Anahtar kelimeler: Başarılı Sınavının Aralık Katıldığı Ardından Müfettiş Müfettişliği Ocak Süreci Fıkranın

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVACI): ...VEKİLİ
: Av. ...2-(DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay İkinci Dairesinin █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararının, davacı tarafından davanın reddine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması karşılıklı olarak istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından; █████/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 33. maddesine, █████/2019 tarihli Yönetmelik ile eklenen 8. fıkranın; vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı, 23 Aralık 2019 - 17 Ocak 2020 tarihleri arasında yapılan sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre, yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay İkinci Dairesinin, düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığı, bireysel işlemin iptali yolunda verdiği █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararın iptale ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2023 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararı ile bozulması üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararıyla anılan bozma kararına uyularak;657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesinde, söz konusu Kanun'a hâkim olan temel ilkelere yer verildiği; bu ilkelerin ise, sınıflandırma, kariyer ve liyakat olarak belirtildiği, anılan Kanun'da, liyakat ilkesinin, kamu hizmetlerine girmede, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmede ve göreve son vermede liyakat sistemine dayanılması, işin ehline verilmesi ve bu sistemin eşit olarak tüm Devlet memurlarına uygulanmasını sağlamak olarak ifade edildiği,Kamu görevine girme ve yükselmede liyakat ilkesi çerçevesinde, mevzuatımızda genel olarak yazılı sınavların yanında sözlü ve/veya mülakat sınavlarına da yer verildiği, görsel, işitsel ve anlık gözlemlere yönelik değerlendirmeler içeren sözlü ve/veya mülakat sınavlarının da objektif nitelikte olmasının zorunlu olduğu,Diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi, sözlü sınav işlemlerinin de, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğunun denetiminin yapılmasının gerektiği,Ancak, niteliği itibarıyla (görsel, işitsel ve anlık duruma ilişkin tespitler içermesi) sözlü sınav ve mülakatların objektifliğine ilişkin yargısal denetimin bilirkişi incelemesi gibi metodlarla yeniden değerlendirilmesini imkansız kıldığı,İdari işlemlerin hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukukî sonuç doğurması olarak tanımlanabilen “hukuka uygunluk karinesi”ne göre, idarenin yaptığı işlemlerin -bu bağlamda sözlü ve mülakat değerlendirmelerin de- aksi kanıtlanıncaya kadar hukuka uygun kabul edileceği,Sözlü sınavların yargısal denetimine ilişkin olarak; Kurulumuzca, adayların girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesinin gerektiği, bu durumun sözlü sınavın nesnelliği ve yargısal denetimin gerçekleştirilmesini sağlayacağının içtihat olarak benimsendiği,Diğer taraftan, davacının vergi müfettiş yardımcılığına giriş aşamasında başarılı olarak vergi müfettiş yardımcısı olarak atanmasından sonra, yardımcılık sürecindeki çeşitli değerlendirmelerden almış olduğu notların davacıya yalnızca yeterlik sınavına girme hakkı verdiği, söz konusu değerlendirmelerden alınan olumlu notların doğrudan yeterlik sınavında verilecek notların değerlendirmesinde bir karine olarak esas alınamayacağı ve yeterlik sınavında verilen notları hukuken sakatlamayacağı; zira, aksi yorumun giriş sınavlarında ve vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yaptığı süreçteki -yeterlik sınavı öncesi- bir takım değerlendirmelerde başarılı olan tüm vergi müfettiş yardımcılarının doğrudan mesleğe kabullerini gerektireceği; bunun ise, müfettiş yardımcılarının, yardımcılık/yetişme sürecinden sonra müfettişliğe atanabilmeleri için öngörülen "yeterlik" sınavlarının getirilmesindeki amaç ile bağdaşmayacağı,Somut olayda, davacının da katıldığı yeterlik sözlü sınavı öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlandığı ve tutanağa bağlandığı, her adaya sorulan soruların kayda geçirildiği ve adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterildiği, yeterlik sözlü sınavının objektif bir şekilde gerçekleştirilmediğine yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının, vergi müfettişliği yeterlik sınavının sözlü/mülakat aşamasında aldığı puan sonucuna göre yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,gerekçesiyle, bireysel işlemin iptali istemi hakkında davanın reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre seri davalar için belirlenen %50 oranındaki 8.550,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine; bakılan davanın kesinleşen kısmı için davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:Davacı tarafından, yeterlik sınavına ilişkin usul ve esasların Kanunla düzenlenmesi gerektiği, Yönetmelikle düzenlenen hükümler çerçevesinde tesis edilen işlemin temel haklarının ihlaline sebebiyet verdiği; yeterlik sınavının sözlü aşamasında sorulacak soruların tamamının önceden hazırlanmadığı; sınava iştirak eden kurul üyelerinin isimlerinin sınav tutanağında yer almadığı, sadece paraflarının yer aldığı; sorulara verdiği cevapların tutanakta yer almadığı, takdir edilen notların gerekçesine yer verilmediği; sınavın objektif ve nesnel nitelikten ve hukuki denetime elverişlilik unsurundan yoksun olduğu ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu olayın hukuki niteliği irdelendiğinde her bir davacının durumunun ayrı olduğu, ayrı sebeplere dayalı olarak atanmama olasılığı bulunduğu gibi her birinin ayrı bir hukuki değerlendirmeye tabi olduğu; dolayısıyla, anılan davaların seri dava olarak kabulüne olanak bulunmadığından, idareleri lehine hükmedilen vekalet ücretinin seri davalar için tespit edilen miktar üzerinden belirlenemeyeceği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
:Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Davacının esasa ilişkin temyiz istemi yönünden;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2023 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.Davalı idarenin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yönünden;Temyizen incelenen kararın, davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısım yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle bireysel işlem yönünden reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre seri davalar için belirlenen %50 oranındaki ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine; bakılan davanın kesinleşen kısmı için davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararının, temyize konu davanın reddine ilişkin kısmı ile vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.