Anahtar kelimeler: Ektedir Pandemi Şerhli Taşınan Satımdan Tarafımızca İhtara İhtarı Yedek İçerikli

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP
:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket tarafından ... numaralı hava taşıma senedi ile taşınan toplam 2.9 kg ağırlığında yedek parça içerikli gönderinin hasar gördüğünden bahisle davalı firma müvekkil şirkete ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş fakat bu ihtara tarafımızca ... 29. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz edilmiştir. Tebliğ şerhli ihtarname ektedir. Sonrasında davalı tarafından .. 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile 19.04.2022 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır. Pandemi tedbirlerinin devam ettirildiği müvekkil şirketteki iletişim kopukluğundan ötürü tebligata süresinde itiraz edilemediğinden takip kesinleşmiş ve icra tehdidi altında ödeme yapılmak zorunda kalınmıştır. Dekont ektedir. Mezkur icra takibinde belirtilen olgular gerçeği yansıtmamaktadır. Her ne kadar davalı tarafından ürünün değerinin 5.270,00 GBP olduğu iddia edilmekte ise de konşimento senedinde bu tutar customs value / gümrük için deklare edilmiş değer kısmında belirtilmiş olup özel bir fayda beyanı yapılmamış, ek ücret ödenmemiştir. Nitekim navlun bedeli de sadece ağırlık üzerinden alınmıştır. Ayrıca ödeme emrinde yer alan faiz oranı da doğru değildir. Davalının istemi GBP cinsinden olup yıllık ticari temerrüt faizi işletilmesini istemiştir. Fakat döviz cinsinden alacaklarda 3095 sayılı kanun 4/a maddesi uyarınca faiz istenebilir. Belirtmek isteriz ki somut olaya uygulanması gereken Montreal Protokolü’nün 01.10.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmesinden sonra, kargo (yük) taşımalarında taşıyıcının zarar verme kastıyla hareket etmesi halinde dahi sorumluluğu sınırlıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kökleşmiş içtihatları da; taşınan eşyanın hasarlanması, kaybolması, gecikmesi veya alıcı ya da göndericinin başka bir sebeple zarar görmesi hallerinde, ek fayda beyanında bulunulup ödeme yapılmadığı takdirde taşıyıcının sorumluluğunun yalnızca kilogram başına 22 SDR olduğu yönündedir.
Bu itibarla, göndericinin özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve ilave bir ödeme yapmadığı durumlarda taşıyıcının sorumluluğu, kilogram başına 22 SDR ile sınırlıdır. huzurdaki davada ek fayda beyanında bulunulmamış ve ek ödeme de yapılmamıştır.
Tüm bu sebepler tahtında müvekkilin asla kabul etmediğimiz sorumluluğu en fazla 2,9 kg * 22 SDR olabilir. Yukarıdaki kararlara ek olarak İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında verilen █████/2021 tarihli kesin kararı da ekte sunarız.Yukarıda arz ve izah olunan ve Sayın Mahkeme tarafından re’sen de göz önüne alınacak sebeplerle, her türlü kanuni ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla haklı davamızın kabulüne, 120.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 13.05.2022'den başlayacak ticari temerrüt faiziyle müvekkile iadesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Huzurdaki dava ile, davacı firmanın, icra tehdidi altında itiraz süresinin kaçırılmış olması nedeni ile ödeme gerçekleştirdiği, esasen bu tutardan şirketin sorumlu tutulamayacağı iddia edilmiş ve ilgili icra dosyasına yapılan ödemem istirdatı talep edilmiştir. Ancak iş bu usul ve yasaya aykırı davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki;29.0.2021 tarihinde ...’ten teslim alınarak 02.07.2021 tarihinde ... Ltd.’ye teslim edilen daha ziyade teslim usullerine uyulmaksızın bırakılıp gidilen ... konşimento numaralı ve 392528 dosya güvenlik numaralı gönderinin davacı şirket tarafından gerçekleştirilen taşınmasında, ıslanma ve ezilme yoluyla, taşıma sırasında ihmalden kaynaklı hasar meydana gelmiştir. Öncelikle belirttiğimiz gibi davacı şirket çalışanları, dava konusu hasarlı kargoyu kimseye teslim etmeden, kapı önüne ezilmiş ve ıslak biçimde bırakmışlar ve ayrılmışlardır. Oysa TTK madde 863- (1) “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” Hükmünü haizdir. Müvekkil tarafından yapılan şikayet sonucunda davalı şirketçe gerçekleştirilen inceleme akabinde davalı şirket kargonun hasarlı bir şekilde müvekkile ulaştırıldığı kabul etmiştir. (Hasarın kabulüne ilişkin yazıyı dilekçemiz ekinde sunmaktayız.)
