Anahtar kelimeler: Şde Sgkya Dolmadığının Şoför Emeklilik Sanayi Feri Müracaat Henüz Müdahil

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... sigorta sicil numarası ile 19.04.19 86... .04.1986 yılı arasında davalı ... ... İnşaat Sanayi ve Tic. A. Ş.'de şoför olarak çalıştığını, emeklilik işlemleri nedeniyle diğer davalı Kuruma 29.01.2016 tarihli müracaat ettiğinde emeklilik süresinin henüz dolmadığının bildirildiğini, işveren ... ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından SGK'ya 2...7 sigorta sicil numarası ile 19.04.1986 tarihli işe giriş bildirgesi verildiğini ancak bordroların verilmeyerek primlerinin ödenmediğini, müvekkilinin müracaatına rağmen SGK tarafından kayıtların düzeltilmediğini belirterek, müvekkili davacının öncelikle sigorta başlangıç tarihinin 19.04.1986 olduğunun, 19.04.1986-29.04.1986 döneminde davalı işyerinde çalıştığının tespitine, bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerin işverenden tahsiline, müvekkilinin söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine ve müvekkiline talep tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1.Davalı davaya cevap vermemiş, vekili duruşmada davanın reddini istemiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görevsizlik, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazlarda bulunduğu, dava kamu düzenine ilişkin olduğundan, gerçek çalışmanın varlığının eksiksiz araştırılması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarih, ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile davacının davasının kabulüne, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 19.04.1986 tarihi olduğunun tespiti ile davacıya 01.02.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2023 tarih, ██████████ E., ██████████ K. sayılı kararı ile davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un █████. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanun'un 4. maddesinde “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Kanun'un █████. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltilmesi gerekir. İnceleme konusu davada, davacı 2014 Mart ayında garson ocakçı olarak işletmesini ...’ün yaptığı Lokali’nde çalışmaya başladığını, 2016 Ağustos ayında iş akdine son vererek işten ayrıldığını, belirtilen dönemde çalıştığının tespitini talep etmiş olup, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüyle ilamında belirtilen şekilde davacının davalı işveren yanında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, talep konusu dönem içerisinde davacı dernek lokalinde çalışmış olup, hizmet cetvelinde de dava dışı dernek işyerinden bildiriminin bulunması karşısında, dava dışı işveren derneğe HMK m. 124 gereğince usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilip, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra uyuşmazlık konusu yönler hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, tüm kanıtlar değerlendirilerek karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnilmesine, davanın kabulüne, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin █████/1986 tarihi olduğunun tespiti ile davacıya █████/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; Özel Dairece davaya konu edilen talepler ve taraflarla ilgisi olmayan açıklamalar yapılarak kararın bozulduğu, bu hâli ile bozma kararının dosya kapsamına uygun olmayıp açıkça maddi hataya dayandığı görülmekle bozma kararı ile bu karara karşı verilen direnme kararı kaldırılarak usulüne uygun ve yöntemince temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.2.Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tarihinin █████/1986 tarihi olduğunun ve 19.04.1986-29.04.1986 tarihleri arası davalı işveren nezdinde çalıştığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.1. 506 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Kanun'un █████ uncu maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltilmesi gerekir. Talep konusu dönemde işe giriş bildirgesinin ... sicil sayılı ... işyerinden bildirimin yapıldığı, gerçek işveren ... ...'ün davaya dahil edilmesi gerekirken, Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.2.6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Somut olayda, Mahkemece 19.04.1986-29.04.1986 tarihleri arası davalı işveren nezdinde çalıştığının tespiti talebi hakkında olumlu olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesinin ikinci fıkrasına diğer bir deyişle kanunun açık hükmüne aykırı olduğundan bozma nedeni teşkil ettiği anlaşılmaktadır.O halde, davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı, Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ileTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.11.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.