Anahtar kelimeler: Karataykonya Spiral Borusu Termal Döşenmesi Tesise Sondaj Ekte Borularını Sok

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINAKONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:ASIL DAVADA VE BİRLEŞEN DAVADADAVACI
:VEKİLİ
:ASIL DAVADA VE BİRLEŞEN DAVADADAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Alacak / TazminatBİRLEŞEN DOSYADAVA TARİHİ
:ASIL DOSYADAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen davalara ilişkin Alacak/Tazminat taleplerinin yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, ... Mahallesi ... Sok. No: 94 42000 Karatay/Konya adresinde inşa ettiği termal tesise sondaj borusu kurulumu ve altyapı işleri için davalıyla "6mm Ø168 Spiral Kapalı Sondaj Borusu" alımı ve döşenmesi konusunda anlaştıklarını, söz konusu ticari ilişkiye dair fatura ekte yer aldığını, davalı şirket sondaj borularını davacıya teslim ettiğini, davacı da söz konusu boruları termal tesis için açılan kuyuda kullandıklarını, kısa bir süre sonra kuyuda sorunlar baş göstermeye başladığını, boruların kuyudan tekrar çıkarılması işlemlerine başlandığını, kuyudan çıkan borularda deformasyon/bükülme olduğu ve boruların koptuğunun tespit edildiğini, faturadan da anlaşılacağı üzere; davalının davacıya 6 mm kalınlığında spiral kapalı sondaj borusu teslim etmesi gerektiğini, ancak kuyuda ortaya çıkan sorun nedeniyle yapılan müdahaleler neticesinde öncelikle borunun 6 mm değil 4 mm olduğunun tespit edildiğini, mevcut durum ve malzemede ilk inceleme ile tespit edilen ayıbın davacı şirket yetkilileri tarafından davalıya aynı gün telefonla bildirildiğini ve whatsapp üzerinden de durumu gösteren video kaydının gönderildiğini, ayıp ihbarını 29.11.2023 tarihinde gerçekleştirdiğinin ortaya çıkacağını, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesince de borular üzerinde tespit yaptırıldığını, bu raporda da boruların mekanik özelliklerinin çok düşük olduğunun ortaya çıktığını belirterek, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile dava sonundaki alacaklarının tahsil imkanının kalmama ihtimali, uyuşmazlığın tipik olması, yaklaşık ispata yönelik maddi ve yoğun delillerin bulunması sebebiyle malvarlığının elden çıkarılması halinde yargıya yeni sorun, iş yükü ve uyuşmazlıklarının gelecek olması, uyuşmazlık konusunun yasanın aradığı gibi olması nedeniyle İİK 257 vd. gereğince davalı tarafın araç ve taşınmazları üzerine alacağa yetecek oranda teminatsız, aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile; kullanılamayan ayıplı boruların bedeli için şimdilik 274.944,00 TL (Kısmi alacak), kullanılamaz hale gelen sondaj kuyusu yerine açılan yeni sondaj kuyusunun rayiç bedeli için şimdilik 100,00 TL (Belirsiz alacak), inşaatın gecikmesinden kaynaklı zararlar için şimdilik 100,00 TL (Belirsiz alacak) olmak üzere toplam 275.144 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılamayan ayıplı boruların bedeline ödemenin yapıldığı, diğer alacak kalemlerine zararın meydana geldiği tarihten itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu boruların döşenmesi işi başka bir şirket tarafından yapıldığı halde davanın yalnızca davacıya yöneltilmesi haksız ve kötüniyetli olduğunu, dosya kapsamındaki aleyhe hususların kabulü anlamına gelmemekle beraber Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası kapsamında hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Borunun faturada belirtilen et kalınlığından daha ince bir et kalınlığına sahip olmasının Borunun Kendi Ağırlığından Kaynaklı Olarak Kuyu İçerisinde Eğilmesine/ Deformasyona Uğramasına Sebep Olmayacağı, Davaya