Anahtar kelimeler: Nevşehir Nazım Ölçekli Ksayılı Meclisi Alanda Sürülerek Altinci Planı Kapsayan

T.C.
D A N I Ş T A YALTINCI DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...2-...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN ÖZETİ
: Nevşehir ili, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin kabul edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Nevşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılması, davanın süre yönünden reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.SAVUNMANIN ÖZETİ
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:2577 sayılı Yasada yer alan kurallar idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallardır. Yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan ve dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Yasanın 10., 11., 12. ve 13. maddesindeki gibi kurallar yer almaktadır. Bu kapsamda yapılacak başvurulara cevap verilmemesi hali ise, dava açma süresine yönelik olarak oluşturulmuştur.İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce idari işlemlerde ya da yargı organlarınca yargı kararlarında belirtilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.Anayasanın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmıştır. Anayasadan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamalıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim ya da düzenleyici işlemler bakımından ilan tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun █████/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında; “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” hükme bağlanmıştır.İdari Yargılama Usulü Kanununda genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınan 60 gün olan zımni ret süreleri █████/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun değişikliği ile 30 gün olarak değiştirilmiştir. Son derece dağınık mevzuat karşısında idari işlemlerde kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama hürriyetinin etkin biçimde kullanılabilmesi açısından önemi nedeniyle Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca █████/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında, itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun belirtilmesi gerekmektedir. Bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde zımni ret süresinin, ilgililerce de bilindiği kabul edilen uzunca süre yürürlükte olan 60 gün olarak uygulanması suretiyle hesaplanmasının hak arama hürriyetine uygun olacağı sonucuna varılmıştır.Bakılan uyuşmazlıkta ise, davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden, dava açma süresinin, İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda dava konusu imar planına ilişkin askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu hususu belirtilmediğinden, zımni ret süresi ilgililerce de bilindiği kabul edilen 60 gün olarak uygulandığı takdirde son askı tarihi olan █████/2022 tarihini takip eden 60. günün sonunda █████/2022 tarihinde itirazın zımnen reddedilmiş sayılacağı, bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde en son █████/2022 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra █████/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.