Söz konusu hasara ilişkin gönderen firma ile müvekkil arasında yazışmalar yapılmış, mevcut ıslanma ve ezilmenin ürünün kullanımını kesin olarak sakıncalı hale getirdiği anlaşılmıştır. Hasar, teslim edilen ürünün amacını tamamen ortadan kaldırır nitelik ve ağırlıkta gerçekleşmiştir. Sayın hakimliğinizce de bilindiği üzere TTK madde 880- “(1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.” Düzenlemesi mevcuttur.
İzah edilen süreçler nedeni ile tarafımızca davacı yana ... 8. Noterliğinden ... tarih ... yevmiye numaralı (ektedir) ihtarname keşide edilmiş, ihtarda tanınan sürede ödeme gerçekleşmemiş olması nedeni ile de ... 30.İcra Dairesinden... Esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. Takibin itiraz edilmeksizin kesinleşmesini takiben davacı şirketçe ödeme ile dosya infaz edilmiştir. Ancak huzurdaki dava ile ödemenin davalı yana iadesi talebi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
5.270 GBP bedelli malın(ki bu bedelin taşıma evrakında da yer aldığı hali hazıra davacının beyanında da görülmektedir ve bu hususta ihtilaf bulunmamaktadır), hizmet bedelinden dahi fahiş derecede düşük olan kilo başına SDR (Özel Çekme Hakkı) karşılığının yalnızca ödeneceğinin iddia olunması ticaret ve taşıma hukuku ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Zira TTK ilgili maddelerinde hangi hallerde yalnızca SDR karşılığının ödenip ödenmeyeceği sınırlı sayıda belirtilmiş bulunmaktadır ve somut olay bu sorumluluk hallerinden biri değildir. TTK 864. Madde (3) Zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır. düzenlemesini içermektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18. Maddesinin 2. Fıkrası “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” hükmünü getirmiştir. Bu noktada “Basiretli Tacir” olma kavramı, geniş kapsamlı sorumluluk içerici bir anlam ihtiva etmektedir ki gündelik hayattaki bütün ticari ilişkilerin sürdürülebilmesinin temeli, karşılıklı iyi niyet ve güven ilişkisinin, kanun erkinin denetimi altında, var olabilmesine bağlıdır. Tacirin kendi kusurundan ötürü, oluşan zararı karşılaması tabiidir. ...’a , ...’na ve ...’e göre “basiretli tacir olma sadece sözleşme ve yasanın öngördüğü borç ve yükümlerin yanında bizatihi bu kavramın gerektirdiği borç ve yükümleri de tacire yüklemektedir”. Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca taşıyıcı, lafzı geçen somut olay kapsamında sorumluluk altında olup, sorumluluktan kaçınma kriterlerini taşımasa dahi, Özel Çekme Hakkı ödemesi ile sınırlandırılma isteği sadece kanunda yer alan hükümler ve koşullar gerçekleşmediği için değil, bir yandan da basiretli tacir olma ilkesini de karşılamamaktadır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 875. Madde 1. Fıkrasında “Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.” Hükmü açık bir şekilde getirilmiştir.
Nitekim doktrine göre de taşıyıcı, taşımada taşıyıcının hiçbir kusurunun yüklenemeyeceği kanıtlanmadıkça, taşıyıcının eşyanın zıyaından, hasarından ve teslimindeki gecikmeden sorumludur. Bu hükmün ışığında Kanun, taşıyıcının hangi haller altında sorumluluktan kurtulabileceğini de belirlemiştir (Md. 876 ve Md. 878). Fakat lafzı geçen olayın yaşanış biçimi, taşıyıcının kanunda belirtilen özel haller çerçevesinde sorumluktan kurtulamayacağını da göstermektedir. Öyle ki, Türk Ticaret Kanunu 875. Madde 1. Fıkrasında sorumluluktan kurtulma için özel haller belirtilmektedir. A bendinde yer alan “Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması” hükmü somut olay için söz konusu değildir. Eşyanın zayi olma biçimi, yağmurlu bir havada taşıyıcının, taşıdığı malı, alıcıya imza ve bilgi karşılığında yetkiliye teslim etmeyip, su alabileceği bir ortamda başıboş bırakması ve özensiz taşıyarak ezmesi sonucunda gerçekleşmiştir.
