Anahtar kelimeler: Celbini Ekte Ekstresinden Kesilmiş Borçluya Cari Taşıma Borca İbaret Almakta

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı borçluya karşı █████/2024 T. ---. İcra Md. ------. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatılmış, Takip dayanağı müvekkil tarafından davalı adına kesilmiş faturalardan ve taraflar arasındaki cari hesap ekstresinden ibaret olup, ilgili faturalar ekte yer almakta olduklarını, Ayrıca hem davalı hem de müvekkilinin ticari defterlerinin celbini talep ettiklerini, Davalı borçlu vekili tarafından █████/2024 T. icra dosyasına sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmiş, İtiraz sebebiyle takibin davalı borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiğini, Taraflarınca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamamış olduğunu, Müvekkili şirket tarafından icra takibine konu edilen alacak, fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanmakta olup, Takibe esas cari hesap dökümü ve faturalardan anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından davalı borçluya nakliye hizmeti verilmiş olduğunu, İlgili nakliye hizmeti tamamlandıktan sonra müvekkiline yükte bozulma olduğuna dair ihtar çekilmişse de müvekkili tarafından sigortasına bildirim yapılmış ve eksper raporunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığı da tespit edilmiş olup, İlgili eksper raporunun ekte sunulduğunu ve Davalının kusurunun olmadığı bir hususu bahane ederek ödemeleri yapmamakta olduğunu, Davalı borçlunun borcunun olmadığına yönelik itirazı haksız ve mesnetsiz olup hiçbir somut dayanağı bulunmamakta olup, Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığında da müvekkilinin davalı borçludan alacaklı olduğunun anlaşılacağını beyanla, Bu nedenlerle davalı borçlunun takibe yönelik somut dayanağı olmayan ve yalnızca takibi sürüncemede bırakma amacı taşıyan kötü niyetli itirazı sebebiyle ve ayrıca müvekkil şirketin takibe konu alacağının fatura alacağına dayanması, faturada hizmet bedellerinin açıkça belirtilmesi sebebiyle alacak likit olduğundan, borçlunun, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini talep ettikleri görülmüştür.
CEVAP
: Davalı tarafça ise HMK.116’ da sayılan ilk İtirazların ileri sürülmediği, herhangi bir beyanda bulunulmadığı ve duruşmalara iştirak edilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır.
----. İcra Dairesi'nin ------ sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre;
Dava konusu taşıma faaliyetinde Türkiye’de yerleşik gönderici firma -----Türkiye tarafından ----- yerleşik alıcı firmaya satışı yapılan nar cinsi emteanın alıcı / teslimat noktası ---- için 03.12.2023 tarihinde ---- ( ÇEKİCİ), ---- RÖMORK) plaka sayılı araçlar ile sevkinin yapılmış olduğu,
Taşımaya konu emtea toplam ağırlığının 26 palet, 4.097 kap, Brüt 21.500,00 Kg olduğu,
Dava konusu emteanın taşıma şeklinin CPT olarak belirtilmiş olduğu,
Davacı tarafından sunulan bilgi belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde dosya muhteviyatına sunulmuş olan emtianın toplam ağırlığının 21.500 Kg olduğu, ancak 108 Kg emteanın eksik / hasarlı olduğu dikkate alındığında bu kapsamda 108 kg. x 8.33 = 899,64 SDR (Hasar tespit tarihindeki (04.07.2023 Emteanın teslim ve yükleme tarihi) SDR Kuru: 34.714 TL) = Taşıyıcı sorumluluğunun üst sınırını oluşturacak şekilde hesaplama yapılmalıdır.
Davacının oluştuğunu beyan ettiği gerçek zararın sınırlı sorumluluk limitinin altında kalması halinde gerçek zarar, üstünde kalması halinde ise limitle bağlı olarak sorumluluğu doğacaktır. Bu kapsamda SDR kuru üzerinden toplam zararın 899,64 SDR X 34.7141 TL = 31.230,10 TL olduğu,( 899,64 SDR X 1.3337 USD = 1.203,53 USD → 1.0901 EUR/USD = 1.104,05 EUR)
OLAY TARİHİNDEKİ 04.07.2023 TCMB 1 EUR →1.104,05 EUR X 28.4401 TL = 31.399.31TL OLDUĞU GÖRÜLMÜŞTÜR.
