Anahtar kelimeler: Dayısı Endişesi Konulabileceği Annesi Ölümü Babasının Söyleyen Muris Kardeşi Çıktığını

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı ...'ın annesi, diğer davalı ...'nın ise dayısı olduğunu, muris babasının 31.12.2020 tarihinde öldüğünü, babasının ölümü sonrasında alacaklı olduğunu söyleyen kişilerin ortaya çıktığını, bunun üzerine annesi olan davalı ...’ın taşınmazlara haciz konulabileceği endişesi ile 316 92... parsel sayılı taşınmazdaki 13 nolu bağımsız bölümü 12.01.2021 tarihinde kardeşi olan davalı ...'ya tekrar iade edeceğine güvenerek devrettiğini, nitekim davalı ...’ın eşinin ölümü sonrasında Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████ Esas sayılı dosyasında 06.01.2021 tarihinde bir icra takibi ile karşı karşıya kaldığını ve takip kesinleşmeden taşınmazı davalı ...’ya devrettiğini ancak davalı ...’ın süreçte borçlarını ödediğini, buna rağmen diğer davalının taşınmazı iade etmeyeceğini bildirdiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın satış işleminin muvazaalı olması sebebiyle iptaline ve taşınmazın davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ...; satış işleminin tarafların gerçek iradelerine uygun olduğunu ve bu satış işlemi için diğer davalı ablası ile anlaştıkları tutarın tamamını ödediğini, o tarihlerde tasarruflarını değerlendirmek için daire bakarken, eşinin ölümü üzerine ablasının nakde ihtiyacı olduğunu, isterse babalarından kendi üzerilerine geçen ve o sırada anne-babasının yaşadığı davaya konu taşınmazı satabileceğini söylediğini ve bunun üzerine satın almayı kabul ettiğini, 220.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını, satış bedeli olarak 112,05 gram altınını ablasına verdiğini, geri kalan 167.000,00 TL'nin banka hesabına gönderildiğini, 3.000,00 TL'nin ise tapu masrafları için harcandığını, satış bedelinin tamamını ödemiş olmasına rağmen süreçte ...'a elden para vererek destekte bulunmaya da devam ettiğini, davaya konu satış işleminin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Diğer davalı ..., davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın davada davalı olarak husumet yöneltilen ... tarafından diğer davalı ...'ya muvazaalı olarak devredildiğinin iddia edildiği ve ...'nun hayatta olduğu, somut uyuşmazlıkta aktif dava ehliyetinin adı geçen ...'a ait olduğu gerekçesi ile davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, çekişme konusu taşınmazın davalılardan ... ...tarafından kardeşi olan diğer davalı ...'ya 12.01.2021 tarihinde temlik edildiği, davalı ...'ın halen hayatta olduğu, eldeki davanın oğlu ... tarafından, davalı dayısı adına olan tapu kaydının inançlı işlem nedenine dayalı olarak iptali ile davalı annesi ... adına tescili isteği ile açıldığı, davacının, dava konusu taşınmazın annesi adına tescili istekli eldeki davayı açmaya aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları tekrar ederek ve davacının annesinin ölümü halinde davacının davalı ...’ın mirasçısı olacağını ve muvazaalı olarak devredilen ve diğer davalı tarafından iade edilmeyen taşınmazın yolsuz olarak davalı adına tescil edilmiş olacağını, öncelikle mutlak muvazaa sebebiyle bir yolsuz tescil bulunup bulunmadığının ve bu yolsuz tescilin iptali için bu davayı açmakta davacının hukuki yararı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu devrin alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ve ortada gerçek bir devir iradesi olmadığını, annesinin bu evi kendisine tahsis edebileceğini yahut elde edeceği kiraları oğluna verebileceğini, sözleşmenin muvazaalı olduğunu sözleşmenin tarafları dışında 3. kişilerin de ileri sürebileceğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriğinden; davalı ...’ın dava konusu taşınmazı 12.01.2021 tarihinde diğer davalı ...’ya satış suretiyle temlik ettiği, davacının, davalı ...’ın oğlu olduğu ve anılan davalının sağ olduğu anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.