneminde küçülmeye gittiğini, iş yerinde çalışanlardan ücretsiz izne ayrılanlar ve kısa çalışma ödeneğinden faydalananlar olduğunu, küçülmeye giden bir iş yerinin 07.09.2019 tarihinde davacıyı işe aldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, virüs etkisini azalttıktan sonra davacının 13.01.2021 tarihinde işe alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı iş yerinin 12.04.2013 tarihinde kanun kapsamına alındığını, söz konusu iş yerinden çalışma iddiasında bulunduğu dönemlere ait davacı adına hizmet bildiriminde bulunulmadığını, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, hizmet tespit davasında eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, işe giriş bildirgesi, aylık sigorta gün bildirgeleri, prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerin çalışmayı ortaya koyacağını, çalışma konusu işin niteliği gereği çalışmanın devamlılık gösterip göstermediğinin, işin kesintili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tanıkların davacı ile aynı dönemde aynı iş yerinde çalışan ve Kuruma intikal ettirilen prim hizmet belgelerinde adı görünen şahıslardan olmasının gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuçtur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı dosya kapsamı incelendiğinde her ne kadar Whatsapp yazışmaları ile davalı tanık beyanları çelişkili görünmekte ise de; davalı tanıklarının halen davalı iş yeri çalışanı oldukları ve beyanlarının yanlı olabileceği göz önünde bulundurularak, davacının whatsapp yazışmaları gereği, 28.05.2020-18.01.2021 tarihleri arasında sigortasız çalıştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriFeri müdahil Kurum vekili, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık hizmet tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Hükmün gerekçesinde 12.01.2021 olması gereken hizmet bitim tarihinin maddi hata yapılarak 18.01.2021 olarak yazılmış olması doğru değildir.Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Feri müdahil Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün, gerekçe kısmındaki " 18.01.2021" ibaresinin silinerek yerine "12.01.2021 " ibaresi yazılması suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.