Konu Boruların Kuyuya Bırakılması Esnasında Da Bir Sorun Yaşanmış Olabileceği (borular Yukarıdan Kuyu Tabanına Bırakılmış Olabileceği Veya Metraj Hesaplaması Yanlış Yapılıp Boru Üzerine Takımla Basılmış Olabileceği)" şeklinde borulardaki deformasyonun et kalınlığı ile ilgili olmadığı, döşeme esnasında bir sorun oluşmuş olabileceği vurgulandığını, tespit dosyası ve ilgili bilirkişi raporu ışığında meydana gelen zararın sondaja ilişkin sürecin hatalı şekilde yürütülmesinden meydana gelmiş olabileceği açık olup davanın ... Limited Şirketi'ne yöneltilmesi gerektiği halde yalnızca davacıya yöneltilmesi haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının iddia ettiği şekildeki bir ayıbın iki gün içinde belirtilmesi gerektiğini, borulardaki milimetreye ilişkin ayıbın gizli ayıp olduğunun kabul edilemeyeceğini, ayıbın süresinde bildirilmediğini, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespiti kabul etmediklerini, 840 metre derinlikte bir kuyu için çalışma yaptığını iddia eden davacı taraf davalıdan yalnızca 358 metre boru satın aldığını, hâl böyle iken kuyu açma işinde kullanılan boruların tamamının davalıdan alınmış olmasının mümkün olmadığı açık olup davacı tarafın aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, filtreli boruların yer altından çıkarılması sırasında sünme yapmış olma ihtimali oldukça yüksek olduğu gibi sondaja ilişkin sürecin hatalı şekilde yürütülmüş olması neticesinde boruların zarar görmüş olması da kuvvetli bir ihtimal olduğunu, davacının yapılan işe uygun olmayan tipte boru seçimi yapmasında davalının kusuru bulunmadığı gibi davalı doğan sonuçtan da sorumlu olmadığını, davacının ihtiyati hacze ilişkin talebinin yerinde olmadığını, reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... Mahallesi ... Sk. No:... Karatay/Konya adresinde inşa ettiği termal tesise sondaj borusu kurulu ve alt yapı işleri için davalı ile anlaşma yaptıklarını, davalının sondaj borularını müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin de söz konusu boruları termal tesis için açılan kuyuda kullandığını, kısa bir süre sonra kuyuda sorunların yaşandığını, boruların tekrar çıkarıldığını ve kuyudan çıkan borularda deformasyon olup boruların koptuğunu, yapılan incelemelerde borunun 6 mm yerine 4 mm kalındığında olduğunun tespit edildiğini, bu durumun kayıt altına alınması için . Sulh hukuk mahkemesine müracaat ederek ... D. İş sayılı dosyasında alınan raporda ayıbın yalnızca kalınlıkta değil başka hususlardan da kaynaklandığının tespit edildiğini, davalının açık şekilde kötü niyetli olarak ayıplı ürünü müvekkiline teslim ettiğini, davalının ağır kusurlu ve hileli davranışı nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin davaya konu boruların sebebiyet verdiği hasarlar nedeniyle de zarara uğradığını, müvekkilinin kullanılamayan ayıplı boruların bedelinden, kullanılamaz hale gelen sondaj kuyusu yerine açılan yeni sondaj kuyusunun rayiç bedelinden ve inşaatın gecikmesinden kaynaklanan zararlarının tazmini hususunda Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden dava ikame edildiğini, izah edilen nedenlerle öncelikle davanın kabulüne, müvekkilinin uğradığı zararların davalıdan tazminine, Mahkememiz nezdinde açılan işbu dosyanın Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu boruların döşenmesi işi başka bir şirket tarafından yapıldığı halde davanın yalnızca davacıya yöneltilmesi haksız ve kötüniyetli olduğunu, dosya kapsamındaki aleyhe hususların kabulü anlamına gelmemekle beraber Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası kapsamında hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Borunun faturada belirtilen et kalınlığından daha ince bir et kalınlığına sahip olmasının Borunun Kendi Ağırlığından Kaynaklı Olarak Kuyu İçerisinde Eğilmesine/ Deformasyona Uğramasına Sebep Olmayacağı, Davaya Konu Boruların Kuyuya Bırakılması Esnasında Da Bir Sorun Yaşanmış Olabileceği (borular Yukarıdan Kuyu Tabanına Bırakılmış Olabileceği Veya Metraj Hesaplaması Yanlış Yapılıp Boru Üzerine Takımla Basılmış Olabileceği)" şeklinde borulardaki deformasyonun et kalınlığı ile ilgili olmadığı, döşeme esnasında bir sorun oluşmuş olabileceği vurgulandığını, tespit dosyası ve ilgili bilirkişi raporu ışığında meydana gelen zararın sondaja ilişkin sürecin hatalı şekilde yürütülmesinden meydana gelmiş olabileceği açık olup davanın ... Limited Şirketi'ne yöneltilmesi gerektiği halde yalnızca davacıya yöneltilmesi haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının iddia ettiği şekildeki bir ayıbın iki gün içinde belirtilmesi gerektiğini, borulardaki milimetreye ilişkin ayıbın gizli ayıp olduğunun kabul edilemeyeceğini, ayıbın süresinde bildirilmediğini, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespiti kabul etmediklerini, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmeler ışığında davacının zarar iddiasına konu olayın davalıdan satın alınan borulardan kaynaklanmadığı, sondaj çalışmasının hatalı yapılması neticesinde oluştuğunun sübut bulduğunu, boruların kuyuya bırakılması esnasında bir sorun yaşanmış olabileceği ifade edilmiş olduğu, kuyuda meydana gelen zararın davalının üretimi borulardan meydana gelmediğinin ortada olduğunu, satın boruların ayıplı olduğunun kabulü anlamına gelmemekle beraber tacir olan davacı kanunen belirlenen süre içerisinde muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğini, davacının 8 günlük süre içinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, olağan bir muayene ile ortaya çıkabilecek bir durum söz konusu olduğu halde davacı tarafça muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmediğini, boruların teslim esnasında davalı tarafça ayıpsız olarak tesliminin gerçekleştirildiğini, dava konusu boraların davalı tarafından üretildiğinin ve davalı üretimi boruların ayıplı olduğunun kabulü anlamına gelmemekle beraber davacı üretim şekli ve standardının üretici insiyatifinde olduğunu peşinen kabul ettiğini, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Mahkememizce Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, Konya . Noterliği'ne, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'ne, Konya . Noterliği'ne, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Defterdarlığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yapılan keşif ile SMMM, Makine Mühendisi ile Harita Yüksek Mühendisi/Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişilerden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava ve birleşen dava, alacak ile tazminat talebine ilişkindir.Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı █████/2025 tarihli ilamı ile dava dosyalarının Mahkememiz dava dosyası ile taraflarının ve dava konularının aynı olması sebebiyle aralarında şahsi bağlantı olduğu gerekçesi ile birleştirme işleminin yapıldığı anlaşılmıştır.asıl davada ve birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili, davacı şirket ile davalının ... Mahallesi ... Sok. No: ... 