Anahtar kelimeler: Batısında Tarıma Aralıksız Yıldır Aydın İhya Köyünde Parça Harici Getirdiğini
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: 2023/7 E., ████████ K.
Mahkeme kararı; davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Aydın ili, ... ilçesi, ... köyünde 1 49... , 2, 3 parsel sayılı taşınmazların batısında bulunan çekişmeli iki parça taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığını, ancak bu taşınmazları imar-ihya ederek tarıma elverişli hale getirdiğini ve 30-35 yıldır zilyetliğinin aralıksız ve çekişmesiz sürdüğünü ileri sürerek taşınmazların adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.10.2025 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararı ile; 14.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 149 ada (A) parseli olarak (1) numara ile gösterilen 8.106, 20... 'lik taşınmaz yönünden davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aynı krokide 149 ada (A) parseli olarak (2) numara ile gösterilen 2.266, 67... 'lik taşınmaz, (3) numara ile gösterilen 197, 11... 'lik taşınmaz ve 149 ada (B) parseli olarak (5) numara ile gösterilen 3.226, 44... 'lik taşınmaz ve (6) numara ile gösterilen 2.064, 36... 'lik taşınmazlar yönünden ise zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; "...dava, Hazine ve ... hasım gösterilerek açılmış olup karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığının ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada taraf olması gerektiği...öte yandan, işin esası hakkında Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmamış, sadece hava fotoğrafları dosyaya getirtilerek bilirkişi tarafından dava konusu yer harita üzerinde işaretlenmekle yetinilmiş, dava konusu edilen bölümün imar planı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamış, tek kişilik ziraat bilirkişi raporu ile yetinilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 26.07.2024 havale tarihli bilirkişi raporunun krokisinde 149 ada A parselde (A) harfi ile gösterilen 8.106, 20... 'lik taşınmaz yönünden davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda 149 ada A parselde belirtilen 2, 3 numaralı ve 149 ada B parselde belirtilen 5 ve 6 numaralı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, reddedilen taşınmazlar bakımından da imar-ihya ve zilyetlik şartlarının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının iddiasını ispatlayamadığını, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının da zilyetlikle edinim şartlarının davalı lehine oluşmadığını ortaya koyduğunu, boş bir yere sadece meyve fidanı ya da ağaç dikmenin imar-ihya anlamına gelmeyeceğini, para ve emek harcamak suretiyle kültür arazisi haline getirilmesi gerektiğini, 20 yıllık zilyetlik süresinin davacı lehine oluşup oluşmadığının da saptanması gerektiğini, reddedilen kısım yönünden ise nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tümden reddinin gerektiğini, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini, reddedilen kısım yönünden lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Aydın ili, .... ilçesi, ... mahallesinde 1955 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz "kullanılmadığı ve hali arazi olduğundan" bahisle tescil harici bırakılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin 07.10.2015 tarihli ilk kararında 149 ada A parselinde 2, 3 ve 149 ada B parselinde 5, 6 numaralı olarak gösterilen taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, hükmün sadece kabul edilen kısım yönünden davalı Hazine vekili tarafından temyiz edildiği, dolayısıyla reddedilen taşınmaz bölümleri bakımından davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açık olup davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 26.07.2024 havale tarihli bilirkişi raporu krokisinde 149 ada A parselde (A) harfi ile gösterilen 8.106, 20... 'lik taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; komşu taşınmazların kadastro tutanakları celbedilmediği gibi hükme esas alınan harita bilirkişi raporunda da komşu parsellerin gösterilmediği, yine ziraat bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın zeytinlik olarak kullanıldığı belirtilmişse de zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimini tespit etme açısından taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının yaşının ve sayısının belirtilmediği, denetime elverişsiz ve yetersiz bilirkişi raporları ile yetinilerek sonuca gidildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, Mahkemece, öncelikle komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve daha önceki bilirkişilerden farklı seçilecek 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, önceki ve şimdiki niteliği, kim tarafından hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, öncesi itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise ne şekilde imar-ihya edildiği ve bu çalışmaların hangi tarihte tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalıdır.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının ayrı ayrı yaşı ve adedini, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü tespit eden, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmazın sınırlarının işaretlenilmesi istenilmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden dava konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine,
Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre ferilere yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davalı ... Belediyesi ve davacıya iadesine,
Dosyanın Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,08.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!