Anahtar kelimeler: Barosu Barolar Levhasına Israr Sekizinci Süreci Müdahil Türkiye Yaninda Yönetim
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Birliği
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ...'in İstanbul Barosu levhasına avukat olarak yeniden yazılması isteminin reddine dair ... tarih ve ... sayılı İstanbul Barosu Yönetim Kurulu kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik ... tarih ve ... sayılı Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih ve Başvuru No:... sayılı kararıyla müdahilin Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmedilerek ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih ve ... numaralı "..." bireysel başvuru kararında; "... Somut olayda mahkeme başvurucu hakkında FETÖ/PDY üyeliği suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü gerekçesiyle başvurucunun baro levhasına yazılmasına ilişkin işlemi hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi bu gerekçeye başvurucunun kamu görevinden çıkarılmış olmasını ekleyerek istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddetmiştir. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde yer almasa da kararın içeriğinde başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üyelik iddiasıyla açılan ceza davalarının devam ettiğinin tespitine olgusal olarak yer verildiği görüldüğünden incelemenin her üç gerekçe yönünden yapılması uygun görülmüştür. Anayasa Mahkemesi, kamu görevinden çıkarılanların avukatlık mesleğinde istihdam edilemeyeceğine ilişkin gerekçe yönünden ilkeleri M.B. ([GK], B. No: ██████████, 23/7/2020) kararında belirlemiş ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkı yönünden ihlal sonucuna varmıştır (M.B., §§ 92-104). Somut olayda başvurucunun kamu görevinden çıkarıldığına ilişkin gerekçe yönünden anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi, önceki kararlarında hakkında ceza soruşturması bulunduğu gerekçesiyle başvurucuların avukatlık mesleğine kabul edilme şartlarını taşımadığı yolunda derece mahkemelerince ulaşılan kanaatin kanun hükmünün öngörülebilir olmayan genişletici yorumuna dayandığı ve dolayısıyla başvurucuların hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır (İ.K. [GK], B. No: ██████████, 15/4/2021, § 59-63). Somut olayda başvurucu hakkında soruşturma olduğu gerekçesi yönünden anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmamaktadır. Başvurucu hakkında kovuşturma bulunması hususuna gelince, kovuşturma bulunmasına dayalı baro levhasına yazılma isteminin reddine veya yazılma işleminin iptaline ilişkin ihlal iddiaları Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce incelenmiştir (diğer kararlar arasından bkz. B.A.Y. [GK], B. No: ██████████, 5/7/2022). Anayasa Mahkemesi anılan kararında iddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma tarihi ile TBB'nin en son karar tarihlerine vurgu yapmıştır. Anayasa Mahkemesi, B.A.Y. kararında başvurucunun baro kaydının yapılması talebinin ilgili baro ve TBB tarafından kabul edildiği ve TBB'nin Bakanlığın yeniden inceleme talebini reddettiği tarihlerde başvurucu hakkında kovuşturma bulunmadığına dikkat çekmiştir. Kararda, TBB'nin ısrar kararı tarihi itibarıyla başvurucu hakkında avukatlık yapmasına engel suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyet kararının veya ceza kovuşturmasının mevcut olmadığı hâlde TBB işleminin tesisinden sonra idare mahkemesinin kovuşturma başlatılmış olmasına dayanarak idari işlemin iptaline karar vermesinin kanuni dayanağının bulunmadığı belirtilerek ihlal sonucuna ulaşılmıştır. Somut olayda da başvurucu hakkındaki kovuşturmanın işlem tarihinden sonra başladığı görüldüğünden anılan kararda ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği ...." gerekçesi ile yeniden yargılama yapılması yönünde karar verildiği, bu durumda, bakılan davaya konu uyuşmazlık hakkında Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda ayrıntılı şekilde gerekçesine yer verilen kararı doğrultusunda, 1136 sayılı Kanun'un 5'inci maddesinin üçüncü fıkrasında kovuşturma altında bulunma durumuna yönelik düzenlemenin yer aldığı fakat hakkında soruşturma bulunanlarla ilgili bir hükmün bulunmadığı, dolayısıyla müdahil hakkında ceza soruşturması bulunduğu gerekçesiyle baro levhasına yazılma şartlarını taşımadığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, müdahil ...'in baro levhasına yazılma talebinin kabulüne ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun dava konusu ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan bireysel başvuru tarihinden sonra ortaya çıkan yeni hukuki durumların değerlendirilmesi konusunda Baro Yönetim Kurullarının takdir yetkisinin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, ilgili hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ... sayısına kayden yürütülen ceza soruşturmasının mevcut olduğu, anılan Başsavcılıkça 09.05.2018 tarihinde düzenlenen iddianame neticesinde açılan kamu davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı karar ile ilgilinin 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, bu sebeple ilgilinin baro levhasına avukat olarak yazılmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin yasal mevzuata uygun olduğu, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ilgili hakkında sadece ceza soruşturmasının mevcut olduğu ve bu hususta idareye tanınan takdir yetkisinin bulunmadığı, ceza soruşturmasının ise avukatlık mesleğine kabulde engel olarak düzenlenmediği, idari işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI YANINDA DAVAYA KATILANIN BEYANI
: Anayasa Mahkemesinin verdiği hak ihlali kararında açıkça ifade edildiği üzere TBB'nin ısrar kararı tarihinde ceza soruşturması mevcut olup bu tarihten sonra başlatılan ceza kovuşturmasına dayanılarak idari işlemin iptaline karar verilmesinin kanuni dayanağı bulunmadığından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!