42000 Karatay/Konya adresinde inşa ettiği termal tesise sondaj borusu kurulumu ve altyapı işleri için davalıyla "6mm Ø168 Spiral Kapalı Sondaj Borusu" alımı ve döşenmesi konusunda anlaştıklarını, davalı şirketin sondaj borularını davacıya teslim ettiğini, davacı da söz konusu boruları termal tesis için açılan kuyuda kullandıklarını, kısa bir süre sonra kuyuda sorunlar baş göstermeye başladığını, boruların kuyudan tekrar çıkarılması işlemlerine başlandığını, kuyudan çıkan borularda deformasyon/bükülme olduğu ve boruların koptuğunun tespit edildiğini, faturadan da anlaşılacağı üzere; davalının davacıya 6 mm kalınlığında spiral kapalı sondaj borusu teslim etmesi gerektiğini, ancak kuyuda ortaya çıkan sorun nedeniyle yapılan müdahaleler neticesinde öncelikle borunun 6 mm değil 4 mm olduğunun tespit edildiğini, ayıp ihbarının yapıldığını belirterek, davanın kabulü ile; kullanılamayan ayıplı boruların bedeli, kullanılamaz hale gelen sondaj kuyusu yerine açılan yeni sondaj kuyusunun rayiç bedelinin ve inşaatın gecikmesinden kaynaklanan zararlarının tazmini talep etmiş, davalı ise dava konusu boruların döşenmesi işi başka bir şirket tarafından yapıldığı halde davanın yalnızca davacıya yöneltilmesi haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının iddia ettiği şekildeki bir ayıbın iki gün içinde belirtilmesi gerektiğini, borulardaki milimetreye ilişkin ayıbın gizli ayıp olduğunun kabul edilemeyeceğini, ayıbın süresinde bildirilmediğini, davacının yapılan işe uygun olmayan tipte boru seçimi yapmasında davalının kusuru bulunmadığı gibi davalı doğan sonuçtan da sorumlu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkememizce talimat yolu ile davacı tanıkları dinlenmiş; davacı tanığı ... dinlenmiş, tanık beyanında; "Konya İli ... Beldesi ... İnşaat firmasına ait jeotermal kuyusu açma firmasında çalışıyorum, kuyu bitiminde ... firmasına verilen siparişte gelen malzemenin verilen standartlara uygun olmadığı, TSE standartlarında olmadığı, verilen siparişin gelen malzemenin standartlarına uygun olmadığına şahitlik ediyorum, malzeme kaliteli değil diye kuyu açma işlemi sonlandırıldı, bundan dolayı maddi zarar oluştu, ne kadar maddi zarar oluştuğunu bilemiyorum, davalının taraflar arasındaki sözleşemeye aykırı davrandığına şahidim, sözleşme gereğince davacıya verilen borularda deformasyon/bükülme meydana geldi, borular koptu, davacıya verilen boruların kalitesiz ve ayıplı olduğuna birebir şahidim, kuyuda mevcut olumsuz durumun tamamen dava konusu delikli borulardan kaynaklandığı eğer borular sağlam ve kaliteli olsaydı kuyu açmaya devam edecektik, davalının malların ayıplı olarak üretiminde ve bu ayıpların gizlenmesinde hileli ve ağır kusurlu olarak hareket ettiğini telefonla hoparlör açık bir şekilde görüşülerek gönderdiği malzemenin kalitesiz olduğu istediğimiz milimetrede olmadığı hasarlı olduğunu söylediler davalı kabul etmedi, ben hoparlör açık olduğundan dolayı duydum, davalıdan alınan ayıplı boruların mukavemetsiz ve yeterli kalitede olmaması sebebiyle, bükülmesi ve kopmasından kaynaklı olarak açılan sondaj kuyusunun kullanılmaz hale geldi, davacı şirket tarafından yeni bir sontaj kuyusu açılarak inşaata devam ediliyor," şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacı firmanın taşeron şirketinde şantiye şefi olarak çalışıyorum. Biz kuyu açtıktan sonra davalının şirketinden muhafaza borusu istedik. Daha sonra borular geldi kuyuya indirdik. 7 inç'lik borunun 2 inç'lik bir boru daha geçirmemiz gerekiyordu. Ancak ince olan boru zemine kadar inmedi takıldı. Bizde bir sıkıntı olduğunu anladık. Bunun üzerine muhafaza borularını tamamen dışına çıkardık. Bir iki borunun büzümüş olduğunu gördük. Takılan yerde büzülme vardı. Bu nedenle ince borunun takıldığını ve inmediğini tespit ettik. Borunun en az 6 mm çapında olması gerekiyordu. Bu şekilde talepte bulunmuştuk, ancak ölçüm yapınca yaklaşık 3,5 - 4 mm olduğu çıktı. Bunun üzerine Şapçcıoğlu firmasını aradık. Kendilerinin gelip ölçmesini görmesini söyledik. Bunun üzerine firmadan gelip ölçütler. Ancak hatalı boru verdiklerini kabul etmediler. Daha sonra davalı firma bilirkişi incelemesi yaptırdı. Bende oradaydım bunları gördüm sonrasında da davanın açıldığını gördüm. