Anahtar kelimeler: Json Krediyi Düşme Süreç Edenin Görüşü Hukukî Tahsis Sağlamak Suçlar

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ KSUÇLAR
: Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: Düşme, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk Dereceİstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-j-son, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207/1, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. İstinafİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, █████/2019 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme ve banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz talebi; Özel belgede sahtecilik suçuna yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi hatalı olup zamanaşımını kesen sebepler noktasında herhangi bir inceleme yapılmadığını, sanık hakkında dolandırıcılık suçuna yönelik mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın dosya içerisindeki ikrarları ile banka zararının dikkate alınmadan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın bozularak yerel mahkeme kararının onanması, banka lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.III. GEREKÇE1.Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, █████/2007 suç tarihinden ilk derece mahkemesince kurulan hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine dair kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanık ...'ın suç tarihinde katılan ...Ş'den kredi talebinde bulunduğu ve temyiz dışı sanıkların kendisine kefil oldukları, kredinin tahsis edilmesi için gerçekte ... Vergi Dairesince tanzim edilmemiş ... adına vergi levhasını, ... Vergi Dairesince tanzim edilmemiş ... adına olan vergi levhasını ve ... Vergi Dairesince tanzim edilmemiş ... adına olan vergi levhasının aynı suç işleme kararıyla sahte olarak tanzim edip bankaya ibraz ederek 10.000 TL krediyi almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğu, tüketici kredisini kendisinin aldığı, tüketici kredisi almak için bankaya diğer sanıklarla birlikte gittiği şeklindeki savunmaları, suça konu kredinin sanık adına çekilmiş olması, menfaatin sanık tarafından elde edilmiş olması karşısında sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmesi yerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği de gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARAR1.Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, █████/2019 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında, katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.