Anahtar kelimeler: Beyşehir Tekrardan Römorkun Şeride Gidiş Takılı Geçip İline Seyreden Yoldan

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
: 1-VEKİLİ
:DAVALI
: 2-DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:1.BEYANLAR
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili ...'a ait ... plakalı aracın sürücü ... söz konusu araç ile Beyşehir İlçesi istikametinden Isparta İline seyir halindeyken km 23+600 geldiğinde yine aynı istikamette seyreden davalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı traktörün arkasında takılı bulunan römorkun arkasından önce sol şeride geçip tekrardan gidiş istikametine göre yolun sağ kısmından yoldan çıkması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili ...'a ait ... plakalı araç kaza sonrasında oluşan hasarı sebebiyle █████/2022 tarihinde trafikten çekildiğini ve trafikten çekme şerhli █████/2022 tarihinde 90.000 TL( Doksan Bin Türk Lirası)'na satıldığını, araçta meydana gelen zararın büyüklüğü, zararın tazmin edilmemiş olması nedeniyle müvekkilinin aylarca araba kullanamadığını, bu nedenle aracı kullanamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin ödenmesi gerektiğini beyanla; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. madde gereğince ( belirsiz alacak davası ) yargılama sonucunda miktarın belirlenmesinden sonra bedel artırımı hakları saklı kalmak kaydı ile maddi tazminat için 100,00 TL. ( şimdilik harç bakımından ) temerrüt tarihi / kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen ( sigorta poliçesindeki sorumluluk ve limitiyle bağlı kalınarak ) tahsili ile müvekkiline verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. madde gereğince ( belirsiz alacak davası ) yargılama sonucunda miktarın belirlenmesinden sonra bedel artırımı hakları saklı kalmak kaydı ile aracın kullanılamaması nedeniyle mahrumiyet bedeli için 100,00 TL. ( şimdilik harç bakımından ) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte araç maliki davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili şirket; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, poliçe limitinin üstündeki miktarlarlardan sorumlu olmadığını, araç mahrumiyet taleplerinin poliçe kapsamında olmaması sebebiyle reddinin gerektiğini, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, aracın tamirinin ekonomik olmadığının tespiti durumunda çekme belgesi ibraz edilmeden tazminatın ödenmesine hükmedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur oranının tespiti bakımından dosyanıN Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini beyanla; Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili dava değeri artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107.maddesi uyarınca 100 TL maddi tazminat taleplerini( hasar tazminat bedeli ) 42.400 TL artırarak 42.500 TL'ye yükseltilmesine ve temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden avans faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sigorta poliçesindeki sorumluluk ve limitiyle bağlı kalınarak ) tahsili ile müvekkiline verilmesine, HMK 107.maddesi uyarınca 100 TL araç mahrumiyet taleplerini 3.087,50 TL artırarak 3.187,50 TL'ye yükseltilmesine ve kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte araç maliki davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:Hasar Dosyası, SBGM ilgili evrakı ilgili birimlerden getirtilmiştir.Adli- Trafik Kusur bilirkişi ... ve Sigorta Eksperi bilirkişi ... █████/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun Madde-56/ 1-A (Şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek) Asli kural ihlali olup %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı traktör Sürücüsü ... bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun da belirtilen Madde-31/ 1-a (Özelliklerine ve cinslerine göre, Yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçleri, araçlarda bulundurmamak, kullanmamak veya kullanır şekilde bulundurmamak.) Kuralını ihlalden olayda tali olup %25 (yüzde yirmi beş) oranında kural ihlalinde bulunduğunu, dosya içeriği itibariyle; başvuruya konu ... plakalı araçla ilgili yukarıda belirtilen değerlendirmeler neticesinde araçta hasar tazminat tutarı tespit edilemediğini, davacı araç üzerinde meydana gelen hasar ve yapılan onarımlar dikkate alındığında; aracın onarımının “10" gün süreceği değerlendirildiğini, bu süreye göre araç mahrumiyet bedelinin █████/2022 kaza tarihi itibariyle KDV dahil 3.325.-TL olduğu kanaatine varılmıştır.Sigorta Eksperi bilirkişi ... █████/2025 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun Maddi (Şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek) Asli kural ihlali olup %75 (yüzde yetmiş bes) oranında kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı Traktör Sürücüsü ... bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun da belirtilen Madde-31/1-a (Özelliklerine ve cinslerine göre, Yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçleri, araçlarda bulundurmamak, kullanmamak veya kullanır şekilde bulundurmamak.) Kuralını ihlalden olayda Tali olup %25 (yüzde yirmi beş) oranında kural ihlalinde bulunduğunu, dosya içeriği itibariyle; başvuruya konu araçla ilgili yukarıda belirtilen değerlendirme neticesinde konu aracın mevcut fotoğraflar ve dosya içeriğindeki “çekici üzerindeki video” tetkiki ile hava yastıklarının açık olduğu, sol yan kaporta aksam, tavan sacı, sol ön yürür aksam, arka torsiyon ve ön kısımlarından hasarlandığını; onarımının ekonomik olmadığını, yapılan piyasa araştırmaları sonucunda, detaylı olarak farklı galeriler ile yapılan görüşmeler neticesinde; aracın hasarsız emsallerinin piyasa satış değerinin kaza tarihi itibariyle ortalama 265.000.-TL olduğunu, başvuran aracın üzerindeki hasar boyutu incelendiğinde aracın onarım bedelinin piyasa bedeline yaklaşması nedeniyle onarımının ekonomik olmadığı pert total işlem görmesinin uygun olabileceğini, dosya içeriğindeki evrak tetkikinden, konu aracın 90.000.-TL bedel ile satışının yapıldığını, sovtaj değerinin uygun olduğunu, hasar tazminatı olarak 175.000.-TL olduğunu, davalı ... plakalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğunu, kusur oranında hasar tazminat tutarının 43.750.-TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin tazminat tutarından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.... Sigorta Eksperi bilirikşi ... , ... Sigorta Eksperi bilirkişi ... ve ... Sigorta Eksperi bilirkişi ... █████/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Dosya muhteviyatı incelendiğinde kaza tarihinin 17.08.2022 olduğunu, davacının aracını 90.000,00 TL karşılığında çekme belgeli olarak 13.09.2022 tarihinde sattığını, davacı sigorta şirketine ise hasar tazminat başvurusunu 14.11.2024 tarihinde yaptığını, davacı sigorta şirketinin hasar dosyası açtığı fakat dava konusu aracın başvuru tarihinden yaklaşık iki yıl önce satışı gerçekleştiği için ekspertiz incelemesinin bulunmadığını ve davacı tarafa ödeme yapılmadığını, dava konusu aracın yaptıkları araştırmalar sonucu kaza tarihindeki piyasa değerinin 260.000,00 TL, kaza tarihindeki sovtaj değerinin 90.000.00 TL olacağının tespit edildiğini, dava konusu kazası sonucu piyasa değerinden sovtaj değeri çıkartıldığında hasar tazminat bedelinin 170.000,00 TL olduğunu, davacının uhdesinde kalan %75 lik kusur tenzilatı sonrasında ödemeye esas hasar tazminat bedelinin 42.500,00 TL olacağını, 27.02.2025 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde aracın km bilgisi olamadan araştırma yapıldığını, dosya muhteviyatında yer alan araç satış sözleşmesi incelendiğinde aracın km seviyesinin 216.000 olduğunun beyan edildiği görüldüğünü 27.02.2025 tarihli bilirkişi raporu ile taraflarından hazırlanan rapordaki rayiç bedel farkının km seviyesi bilinmeden araştırma yapılmasından kaynaklandığı düşünüldüğünü, Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine göre sigortacının tazminat borcunu ödemesi için sigortacıya verilen makul süre kırkbeş gündür. Tazminat borcu ödendikten sonra yeni bir araç alım süresi sigortalının kendisine kalmış olup yeni bir araç hemen de alınabilir. Türk Ticaret Kanunu Hükümlerinde göre kaza tarihindeki yeni bir araç alımı için geçecek makul sürenin 45 gün olacağını, toplam araç kiralama bedelinin 15.000,00 TL olduğunu, amortisman giderleri düşüldüğünde araç mahrumiyet bedelinin 12.750,00 TL davacının uhdesinde kalan %75 lik kusur tenzilatı sonrasında ödemeye esas araç mahrumiyet bedelinin 3.187,50 TL olacağı kanaatine varılmıştır.3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49
:"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür"TBK madde 50
:"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır"Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1:"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur",KTK madde 85
:“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”KTK madde 88
:“Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilirAyrıca davalı sigorta şirketi yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının mülkiyetine fakat dava dışı sürücü ...'ın kontrolünde olan ... plakalı araç ile davalı ...'in kontrolündeki ... plakalı traktör arasında trafik kazası gerçekleştiği, ilgili kolluk birimi tarafından tutulan tutanağa göre, dava dışı sürücü ...'ın KTK madde 56/1-a gereği şerit değiştirme kurallarına uymadığı, davalı sürücünün ise KTK madde 31/1-a gereğince gerekli araç ve gereçlerin bulundurulmaması nedeniyle kusurlu olduklarının belirlendiği, davacının davalı sigorta şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu fakat herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davacının hasar tazminatı ve mahrum kalma bedelini talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; dava dışı sürücü ...'ın KTK madde 56/1-a gereği şerit değiştirme kurallarına uymadığı bu sebeple yüzde yetmiş beş (%75) oranında, davalı sürücünün ise KTK madde 31/1-a gereğince gerekli araç ve gereçlerin bulundurulmaması nedeniyle yüzde yirmi beş (%25) oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, davacının sahip olduğu araç yönünden hasar bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin; 42.500,00 TL hasar bedeli ve 3.187,50 TL mahrum kalma bedeli olarak belirlendiği, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sürücünün zarar veren diğer davalı sigorta şirketinin ise ZMSS kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;-Arabuluculuk ücretine ilişkin itirazda;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.Hüküm
: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:Davanın KABULÜ İLE,1-Dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 42.500,00 TL'nin davalı sürücüden olay tarihi olan █████/2023'den sigorta firması yönünden █████/2023 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,2-Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 3.187,50 TL'nin davalı sürücü'den olay tarihi olan █████/2023'ten tibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,3-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 3.120,91 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 1.204,41 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.916,50 TL harcın; 1.782,79 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 133,71 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı olan 1.204,41 TL'nin; 1.120,38 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 84,03 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcının 397,77 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 29,83 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan masraf olan
: 21.990,00 TL'nin; 20.455,81 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.534,19 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,8-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin 27.906,98 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.093,02 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,9-Karardan sonra yapılacak masrafların % 93 'lik kısmının tüm davalılara müştereken ve müteselsilen, % 7 'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıya yüklenmesine,10-Davalıların yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,11-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,1 nolu karar yönünden; davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı .2 nolu karar yönünden; davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip Hakim