Anahtar kelimeler: Refahiye Gören Görmeyen Görüşü Ret Etme Suçtan Doğrudan Neticesinde Katılma
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E. ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onama
I. Suçtan zarar gören ... vekili tarafından yapılan temyiz talebinin incelenmesinde
Refahiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hırsızlık suçundan açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan suçtan zarar gören ... vekilinin hükümleri temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin; mahkûmiyet kararının usûl ve yasaya aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, savunma hakkının kısıtlandığı, sanığın savunmasının tam anlamıyla alınmadığı, sanığın atılı suçu işlemediği, orantısız ceza tayin edildiği, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği, olayın tanığı ile sanık arasında husumet bulunduğundan beyanının hükme esas alınamayacağı, suçun vasıflandırılmasının yanlış yapıldığı, suçun gece vakti işlendiğine dair delil bulunmadığı ve sair hususlara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz istemi, sanık ... müdafiinin; mahkûmiyet kararının usûl ve yasaya aykırı olduğu, sanığın atılı suçu işlemediği, beyanı hükme esas alınan ve çelişkili beyanlarda bulunan tanığın beyanlarına itibar edilemeyeceği, mahkemece çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu, sanık aleyhine somut delil bulunmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, suçun vasıflandırılmasının yanlış yapıldığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği ve sair hususlara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz istemi ile sanık ... ve müdafiinin; mahkûmiyet kararının usûl ve yasaya aykırı olduğu, sanığın atılı suçu işlemediği, beyanı hükme esas alınan ve çelişkili beyanlarda bulunan tanığın beyanlarına itibar edilemeyeceği, mahkemece çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu, sanık aleyhine somut delil bulunmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, suçun vasıflandırılmasının yanlış yapıldığı, oluşan zararın giderilmiş olduğu, tek bir kişinin beyanıyla mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği ve sair hususlara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanıkların tüm aşamalarda suçu işlemedikleri yönündeki değişmeyen savunmaları karşısında; atılı suçun sanıklar tarafından işlenip işlenmediğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde saptanmadığının ve sanık ...'ın baz istasyon sinyal bilgisi alınmış ise de arayan-aranan numara kayıtlarının karşılaştırma işleminin yapılmadığının anlaşılması sebebiyle, sanıkların olay tarihi itibarıyla tespit olunan tüm cep telefon numaralarına ilişkin olarak suç tarihi ile bir gün öncesi ve bir gün sonrasını kapsar şekilde aranan, arayan numaralar ile görüşme sürelerini ve baz istasyonlarını gösterir ayrıntılı HTS kayıtlarının ilgili GSM operatörlerinden temin edilerek, mezkûr kayıtların bilirkişiye incelettirilmesi ve sanıklara ait cep telefonlarının olay mahallinde sinyal verip vermediği; vermiş ise sürelerinin tespit edilmesi ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği hâlde, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hırsızlığa konu fotokapanın dosya içerisindeki fotoğraflarının incelenmesinde hafıza kartı yazan bir fotoğraf bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu hafıza kartının çalınan fotokapana ait olup olmadığı araştırılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
3- Tutanak mümziinin olay yerine kontrol amaçlı gittiklerine ve aynı zamanda ihbar da geldiğine ilişkin beyanı karşısında ihbar tutanağı bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Refahiye Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!