Anahtar kelimeler: Yazık Direkt Sayacı Bırakarak Adliyesinde Ekipleri Mahalde Sayaca Devre Küçükçekme

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; İşbu davada icra dairesi Küçükçekme olduğu, ancak ne yazık ki Küçükçekmece adliyesinde Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından ötürü ve dava dosyalarının Bakırköy Ağır Ceza Merkezi sınırları dahilinde olmasından dolayı Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, müvekkili şirket yetkililerince 30.11.2021 tarihinde ilgili mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde sayaca müdahale edildiği "Kayıtlı Sözleşmeli Sayacı Devre Dışı Bırakarak Direkt Bağlantı Yaparak Mevzuata Aykırı Bir Şekilde Elektrik Enerjisi Kullanıldığı" tespiti yapılarak davalı hakkında ..... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiği, davalı/borçlu aleyhine, kaçak elektrik kullanımın bedelinin tahsili için Küçükçekmece İcra Dairesinin (eski ..... İCRA Md. .....) .... E
Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu ise işbu icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ettiği, dolayısı ile itirazın iptali ile takibin devamına yönelik taraflarınca dava açma zarureti doğduğu, kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden olduğu, davalı hakkında tutulan bu tutanağa istinaden müvekkili şirket tarafından davalı adına faturalandırma yapılmış ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesi uyarınca icra takibine konu borç tahakkuk ettirildiği, işbu itirazın iptali davasında dava şartı gerçekleştirildiği, davalı/borçlular bu güne kadar davaya konu borcu ödemedikleri gibi haklarında başlatılan icra takibine de itiraz etmemiş olduğu, işbu davayı açmadan evvel yapılan tüm sulh görüşmeleri olumsuz sonuçlandığı, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmuş olduğu ve söz konusu başvuru görüşme yapılamadan anlaşamama ile sonuçlandığı, davalı/borçlunun, icra takibine bulunduğu itirazda, asıl alacağa işletilen faize itirazlarının da haksız olduğu, dava konusu asıl alacağa haksız fiilin işlendiği yani kaçak elektrik tespit tutanağının tutulduğu tarihten itibaren yıllık ve değişen oranlarda hesaplanacak 6183 Sayılı Kanun'un 5.1.Maddesince gecikme zammı uygulanması gerektiği, davalıların icra dosyasına vaki itirazlarının haksız ve dayanaktan yoksun olduğu sabit olup takibin devamına karar verilmesini talep ettikleri, başlatılan icra takibine somut gerekçeler sunulmaksızın itiraz edilmesi, müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğu sabit olmasına rağmen, borçlu davalı yan tarafından icra takibine haksız ve iyi niyetten uzak şekilde itiraz edildiğinden, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının ayrıca alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
ARAŞTIRMA;
1-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davalı ..... 'in tacir araştırılması yapılmıştır.
2-Pendik Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı.
3-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davalı ....... 'in tacir araştırılması yapılmıştır.
4-Tuna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davalı .....'in tacir araştırılması yapılmıştır.
5-..... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin █████/2025 Tarihli yazısı ile; davalı ..... adına abonelik kaydı olup olmadığı araştırılmıştır.
6-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin █████/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; davalı ..... 'in tacir araştırılması yapılmıştır.
7-..... Dağıtım A.Ş.'nin █████/2025 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davaya konu zabıt suretleri ve tüketim noktasına ait tüketim ekstresi getirtilmiştir.
8-.... Dağıtım A.Ş.'nin █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davaya konu zabıt suretleri getirtilmiştir.
9-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin █████/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; davalı ......'in tacir, esnaf kaydı araştırılması yaptırılmıştır.
10-Küçükçemece ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçemece ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile kaçak/usulsüz elektrik kullanımı nedeniyle davalı hakkında tahakkuk ettirilen faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Küçükçemece ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası celp edilerek incelediğinde, davacı tarafından davalı aleyhine 6.327,70-TL kaçak elektrik bedeli, 155,24-TL gecikmiş gün faizi, 27,94-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 6.510,88-TL alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalı borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan kaçak tespit tutanağı, fatura, hesap bülteni incelendiğinde, davalı hakkında ..... seri nolu, █████/2021 tarihli kaçak tespit tutanağı düzenlendiği, tutanakta yapılan kontrolde kayıtlı sözleşmeli sayaç devre dışı bırakılarak direkt bağlı enerji kullanıldığının tespit edildiğinin yazılı olduğu görülmüştür.
Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış, gelen yazı cevapları ve vergi müdürlüğü kayıtları incelendiğinde, davacının tacir olma sınırına giren faaliyetinin olmadığı, tacir olmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.
█████/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Keza; ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.
Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, eldeki dava, her ne kadar kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağına konu yerin işyeri olduğu gerekçesi ile mahkememizde açılmış ise de, davalının faaliyetinin tacir olma sınırını aşmadığı, gelen yazı cevaplarına göre davalının tacir olmadığı anlaşılmış olup, eldeki davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olması için ise, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, ancak belirtildiği gibi davalının tacir olmadığı, sadece tespite konu yerin işyeri olmasının, nispi ticari davaya vücut vermeyeceği, sonuç olarak, davanın nispi ticari dava olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevli olmadığı, davalı ile davacı kurum arasında elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğu, netice itibariyle açılan davada Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olaması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince, dosya resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5-Harç ve yargılama giderleri hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!