Anahtar kelimeler: Fethiye Kastla Onanmak Olası Gönderdiği Görüşü Ret İçindeki İstemleri Direnme

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2025/2 E., ████████ K.SUÇ
: Olası kastla nitelikli öldürmeKARAR
: DirenmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, bozmaSanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;Sanık müdafiinin, yasal süre içindeki temyiz isteminden sonra sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 21.05.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2025/2 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı, katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile; sanık hakkında maktulün terkinin ölümün meydana gelmesinde etkisi olması nedeniyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87/4. maddesi gereğince cezalandırılması yerine, fiilin olası kastla öldürme suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek suç vasfında yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2025/2 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında olası kastla nitelikli öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-e, 21/2, 62... . maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; olası kast hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.2.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın olası kast ve takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılması ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. ÖN SORUN VE OYLARIN KULLANILMASI (5271 sayılı Kanun'un 229. maddesi)İnceleme konusu dosyada yapılan müzakere neticesinde Başkan vekili ... tarafından 5271 sayılı Kanun'un 229/1. maddesi uyarınca oyların toplanmasına geçilmiş, sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu oy birliği ile kabul edildikten sonra suçun vasfı hususunda kıdem sırasına göre yapılan oylamada Üye ... eylemin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-e maddesindeki nitelikli öldürme suçunu, Üye ... eylemin aynı Kanun'un 97/2. maddesi yollamasıyla 87/4. maddelerindeki kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu, Üye ... eylemin aynı Kanun'un 97/1. maddesi yollamasıyla 87/4. maddelerindeki kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu, Üye ... eylemin aynı Kanun'un 82/1-d-e ve 21/2. maddelerindeki olası kastla nitelikli öldürme suçunu, Başkan vekili ... ise aynı Kanun'un 82/1-d-e maddesindeki nitelikli öldürme suçunu oluşturduğu görüşüyle oy kullanmışlardır. Bu oylama sonucunda herhangi bir görüşün Kanun'un aradığı şekilde oy çokluğunu sağlayamadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 229/3. maddesi uyarınca sanığın en aleyhine olan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-e maddeleri kapsamında nitelikli öldürme suçuna ilişkin kullanılan oylar suç vasfı ve yasada öngörülen ceza miktarına göre kendisine daha yakın olan aynı Kanun'un 82/1-d-e ve 21/2. maddelerindeki olası kastla öldürme suçundan yana kullanılan oya eklenmek suretiyle çoğunluk sağlanmış ve sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-e ve 21/2. maddeleri uyarınca olası kastla nitelikli öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilmiş, eylemin nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğu yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.IV. GEREKÇE1.Sanığın doğumdan sonra bebeği beslemediği, göbek kordonunu bağlamadığı ve ekim ayında gece saat 00: 09... :12 arasında inşaat alanına bıraktığı, sanığın bebeği bıraktığı saat ve mevsim itibariyle de bebeğin doğum sonrası terk edilmesinin ölüm meydana gelmesinde etkisi olduğunun kabulü gerektiği, sanığın eylemi sonucunda bebeğin ölümünün muhakkak ve kesin olmayıp muhtemel olduğu, sanığın da muhtemel bu neticeyi istememekle birlikte göze alıp kabullendiği anlaşılmakla Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmüştür.2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından olası kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.3.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın maktule yönelik eylemi sebebiyle davaya katılan ve kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.V. KARAR1. Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2025/2 Esas, ████████ Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz dilekçesi öne sürdükten sonra, sanığın ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,3. Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2025/2 Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin14/1. maddesi uyarınca 48.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde karar verildi.(M) (M) (M) (M)KARŞI OYYapılan yargılamaya ve incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'ın hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen inceleme dışı ... ile ilişkisinden dünyaya getirdiği maktul bebeğini doğumdan hemen sonra makasla kestiği göbek kordonunu bağlamaksızın evin dışındaki boş kovaya bıraktığı, ardından eve dönerek ortalığı temizlediği ve sonrasında sürücülüğünü diğer sanık ... ...'