Anahtar kelimeler: Arnavutlukta Prefabrike Ustası Montaj Aralıksız Boyunca Taşeron Firma Feri Akdi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılar yanında prefabrike montaj ustası olarak 01.07.2012-01.08.2013 döneminde aralıksız çalıştığını, taşeron firma yetkilisi davalı ... ile aralarında sözlü iş akdi kurulduğunu, 1500 TL ücret kararlaştırıldığını, ... tarafından işten çıkartıldığını, davacının , ... ve ... gibi değişik yerlerde yurt içinde çalıştırıldığını, geçici olarak 2-3 ay boyunca da Arnavutluk'ta görev yaptığını bu dönem ücreti ile giriş çıkış masraflarının dışında alacakların ödenmediğini, davalı firmalar arasında alt üst işveren ilişkisi bulunduğunu, 2 ay hariç sigorta bildiriminin yapılmadığını, işverenlerin müştereken müteselsilen bildirimden sorumlu olduğunu belirterek, 01.07.2012-01.08.2013 dönemi davalılar nezdinde çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, süre, husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiş, davalı ... beyanında davacının davalı şirketle ilgisi olmadığını, firmada çalışmadığını, iş dolayısıyla şirket tarafından sigortasının yatırıldığını, kendisinin 2004 de iflas ettiğini, bu nedenle davacının sigortasını yatıramadığını, davacının kendi işçisi olduğunu, kendisine hakaret ettiği için alacağını bir süre vermediğini beyan etmiş, 03.08.2016 tarihli dilekçesinde davacı ile birlikte davalı şirkette 1,5 ay çalıştığını, çalıştığını söylediği diğer zamanlarda davacının yine kendisi ile birlikte başka iş yerlerinde çalıştığını, Hanifi'nin kendi işçisi olmadığını bir yerde iş çıktığı zaman davacıya haber verdiğini isterse onun da çalıştığını beyanla davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi işçileri olmadığını, taşeron kullanmadıklarını, diğer davalı ... ile aralarında da iş ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.3.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.III-MAHKEME KARARIIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli kararı ile davacının davalı ... A.Ş.'ye karşı açtığı davanın reddine, davacının davalı ... hakkında açtığı davasının kısmen kabulü ile davacının ...'e ait iş yerinde 30.12.2012-20.02.2013 döneminde asgari ücret karşılığı hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, artan kısma ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli kararı ile davacı 01.07.2013-01.08.2013 tarihleri arasında davalı şirketin yurt içinde çeşiti şantiyelerinde ve Arnavutluk'ta çalıştırıldığını iddia etmiş ise de davacı yurt içinde hangi şantiyelerde çalıştığını açıklayamadığından bu dönemler yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı ...'taki çalışmasının davalılar yanında geçtiğini iddia etmiş ise de davalı ...'ın davalı şirketin taşeronu olduğuna ilişkin dosyada delil olmadığı, bu işin davalı şirket tarafından yaptırıldığı da tespit edilemediğinden davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yurt dışı giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanlarından davacının ... işçisi olarak 30.12.2012-20.02.2013 tarihleri arasında çalıştığının kanıtlandığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece, davacının kimin yanında çalıştığına yönelik olarak yapılan tespit yetersizdir. Davalı ... ..A.Ş.'nin Türkiye'deki çalışma yerlerinin yaptığı işlerin niteliğinin ve kimlerle iş yaptığının ayrıca davalı ... adına montaj işiyle ilgili esnaf kaydı, oda ve vergi kaydı olup olmadığının araştırılarak davacının hangi davalı işveren yanında ne kadar süre ile çalıştığı açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı gereği vergi kaydı ve oda kaydı araştırılmış, davacı, ...'in çağrıları üzerine montaj işi yaptığını, çoğunluğunun şehir dışında olduğunu ancak kimin işi olduğunu hatırlamadığını beyan etmekle daha önce verilen karar sonrası durumu değiştiren yeni bir delil elde edilememiş ve Mahkememizin verdiği kararın değişmesine yönelik herhangi bir delil olmadığından mevcut deliller üzerinden değerlendirme yapılarak davacı tarafın son duruşmada davacı çalışması ile ilgili başka kimsenin bilgi sahibi olmadığı ifadesi de dikkate alınarak davacının davalı ... A.Ş.'ye karşı açtığı davanın reddine, davacının davalı ... hakkında açtığı davasının kısmen kabulü ile davacının ...'e ait iş yerinde 30.12.2012-20.02.2013 döneminde asgari ücret karşılığı hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, artan kısma ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı ve feri müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.