SDR hesaplaması yapılmış olan rakamın sorumluluk limitinin üst sınırını gösterdiği, bu nedenle davalı Taşıyıcının/ Taşıyıcı Firmanın tam kusurlu olduğunun dikkate alınması ile talep edilmiş olan ve icra takibine konu edilen 4.265,00 EUR nun sorumluluk üst limitinin üzerinde kaldığı, bu nedenle gerçek zararın 1.104,05 EUR → 31.399,31 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği,
Dosya kapsamında kusur tespitine yönelik Gıda Mühendisi Uzman Bilirkişi tarafından dava konusu emteanın depolama koşullarına ve hasarlı emteaya / kusur tespiti yapılması gerektiği nihai taktirin ve Hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, yönünde beyanda bulunulmuştur.
Ek raporda ise;
Dosya kapsamı mevcut bilgi, belge ve raporların incelenmesi neticesinde; satıcı/göndericisi ----- nakliyecisi -----olan ve Türkiye’den alıcısı ---- yerleşik firmaya satışı yapılan, 03.12.2023 tarihinde yüklenmiş/istiflenmiş, ----- teslimat noktasına sevk edilen 26 palet brüt 21.500 Kg “Taze Nar” ürünlerin alıcı firma deposuna teslimi esnasında yapılan kontrollerde emtiada hasar tespit edildiği görülmüştür.
Taşıması yapılan ve teslimat noktasında hasar tespit edilen ürüne yönelik 21.03.2023 tarihinde düzenlenen Expertiz Raporuna göre; hasarın oluş şeklinin, sürücü ----, söz konusu ürünlerin fabrikada soğuk havada bekletilmeden sıcak yüklendiği, yükleme esnasında malın derecesinin +15 ℃ dolaylarında olduğu, yükleme noktasındaki yetkilerin talimatı üzerine ve onların nezaretinde frigo +5℃ dereceye ayarlanarak yola çıkıldığı beyanına dayalı olarak, emtianın yeterli ön soğutma işlemi yapılmadan dorse içerisine yüklendiği için ürünlerin istenilen sıcaklık seviyesinde taşınamaması sonucu bozulma meydana geldiği tespit edilmiştir.
Alıcı tarafından çekilen ve ekspertiz raporuna eklenen ürün fotoğrafları incelendiğinde;
Siyah plastik kasalar içerisinde istiflenmiş “Taze Narların” kabuğunda ve iç yüzeyinde istenmeyen renk değişikliklerinin olduğu, kabukta ve ürün içinde çatlama, sulanma, kahverengileşme ve çürüme şeklinde bozulma mevcut olduğu ürünlerin kararmaya başladığı görülmüştür.
Taşıması yapılan ve teslimat noktasında hasar tespit edilen ürünlerin, taşıma sıcaklığının CMR belgesinde +5 ℃ olarak belirlendiği ancak fabrikadan çıkış / yükleme esnasındaki sıcaklık değerini gösteren herhangi bir kayıt formu ya da belgenin dosyada mevcut olmadığı, Expertiz raporunda yer alan sürücü beyanına göre; ürünlerin fabrikada soğuk havada bekletilmeden sıcak yüklendiği, yükleme esnasında malın derecesinin +15 ℃ dolaylarında olduğu, yükleme noktasındaki yetkililerin talimatı üzerine ve onların nezaretinde ---- +5 ℃ dereceye ayarlanarak yola çıkıldığı, dorse ısı kayıtlarına göre sıcaklıkların 15,44°C yüksek seviyelerden başladığı ve ilk olarak olması gereken +5 °C taşıma sıcaklık seviyesine sevkiyat sonuna dek gelmediği, aracın alıcı firma tesisine varışında ürünün tahliyesi sürecinde üründe bozulma olduğu ve yapılan ölçümde ürün sıcaklığının +10,8°C / +9°C / +10.8°C olarak ölçüldüğü tespit edilmiştir.Taze Narların hasattan sonra depolanması, taşınması ve muhafazası sırasında gıda güvenliği ve kalite kriterlerini koruması açısından en önemli parametre bulunduğu ortam sıcaklık koşullarıdır. Ürünlerin tazeliğini, sertliğini, aromasını ve besin değerlerini koruması için gerekli optimum sıcaklık +4 ℃ / +7 ℃ dir. Dava konusu ve nakliyesi gerçekleştirilen ürünlerin, Expertiz raporu esas alınarak yapılan değerlendirilmesinde; taşıma sıcaklığının +5 ℃ olarak belirlenmesine ve ----- +5 ℃ dereceye ayarlanmasına rağmen, yükleme esnasında ürün derecelerinin dorse ısı kayıtlarına göre +15 ℃ civarında olduğu, alıcı firma tesisine varışında ürünün tahliyesi sürecinde ürün sıcaklığının +10,8°C / +9°C / +10.8°C ölçüldüğü ve üründeki bozulmanın, taşınması için gerekli optimum +4 ℃ / +7 ℃ sıcaklığın sağlanmamış olmasından kaynaklandığı, bunun da ürünlerin soğuk havada bekletilmeden fabrika çıkışında yüksek sıcaklıklarda yüklenmesinin yapılmasının sebep olabileceği kanaatine varılmıştır.
