Anahtar kelimeler: Yolcusu Seydişehir Zmss Çarpması Araca Taraflı Poliçesi Kazasının Konya Birleşen

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.███████ ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA████████ ESAS SAYILI BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDAİLK DERECE MAHKEMESİ
: Seydişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosyada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, yine davalı tarafından sigortalanan ve davacının yolcusu olduğu araca çarpması sonucunda 23.08.2016 tarihinde iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru üzerine davalı tarafça ödeme yapılsa da yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 500,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 250,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 250,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel artırım dilekçesiyle talebini 242.139,63 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince yapılan ödeme nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, aksi takdirde yapılan ödemelerin güncelleştirilmesi suretiyle hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafça kaza nedeniyle elde edilen gelirlerin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderleri taleplerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, dava tarihinden itibaren faize karar verilebileceğinibelirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda 23.08.2016 tarihinde iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru üzerine davalı tarafça ödeme yapılsa da yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 500,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 250,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 250,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel artırım dilekçesiyle talebini 57.404,41 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince yapılan ödeme nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, aksi takdirde yapılan ödemelerin güncelleştirilmesi suretiyle hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafça kaza nedeniyle elde edilen gelirlerin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderleri taleplerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, dava tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; mahkemenin ███████ Esas sayılı asıl dava dosyası yönünden; davacı ...'in maddi tazminat davasının kabulü ile poliçe limitine göre bakiye 242.139,63 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davacının 250,00 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin kabulü ile 250,00 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davacının 250,00 TL tedavi gideri tazminatı talebinin kabulü ile 250,00 TL tedavi gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin birleşen ████████ Esas sayılı dosyası yönünden; davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile poliçe limitine göre bakiye 50.293,03 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının 250,00 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin kabulü ile 250,00 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davacının 250,00 TL tedavi gideri tazminatı talebinin kabulü ile 250,00 TL tedavi gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacı vekili ve asıl ve birleşen dosya davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleşen dosyada davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu ve maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması gerektiğini, hesap raporunda progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin gerçek zarardan sorumlu olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; asıl dava yönünden; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, yine davalı tarafından sigortalanan ve davacının yolcusu olduğu araca çarpması sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle; bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri istemine, birleşen dosya yönünden;davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle; bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri istemine ilişkindir.1- Davalının birleşen dosya davacısına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Birleşen dosya bakımından temyiz sınırı her dosya diğerinden bağımsız olduğundan, her dosya yönünden ayrı ayrı belirlenecektir.Dosya içeriğine göre birleşen dosya davalısının birleşen dosya davacısına yönelik temyize konu ettiği ve bu davacı yönünden kabul edilen miktar toplam 50.973,80 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.2-Davalının, asıl dava davacısına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3-Davalının, asıl dava davacısına yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut uyuşmazlıkta, kaza tarihi 23.08.2016 olup, davacının yaralanması sonucu oluşan maluliyetin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmiş 08.08.2021 tarihli raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır.Şu halde; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre rapor alınarak davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunup bulunmadığının ve varsa oranının tespiti (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARAR1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya yönünden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dosya yönünden; davalı vekilinin davacıya yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,3-Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dosya yönünden; davalı vekilinin davacıya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.