Yine aynı Madde’nin d bendinde yer alan “Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği.” Hükmü de somut olay incelendiğinde gerçekleşmemektedir çünkü taşınan mal, rulman olması hasebiyle ve niteliği dolayısıyla kendi kendine paslanmamıştır.
Bu noktada Türk Ticaret Kanunu 879. Madde uyarınca taşıyıcı, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Nitekim taşıyıcı tarafından 14.07.2021 tarihinde alıcıya gönderilen evrakta, gönderinin hasarlı bir şekilde ulaştırıldığı da firma yetkilisince kabul ve tasdik edilmiştir.
Taşıyıcının kendisinin de kabul ettiği gibi eşya, hasarlı bir şekilde ulaştırılmış olup, yukarıda açıklandığı üzere taşıyıcının sorumluluktan kaçınabileceği somut gerekçeler, olay içerisinde gerçekleşmemektedir. Kusur dolayısıyla oluşan hatanın tazmininde, Özel Çekme Hakkı sınırlandırılmasının arkasına sığınılması ticaret ve taşıma hukuku ile bağdaşmamaktadır. Hasarlı teslim edilen ürünün davacı şirketin gözetimi altında lafzı geçen hasara maruz kaldığı tartışmasızdır. İzah olunan nedenlerle tazmin bedelinin iadesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıza izah olunan ve sayın hakimliğinizce re’sen gözetilecek nedenlerle, her türlü yasal ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, taşıma sözleşmesine konu olan teslimattaki ürünlerin hasarlı olarak teslim edilmesi nedeniyle davacının davalıya ödemekle yükümlü olduğu miktarın tespiti ile .. 30. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosya kapsamında yapmış olduğu fazla ödemenin istirdatına ilişkindir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: " Davaya konu olan ... 30. İcrada görülen ... sayılı esas dosya ödemesi olan 120.000 TL'nin Davacı ... tarafından “icra tehdidi altında” dekont açıklaması ile 13.05.2022 tarihinde ödendiği, Davaya konu hasarın havayolu ile taşımacılıktan kaynaklandığı için Montreal Konvansiyonu (Varşova konvansiyonu) kapsamında değerlendirilecek bir dava olduğu, Montreal Konvansiyonu (Varşova konvansiyonu) hükümleri gereği hasar ihbarının süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı, Montreal Konvansiyonu (Varşova konvansiyonu) hükümleri gereği 1 kap ürünün hasarlanmasında davacı taşıyıcının sorumlu olduğuna, Davaya konu 1 kap ürünün hasar görmesinde davacı taşıyıcının ağır kusurlu olmayıp “kusur sorumluluğu” olduğu kanaatine varıldığını, Davacı taşıyıcının sınırlı sorumluluk İlkesi içinde tazminat ödemesinin gerektiği kanaatine varıldığını, taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davaya konu brüt 2,90 kg olan emtianın hasar görmesinden dolayı davacı taşıma firmasının davalı alıcı firmaya Montreal” Konvansiyonu (Varşova konvansiyonu) m.22/3 kapsamında değerlendirildiğinde 63,80 SDR tazminat ödemesi gerektiği, Davacı taşıyıcının davalı alıcıya ödeyeceği tazminat tutarı Montreal Konvansiyonu (Varşova konvansiyonu) m.23/1 kapsamında değerlendirildiğinde 1.476,03 TL olarak hesaplandığı, Davacı taşıyıcının davalı alıcıya ödeyeceği tazminat tutarının Montreal Konvansiyonu (Varşova konvansiyonu) 22/3 maddesi gereği taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesine göre mi, ürün bedeline göre mi ödeneceği kararının Savın Mahkemenin taktirinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden yeniden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davacı ...Tic. A.Ş. tarafından taşınarak davalı ... adresine teslim edilen yaylar (...) hasarının ıslanma olduğu belirtilmesine karşın dava dosyasında hasarlı parçaların fotoğrafları ve herhangi bir ekspertiz raporu bulunmadığı dosyadaki mevcut belgelerle hasarın teknik olarak değerlendirilemeyeceği takdirin sayın Mahkemenizde olduğu kanaatine varıldığı, Heyete dahil edilen Makine Mühendisi Bilirkişi inceleme ve değerlendirme kapsamı da dikkate alınarak, Montreal Protokolü/Madde 22” hükmü de değerlendirildiğinde; kök raporda da belirtilmiş olduğu üzere, Davacı taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesi içinde tazminat ödemesinin gerektiği kanaatine varılmış olup hukuki kanaat taktiri