ın yaptığı motosiklete binerek yanına aldığı maktul bebeği bir torba içindeinşaat halindeki tenha alana bıraktıktan sonra olay yerinden ayrıldığı, maktul bebeğin burada hayatını kaybettiği, 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22.12.2021 tarihli raporuna göre rahim içi gelişim gösteren bebeğin canlı olarak doğmuş olduğu, ölümün rahim içinde oluşan akciğer enfeksiyonu, yaygın amniyon ve mekonyum aspirasyonuna bağlı solunum yetmezliği sonucu meydana gelmiş olabileceği gibi doğum sonrası göbek kordonunun bağlanmaması, soğuk ortamda bırakılması gibi nedenlerle veya bunların müşterek etkisiyle meydana gelmiş olabileceğinin ve mevcut verilerle bu mekanizmalar arasında tıbben ayrım yapılamadığı, bebeğin doğum sonrası vakit kaybetmeden göbek kordonunun bağlanması, vücut ısısının yükseltilmesi, emzirilmesi ve hastaneye getirilmesi gerektiği ancak tüm bunların yapılması durumunda da kurtulmasının kesin olmadığının mütalaa edildiği anlaşılan olayda;Dairemizin yerleşik uygulamaları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirildiğinde, canlı doğduğu tartışmasız olan yaşı ve fiziksel durumu itibariyle beslenmeden ve giydirilmeden yaşamını sürdürme şansı bulunmayan üstelik göbek kordonu dahi bağlanmamış olan maktul bebeğin doğumundan çok kısa bir süre sonra annesi sanık tarafından tenha bir inşaat mahallinde bırakılmasının mutlak suretle ölüm neticesini doğuracağının muhakkak olmasına göre, raporda belirtilen diğer tıbbi hususların bu ölüm neticesi bakımından nedensellik bağını kesmeyeceği, bu açıdan sanığın eyleminin doğrudan kastla nitelikli öldürme suçunu oluşturduğu ve Mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı düşüncesiyle hükmün bozulması gerektiği görüşündeyiz. 18.11.2025KARŞI OYSanık ...'nin yeni doğan çocuğunu öldürdüğü iddasıyla açılan kamu davasında uyuşmazlık konusu sanığın sübuta eren eylemin nasıl vasıflandırılacağı hususundadır.Sanık ... 31 yaşında olup evlilik dışında ailesinden gizlice dünyaya getirdiği maktulün sağ doğumundan sonra onu bir kundağa sarmış, göbek kordonunu bağlamaksızın Ekim ayında insanların bulabilecekleri bir bölgeye bez torba içerisinde bırakmış, bebeği bulan işçiler hastaneye getirmiş ancak bebek hayatını kaybetmiştir.Bebek cesedi üzerinde yapılan incelemeler sonucu Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; bebeğin ölümünde rahim içinde geçirdiği akciğer enfeksiyonu ile doğumdan sonra soğuk ortamda kalmasının her ikisininde etkili olduğu, bebek zamanında göbek kordonu bağlansa, emzirilse ve hastaneye getirilse de yine kurtarılamayabileceği bildirilmiştir.Olayın oluş şekli dikkate alındığında bebeğin ölümünün sanık tarafından bebeğin muhakkak öleceği bir yere bırakıldığı için veya medeni hukuktan kaynaklanan bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihmal edilmesi nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas raporu doğrultusunda sübuta ermediği, şüpheli kaldığı ve ancak sanığın terk ettiği sabit olan bebeğinin bu olaydan sonra öldüğü, böylelikle terk suçunu işleyen sanığın bu terk sonucu bebeğinin ölümünden sorumlu olacağı böylece TCK 97/2, 87/4. maddeleri gereği sanığın sorumlu olduğu kanaati ile sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğuna dair çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 10.12.2025KARŞI OYAtılı davada uyuşmazlık konusu olan husus sanığın eyleminin nasıl vasıf kazanacağı yolundadır.Sanık anne ... boşanma sonrası birden fazla kişi ile cinsel birliktelik yaşamış son arkadaşı .. isimli şahsın kendisine tecavüz ettiğini ve bunun sonunda hamile kaldığını fark ederek maddi zorluk nedeniyle çocuğu aldıramamış nitekim aile apartmanında çocuklarını üst kata göndererek 04.12.2022 tarihinde bir erkek çocuk doğurarak göbek bağını kesmiş ama bağlamamıştır. Bu olayın duyulmasını önlemek maksadıyla akrabası olan ...'i çağırıp kendisini kız kardeşinin evine bırakmasını istemiş ... gelmeden doğurduğu bebeği bir cekete sarıp ve torbaya koyarak motosiklet ile birlikte hareket etmeye başlamışlardır. Bir süre sonra Postane sokağı yakınında sanık ...'den durmasını kardeşine bir şey verip geleceğini söyleyerek motosikletten inmiş bebeğin olduğu poşeti bir inşaat yakınına taş üzerine bırakmıştır.Bebeğin ölüm sebebini Adli Tıp net olarak belirleyememiş, ölümün doğumundan önce rahimde oluşan akciğer enfeksiyonu nedeniyle olmasının muhtemel olduğu kadar soğukta gece bırakılmasından kaynaklı olabileceğini bildirip hiçbir ölüm sebebine üstünlük tanımamıştır.İncelenen bu davada annenin aile hukukundan kaynaklı garantörlük vasfının olduğu ve yeni doğan bebeğin kendini savunmaktan uzak olduğu açıktır. Gerek bebeğin bırakıldığı yerin ıssız bir orman gibi ücra bir köşe olmaması ve şehir içinde bulunması gerek annenin bebeği korumak için onu cekete ve bez torbaya sarması ve en önemlisi ölümün hipotermi ve aç bırakılmaya bağlı olduğunun kesin olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde koşulların sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle sanık eyleminin TCK 97/2. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir.Bu gerekçelerle sanık hakkında olası kastla ve ruh ve beden bakımından kendisini savunamayacak bebeği öldürme suçundan verilen kararın onanması suretiyle suç vasfının nitelikli adam öldürme olarak belirlenmesine iştirak etmiyorum. 03.12.2025