Anahtar kelimeler: Ellibin Artacağı Amerikan Çıkma Doları Noterde Sicili Söylenerek Noter Pay

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ----- arasında ---- Noterliği 21.05.2021 tarihli ----- yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile pay devri yapılan şirketin bilgileri, ...,---Ticaret Sicili Müdürlüğü --- sicil numarasıyla kayıtlı,---- adresinde kayıtlı limited şirket olduğunu, Noter sözleşmesinde 50 adet pay devrine karşılık olarak 50.000(ellibin) TL ödendiği, ancak gerçekte bu işlem için 25.000 Amerikan Doları ödendiğini, Noterde pay bedelinin yüksek olması halinde noter işlem ücretlerinin de aynı oranda artacağı söylenerek müvekkilini yanılttığını, şirketin elektronik ürünler alıp sattığı ve yüksek karlılık oranına sahip olduğu söylenerek müvekkilini ikna ettiğini, ancak pay devrinden sonra davalı ile tekrar iletişim sağlanamadığını, aile bireyleri aracılığıyla kendisine ulaşılmaya çalışılmışsa da ulaşılamadığını, resmi şirket adresi olarak görünen yere gidildiğinde o adreste şirkette ilgili herhangi bir faaliyet olmadığı görüldüğünü, davalının, benzer işlemlerle başkalarını da yanıltarak ortaklıklar kurduğunu müvekkili tarafından sonradan öğrenildiğini, şirketin vergi borçları olduğundan endişe eden müvekkili vergi dairesine giderek sorgulama yaptığında şirketin takribi sekiz bin lira vergi borcu olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine davalıya ----Noterliğinden ------ yevmiye numaralı 11.07.2023 tarihli ihtarname gönderilerek şirket ortaklığına son verilmesi için çağrıda bulunulduğu ve ortaklık için ödenen bedelin kendisine geri ödenmesi aksi halde yasal sürecin başlatılacağı bildirildiği, noterden gelen tebliğ mazbatasında ihtarnamenin muhatabın taşınması nedeniyle tebliğ edilemediği yazdığını, davalının MERNİS sisteminde kayıtlı adresi bulunmadığından 21/2 tebligatı da gönderilemediğini, davalıya ailesi ve ortak tanıdıklar üzerinden ulaşılmış ancak davalı, müvekkil ile görüşmeyi reddettiğini, davalının, müvekkilinin telefonlarına cevap vermemesi, kendisiyle doğrudan veya dolaylı başka herhangi bir iletişim kanallarının işlevsiz kalması, şirket adresinin boş olması, şirketin devam eden reel bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin vadedildiği gibi bir kar getirisinin olmaması, pay devir sözleşmesinin bilerek yanlış düzenlenmesi, şirketin tek yetkilisinin hala davalı olması nedeniyle doğmuş ve doğacak borçlandırıcı işlemlerden ve vergi borçlarından endişe edilmesi nedenleriyle TTK 638. Maddesi uyarınca şirket ortaklığına son verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ile ön inceleme duruşma davetiyesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacının davalı şirketten haklı nedenle çıkmasına ilişkin davadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “limited şirketlerde çıkma” kavramı üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.
Daavcının bildirdiği tüm belge ve dokümanların toplandığı, ---- Noterliği, ----- Vergi Dairesi, --- Noterliği ve --- yazı cevaplarının dosya içerisine alındığı anlaşılmıştır.
Limited şirketlerde ortakların ortaklıktan doğan şahsi ve mali hakları söz konusudur. Ortakların pay hakkı, şirket kârına katılma hakkı gibi mali haklarının yanı sıra, oy kullanma hakkı, ortaklığı yönetim ve idare hakkı gibi şahsi hakları mevcuttur.Limited şirketlerde ortağın şahsi haklarından biri de dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 551. (6102 sayılı TTK’nın 638.) maddesinde düzenlenen, ortağın ortaklıktan çıkma hakkıdır. Çıkma hakkı, ortağın özgür iradesi ile ortaklıktan çıkma istemini içerir. Çıkma hakkını kullanarak ortaklıktan ayrılan ortağın, ortaklığa ait bütün hak ve mükellefiyetleri sona ererek şirketle arasındaki bütün ilişkisi kesilmiş olacaktır.