Sayın Mahkemeye sunulduğu; Kök raporda hasarın oluşmasında sorumlu taşıyıcı şirketin ödeyeceği tazminat tutarı SDR cinsinden hesaplanarak taşıyıcının sınırlı üst sorumluluk tutarı 63,80 SDR olarak hesaplanmıştı. Bu tutar yargılamanın yapılmaya başlandığı 20.06.2022 tarihi itibari ile milli paraya çevrilerek 1.476,03 TL olarak hesap edilmiş olduğu; Sayın Mahkeme; SDR cinsinden hesaplanan tazminat tutarını karar tarihinde Türk Lirasına veya döviz cinsinden tutara çevirmeyi taktir ederse karar tarihinde bu çevirme işlemini https://www. temb.gov.tr/kurlar/kurlar tr.html adresinden SDR/TR veya SDR/USD cinsine çevrilebileceği;" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Kayıtlı bagaj ve yük taşımacılığında; gönderici daha yüksek bir değer beyan edip gerekli olan ek ödemeyi yapmadığı sürece sorumluluk sınırı kilogram başına 22 Özel Çekme Hakkı olduğu ve mutlak bir sorumluluk olduğu, dava dosyasına sunulan evraklar incelendiğinde dava dosyasında gönderici veya alıcı tarafından tam tazminatı gerektiren ek bir ödemenin yapıldığına dair herhangi bir evrakın tespit edilemediği, Davaya konu kargonun alıcısının tam tazminat hakkı talebinin olmadığı kanaatimizi muhafaza ettiğimiz, Davacı taşıyıcının davalı alıcıya ödeyeceği tazminat tutarı Montreal Konvansiyonu (Varşova konvansiyonu) m.23/1 kapsamında değerlendirildiğinde 1.476,03 TL olarak hesaplandığı, █████/2021 tarihli; dava dışı ... (...) tarafından davalı ... Ltd. adına düzenlenen fatura incelendiğinde; 100 adet “Wave Washer” birim bedeli 52,70 sterlin olmak üzere toplam 5.270,00 sterlin olduğu; " şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından ... 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına █████/2022 tarihinde 120.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı, icra dosyasının alacaklısının davalı şirket borçlusunun ise davacı şirket olduğu, 5270 İngiliz Sterlini ile 1.232,88 TL taşıma bedelli takip talebinde bulunulduğu, takip talebinin açıklama kısmına ise hasarlı teslim edilen ürün nedeniyle uğranılan zararın tazmini yazıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından ödeme yapılırken açıklama kısmına "icra tehdidi altında" notu iliştirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli taşıma sözleşmesine konu olan teslimattaki ürünlerin hasarlı olarak teslim edilmesi nedeniyle davacının davalıya ödemekle yükümlü olduğu miktarın tespiti ile ... 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya kapsamında yapmış olduğu fazla ödemenin istirdatına ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığa sebep olan hasarın havayolu taşıımacılığı ile yapılmış olması nedeniyle somut uyuşmazlık bakımından Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
Montreal Konvansiyonu'nun 18/1-2 Maddesinde; "1. Taşıyıcı, kargonun tahrip olması ya da kaybolması ya da kargoya zarar gelmesi durumunda uğranmış asara karşı sadece, hasara bu şekilde uğranmasına neden olan olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumludur.
2. Fakat, eğer kargonun tahrip olmasının, kaybolmasının ya da kargoya zarar gelmesinin aşağıda verilen olaylardan birinin ya da daha fazlasının bir sonucu olarak meydana geldiğini ispatlarsa, taşıyıcı bu kapsama kadar sorumlu değildir:
(a) kargonun kendi içinde bulunan kusurlardan, kargonun kalite ve kötülüğünden;
(b) kargonun paketlenmesinin taşıyıcı, bir çalışanı ya da acentesi dışında birisi tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasından;
(c)savaş ya da silahlı çatışma;
(d) kargonun girişi, çıkışı ya da geçişi ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen bir kamu otoritesi faaliyeti." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Montreal Konvansiyonu'nun 22/3-4 Maddesinde; "3. Kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Diğer durumda, ödenecek toplamın, gönderenin varıştaki teslimatta sağlayacağı gerçek faydadan fazla olduğunu ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı beyan edilen toplamı aşmayan bir miktar ödemekle sorumlu olacaktır.