Dava; davalı tarafından taşınan emtianın taşıma sırasında hasar görmesi nedeni ile emtia bedeli ve gümrük masrafından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır.
CMR nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. CMR'nin 18/4 maddesine göre; taşıma malın sıcağa, soğuğa, ısı derecesindeki değişmelere ve rutubete karşı koruyacak şekilde donatılmış taşıtlarla yapılıyorsa, taşımacı Madde 17 paragraf 4 (d) deki avantajdan faydalanmayı talep edemez. Ancak, bu tür donanım seçilmesi ve kullanılması ile ilgili olarak kendisine düşen önlemleri aldığını ve verilen özel talimata uyduğunu kanıtlarsa böyle bir istemde bulunabilir. 17/2 ve 18/4 maddelerinin birliktedeğerlendirilmesinde taşıyıcının eşyayı
teslim aldığı durumda ve iyi bir şekilde muhafaza edilerek taşınması için en uygun taşıtı ve donanımı seçtiği karine olarak kabul edilmektedir. Aksinin iddia edilmesi
durumunda taşıyıcı, taşıtın ve donanımın seçiminde, bakımında ve kullanımında
kendine düşen bütün önlemleri aldığını ve özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan
kurtulabilecektir. Taşıyıcının sorumluluğunun tespit edilebilmesi için taşıyıcının eşyayı
koruma borcunu ihlal etmiş olması, bu ihlal neticesinde eşyanın hasara uğraması,
hasarın taşıyıcının sorumluluk süresi içinde meydana gelmiş olması ve meydana gelen
hasar ile koruma borcunun ihlali arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun tespiti gerekmektedir.
Yine CMR'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır.
Diğer taraftan taşımanın güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesinden taşıyıcı sorumludur. Davalının ----- taşıma hizmeti verdiği dikkate alındığında, davalı taşıyan eşyayı
teslim aldığı durumda ve iyi bir şekilde muhafaza edilerek taşınması için gereken özeni göstermek zorunda olup, emtianın taşınması gereken ısı aralığını bilmesi, ısı nedeniyle bozulma riski olan durumlarda taşıtanı bu hususta uyarması gerekir. Somut olayda davalı, araç içi sıcaklık değişimlerini gösteren kayıtları sunmadığı gibi davacıyı CMR senedinde yazılı olan 6 C'lik ısı talimatı ile ilgili uyardığına ilişkin bir delil ibraz etmemiştir. Taşımanın gerçekleştirileceği mesafe, taşıma süresi, mevsim ve emtianın türü dikkate alındığında davacıyı bu konuda uyarmayan davalı taşıyıcının da emtianın bozulmasında kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacı taşıtanın hatalı talimat vermekle, davalı taşıyanın ise davacıyı ısı konusunda uyarmaması nedeniyle hasarın meydana gelmesinde eşit kusurlu olduğu sonucuna varılmaktadır.
CMR Konvansiyonu’nun 23. maddesine göre bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminatın yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağı ve hesaplanacak tazminatın, eksik kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşamayacağı, CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesine göre hak sahibinin tazminat için faiz talep edebileceği, faizin başlangıç tarihinin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı böyle bir isteğin bulunmaması halinde faizin başlangıç tarihinin dava açıldığı tarihten başlatılacağı belirtilmiştir. Emtianın hasara uğramasına davalıların kasten veya pervasızca bir davranışının neden olduğu hususu davacı tarafından kanıtlanamadığından, TTK'nın 882. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk ilkesine göre yapılan hesaplamada; hasar gören emtia 899,64 SDR'ye tekabül ettiğinden davacının talep ettiği tutar sınırlı sorumluluk tutarının altındadır. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2-----. İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 1.104,05 Euro üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek Euro mevduatı yıllık kamu bankalarınca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 2.632,88 TL harçtan peşin alınan 1.797,16 TL harcın mahsubu ile 835,72 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 1.797,16 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 20.169,00 TL olmak üzere toplam 20.657,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%26 kabul) 5.347,43 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 38.543,05 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!