Anahtar kelimeler: Hatibi İtikat Törelerine Konyaaltı İslam İbadet Tavır Diyanet Bilinir İmam
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
:...
VEKİLİ
:Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
:... Başkanlığı
VEKİLİ
: I. Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ...tarih E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; soruşturma raporu ile ilgili kişilerin ifadelerinin incelenmesinden, Ş.T isimli Facebook kullanıcısının gerçekte R.T isimli bir kadın olduğu, davacının görev yaptığı yerde bir kişi aracılığıyla R.T isimli kadınla tanıştığını beyan etmesine rağmen daha sonra bu beyanını tekzip ederek adı geçen kadınla 2019 yılının Nisan veya Mayıs aylarında Facebook üzerinden tanıştığını itiraf ettiği, davacı ve R.T isimli kadının alınan ifadelerinde yüz yüze hiçbir şekilde görüşmediklerini beyan etmelerine karşın R.T isimli kadının davacının eşi S.T ile yaptığı telefon görüşmelerinde S.T'ye hitaben: "(...)... bana ben boşanmışım, bekar bir erkeğim dedi. Seninle boşandığını söyledi. 2019 yılında tanıştık. Biz ona inandık. Adam gibi gelip beni ailemden istedi. Benim bildiğim Almanya'da da dini nikâhlı karısı varmış... Ev orada duruyor. Ben gittim yaşadım orada. 2019 yılında Şubat'ta tanıştık, Mart'ta nikâh kıydık. 1 yıl sonrada ayrıldık. Antalya'da beraber ev serdik", başka bir telefon görüşmelerinde ise: "(...) Gidiyorum eşimin yanına. O mesajlar bizi tekrar birleştirdi canım benim hayırlı olsun. Ben bu iftiraların hatırına Selahattin ile birleşeceğim. Biz şuan evliyiz. Gideceğim eşimin yanına" şeklinde ifadelerinin olduğu; bu durumda, davacının evli olduğu halde başka bir kadınla ilişkisi olduğunun dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle sabit olduğu anlaşıldığından, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiği anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, ... imam hatibi olarak görev yapan davacının, evli olduğu hâlde E.A, D.Y ve Ş.T isimli kadınlarla ilişkisi olduğu iddiasıyla eşi tarafından yapılan şikâyet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan █████/2020 tarihli raporda; davacının E.A ve D.Y isimli kadınlarla ilişkisi olduğuna dair somut bir delil olmadığı için yapılacak bir işlem olmadığı kanaatine varıldığı, Ş.T isimli kadınla ilişkisi olduğu iddiasıyla ilgili olarak davacının eşinin, kardeşinin ve kardeşinin eşi ile eşinin arkadaşı olan L.K dışında tanık ifadesi bulunmadığı, davacının aile üyelerinden diğer tanık ifadelerinin ise iddiaların, iftira olduğu yönünde olduğu, davacının aile üyeleri dışında cami cemaati ya da halktan herhangi bir kişinin ifadesinin de alınmadığı, davacının eşi ile Ş.T'nin arasında gerçekleşen telefon konuşması içeriği ve anılan ifadelerin dava konusu işleme dayanak alındığının anlaşıldığı,
Bu durumda; davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu olan eylemin özel hayatına ilişkin olduğu; eşi ve aile üyeleri dışında çevresi ya da cami cemaatinden tanık beyanları ile doğrulanamadığı, söz konusu görüşme ve mesaj kayıtları dikkate alınarak oluşturulan soruşturma raporu ile yapılan teklif uyarınca davacı hakkında nitelik kaybı nedeniyle işlem tesis edilmiş olduğu dikkate alındığında, bu hususun davacının yürütmekte olduğu kamu göreviyle; bir başka ifadeyle, mesleki faaliyetiyle ilgisinin olmadığı, çevresinde bilinir olduğuna dair somut bilgi ve belge bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının atanmasında itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinde İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğuna dair ortak nitelik şartını taşımadığından bahisle imam hatiplik görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararıyla, davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, davaya konu işlemin dayanağı olan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı olduğu; isnat edilen eylemin İslam törelerine uygun olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı; eşinin, başka bir kadınla dini nikah kıymak suretiyle evlendiğini iddia ettiği ve soruşturma ile ilk derece mahkemesinin bu iddia üzerinde yoğunlaştığı, bu iddianın doğru olduğu kabulü ile davanın reddine karar verildiği fakat bu hususun İslam törelerine uygun olup olmadığının araştırılmadığı; isnat edilen eylemin İslam törelerine uygun olup olmadığı yönünde düzenlenen uzman görüşü raporunda bir imamın ikinci eşle evlenmesinin İslam törelerine aykırı bir yanı olmadığının belirtildiği; belirtilen mevzuat hükmünde belirtilen ortak nitelik şartını kaybettiği için göreve son verme işleminin tesisi için "İslam Törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunmasının" yanı sıra diğer bir şart olarak "bu eylemin çevresince bilinir olması gerektiği" ancak bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda görevine son verilebileceğinin düzenlendiği; olayda dosya kapsamında ifadelerine başvurulan kişilerden hiçbirinin itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olma kuralını ihlal ettiğine dair beyanda bulunmadığı; görevine son verilmesine neden olarak gösterilen eylemin disiplin suçu niteliğinde olduğu ve yapılan disiplin soruşturması sonucunda 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (B/d) bendine göre kınama cezası verildiği, idarenin eylemi karşılığında bir disiplin cezası uyguladığı ve bu cezayla bağlı olduğu, daha sonra farklı bir nitelendirme yapılarak ve ölçülülük ilkesine de aykırı olarak ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı; savunma hakkının kısıtlandığı; hakkında isnat edilen eylemlerin eşi ile aralarında devam etmekte olan boşanma davasında lehine bir durum oluşturmak üzere eşi tarafından kurgulanmış, soyut ve gerçeğe aykırı beyanlar olduğu; yürüttüğü görevinden bağımsız olarak eşi ile yaşamış olduğu anlaşmazlıklar nedeniyle eşinin bu boşanma sürecinin oluşturduğu duygusal durumun da etkisi ile zarar verme gayreti içerisine girdiği ve asılsız isnatlarla adli ve idari şikâyetlere müracaat ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda, davacının eşi ve çocuklarına şiddet uyguladığı iddiasının tanıklar ve mahkeme kararıyla sabit olduğu, ayrıca R.T ile ilişkisi olduğu iddiasının tarafların çevresinde şuyu bulduğunun belirtildiği; davacının dava konusu eylemlerinin görev yaptığı yerde, mensubu olduğu kurumda ve toplumda bir çok kişi tarafından öğrenildiği ve aleniyet kazandığı, dolayısıyla kendisine münhasır alandan çıkarak sosyal, kamusal ve mesleki alandaki çevresini etkiler hâle geldiği; halkı din konusunda aydınlatan din görevlisi sıfatını haiz davacının, dul bir kadınla ilişki yaşamış olmasının görevinin gereklerine ve dolayısıyla göreve atanma şartlarına aykırılık teşkil ettiği; 657 sayılı Kanun'un 98. maddesi uyarınca belirtilen eylemlerinin, ifa edilen görevin özelliklerine göre belirlenen niteliklerin taşınmaması / kaybedilmesi sebebi olarak kabul edilmesi ile kurum disiplinini ve itibarını olumsuz yönde etkileyen bir unsur olarak değerlendirilmesinde ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla alınması zorunlu bir tedbir olarak görevine son verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!