4. Kargonun bir parçasının ya da içindeki malzemelerden herhangi birinin tahrip olması, kaybolması ya da gecikmesi durumunda, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu miktarın belirlenmesinde dikkate alınacak ağırlık, sadece ilgili paket ya da paketlerin ağırlığı olacaktır. Bunun yanı sıra, kargonun bir parçasının ya da içindeki malzemelerden herhangi birinin tahrip olması, kaybolması ya da gecikmesi, aynı sevk fişinin ya da aynı makbuzun ya da basılı değilse, Madde 4’ün 2. paragrafında anılan farklı bir yöntemin içerdiği aynı kayıtların kapsadığı diğer paketlerin değerini etkiliyorsa, sorumluluk sınırının belirlenmesinde bu tür bir paketin ya da paketlerin de toplam ağırlıkları dikkate alınmalıdır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği bilirkişiler tarafından tespit edilmiş olup Montreal Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde fark edilen (davacı taşıma firması tarafından da teyit edilen) hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varılmıştır
Davaya konu hasar için davalı alıcı firma ... tarafından “Hasarlı ürün Teslim Tutanağı” düzenlendiği ve hasarın taşıma firmasına ihbar edildiği, davacı taşıma şirketi 14.07.2021 tarihinde emtianın alıcısına hasarlı teslim edildiğini teyit
etmiş olduğu taşıma sırasında meydana gelen hasarı kabul ettiği bilirkişiler tarafından tespit edilmiştir.
Bu sebeple davaya konu hava taşımacılığında meydana gelen hasarın Montreal Konvansiyonu Kapsamında usulüne uygun ve zamanında yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca bilirkişiler tarafından yapılan incelemede gönderen veya alıcı tarafından taşıma bedeli dışında havayolu taşıma firmasına yapılmış bir ek ödeme olmadığı tespit edilmiştir. Montreal Konvansiyonu'nun 22/3 maddesi uyarınca taşıyıcının gerçek zarardan sorumlu olabilmesi için özel bir fayda beyanında bulunulması ve taşıyıcı firmaya gerekmesi hâlinde ek ödeme yapılması şartı getirilmiştir. Aksi hâlde taşıyıcının kasti olarak taşıdığı ürüne zarar vermemesi hâlinde Montreal Konvansiyonu 22/3 uyarınca sınırlı sorumluluğu bulunacaktır. Bu bağlamda bilirkişiler tarafından inceleme ve değerlendirmede taşımaya konu hasarlı ürünlerin brüt ağırlığının 2,90 kg olduğu ve her bir kilogramın 22 SDR ile çarpılması sonucu davacının toplam sorumluluk miktarının 63,80 SDR olduğu, dava tarihi itibariyle 1.476,03 TL'ye karşılık geldiği hesap edilmiştir. Bu bağlamda icra hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda 1.476,03 TL sınırlı sorumluluk ile dava konusu edilmeyen 1.232,88 TL taşıma bedeli toplamının 2.708,91 TL olduğu ve icra hukuku bağlamında ferileri ile birlikte davacının ödeme tarihi itibariyle ödemesi gereken toplam miktarın 3.434,57 TL olduğu, davacı tarafından fazla yapılan ödemenin 116.556,43 TL olduğu hesap edilmiştir. Bu bağlamda davacının Montreal Konvansiyonu hükümleri doğrultusunda sınırlı sorumluluğunun bulunduğu ve davalıya fazla ödeme yapmış olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-116.565,43 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.962,58 TL harçtan peşin alınan 2.049,30 TL'nin mahsup edilerek bakiye 5.913,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.515,35 TL'sinden davacı tarafın, 44,65 TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 2.049,30 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.130,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 116.565,43 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 3.434,57 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 3.434,57 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 202,00 TL tebligat, posta gideri ile 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.202,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 5.053,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücretinin kabul ve red durumuna göre 343,45 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!