Limited şirketlerde ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Bunun için ortağın çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gereklidir. Bu temel 6762 sayılı TTK’nin 551. (6102 sayılı TTK’nin 638.) maddesi gereğince ya esas sözleşmesel ya da kanuni olabilir. Başka bir deyişle bu temel, ya şirket sözleşmesinin ortağa şirketten tek yanlı irade ile çıkma hakkı veren bir hükmü ya da kanunun ortaklara belirli koşullarda çıkma hakkı tanıyan düzenlemesidir.
6762 sayılı TTK’nin 551/1. (6102 sayılı TTK’nin 638/1.) maddesi “şirket mukavelesiyle ortaklara şirketten çıkma hakkı verilebileceği gibi bu hakkın kullanılması muayyen şartlara da tabi tutulabilir” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, limited şirket sözleşmesi ile ortaklara şirketten çıkma hakkının tanınması veya bu hakkın kullanılmasının belirli şartlara bağlanması mümkündür. Ayrıca bu hakkın kullanılması için sözleşme özgürlüğü kapsamı içinde bazı şartların varlığı da gerekli kılınabilir.Şirket sözleşmesi ile ortaklara tanınan çıkma hakkı, hukuki açıdan onlara tanınmış bozucu yenilik doğuran bir haktır. Ortak bu hakkını kullanıp çıkma iradesini ortaklığa ulaştırdığında çıkma gerçekleşir, ayrıca bu beyanın şirket tarafından kabulüne gerek yoktur.
Limited şirkette ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir diğer durum ise 6762 sayılı TTK’nin 551/2. (6102 sayılı TTK’nin 638/2.) maddesinde yer alan “Her ortak, muhik sebeplere dayanmak suretiyle şirketten çıkmasına müsaade edilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talep edebilir” şeklindeki düzenlemedir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir.Limited şirket ortağı tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davası ileriye etkili hüküm ifade eden bozucu yenilik doğuran bir dava olup, bu davada çıkmayı gerçekleştiren irade mahkeme kararıdır. Mahkemenin çıkmaya ilişkin kararı şirketle ortak arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirir ve sonuçlarını dava tarihinden değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur. Hemen belirtilmelidir ki, ortak tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davasında davacının ortaklık sıfatının kararın kesinleştiği tarihe kadar devam etmesi gerekmektedir. Zira haklı sebebe dayalı çıkma davasında verilen çıkma kararı, sonuçlarını kararın kesinleştiği tarih itibariyle doğuracağından davacının bu tarihte ortak olması gerekmektedir.
TTK’nın 638/2. maddesine göre "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” Anılan düzenlemede “haklı sebeplerin” neler olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Bu durumda şirketlerin kuruluş gayesi dikkate alınarak; aynı amaç için birlikte sermaye koyup emek vererek çalışma, dayanışma ve karşılıklı güven ortamının sağlanması gayelerine aykırı düşen; şirketin çalışmasını, devamını, ortaklarına kazanç sağlamasını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkânsız hale getiren davranışların haklı neden olarak kabulü gerekmektedir. Kuşkusuz haklı nedenler sınırlı olmayıp, iddia edilen eylemlerin haklı neden oluşturup oluşturmadığı her somut olayın özelliğine ve koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, davalı şirketin diğer ortağı ile davacı arasında güven ilişkisinin kalmadığı, şirketin kuruluş amacına yönelik herhangi bir faaliyetin bulunmadığı dikkate alınarak davacının ortaklıktan çıkma talebi yönünden haklı nedeninin olduğu kanaatine varılmış, davacının ortaklıktan çıkma payı talebi olmadığı dikkate alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacı ...’ün davalı ... (sicil no: ------) ortaklığından çıkmasına izin verilmesine,
2-Davacının ortaklıktan çıkma payı istemediği dikkate alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 793,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre 45.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!