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... ... "Davacı şirket yetkilisi babamdır, ben de bu şirkette satın alma bölümünde çalışıyorum, satın alma bölümünde olduğum için davalıya siparişleri ben verdim, biz davalıdan et kalınlığı 6 mm çapında sondaj boruları aldım, düz filtreli boruları da sondaj boruları olarak geçiyordu, bizim aldıklarımızda kapaklı ve düz filtreli sondaj boruları vardı, bu boruları kuyuya döşemesi için başka bir firma ile anlaştık, uygulama sırasında boruda bir sorun olduğu anlaşıldı, kuyudan boru çıkarıldığında boru bükülmüştü, siparişi ben verdiğim için durum bana bildirildi, ben de durumu ...'na ilettim, bizim düz filtreli boru aldığımız başka bir firma yoktu, tamamını davalıdan satın aldık, bizim başka bir yerden düz filtreli boru almışlığımız yoktur, bunu öğrenir öğrenmez durumu hemen davalıya ilettim, telefon yolu ile sözlü olarak whatsaptan da görsel olarak durumu bildirdim, şu an yeni kuyu açılıyor, sonra da sondaj boruları döşenecek, biz başka bir firmadan yeni sondaj boruları aldık, bu olaydan sonra başka bir kuyu açıldı, diğer açılan kuyu kullanılamaz haldedir," şeklinde beyanda bulunmuştur, davalı tanığı ... " ben ... sondaj şirketine işçi olarak çalışıyorum, benim taraflar arasındaki alım satım işinden bilgim yoktur, ancak beni ... çağırdı, davacıya sattığı borularda sıkıntı olduğunu telefon geldiğini söyledi, benim de gidip bakmamı istedi, ben gittiğimde yerde bir boru vardı kopmuştu, borunun ince olduğunu söylediler, ben boruyu ölçmek istedim, ancak bana boruyu ölçtürmediler, bilirkişi çağıracaklarını ölçümün ondan sonra yapılacağını söylediler, ben de bilirkişiyi çağırdıklarında bizi de çağırmalarını istedim ancak bizi çağırmadılar, bizden aldıkları boru 258 m civarında idi oradaki kuyu derinliğinin 800 m civarında olduğunu bize söylediler, bizden aldıkları boru o kuyuya yetişmezdi, borudan kesim yapıp ölçüm yapmama da izin vermediler ben de oradan uzaklaştım. Oradaki boru bizim sattığımız boru olması muamma idi, boru çamurlu idi, ben gittiğimde borunun üzerinde ... ibaresini görmedim, boru çamurlu idi, koptuğunu gördüğüm boru delikli boru idi, gelen müşteriler istediği takdirde boruları ölçeler de teslim alabiliyorlar, dava konusu boruların teslim alınma anını ben görmedim, bu borular tarımsal sulamada kullanılabilir" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... "davalı şirkette usta olarak çalışıyorum, boru alım satımına ilişkin bilgim yoktur, bize liste gelir biz boruyu hazırlar tamamlar göndeririz, davacı için borular 6 milim, 6 lı, filtreli boru ile kapalı boru teslimi yapıldı, ben davacıların teslim alma aşamasında bizzat gelip gelmediklerini hatırlamıyorum, ben borularda sıkıntı olduğuna ilişki haber aldım ancak görgüye dayalı bir bilgim yoktur, ben daha sonra boru kontrolüne vs. gitmedim, normalde sipariş verilen ürünlerin teslimi esnasında satın alınan kişinin gelmesine herhangi bir engel yoktur, gelip kontrol edip boruları teslim alabilir, borularda ki çekme ve akmanın gözle görülmesi mümkün değildir," şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... "ben davalı firmada muhasebeci olarak çalışıyorum, taraflar arasındaki boru alım satımından bilgim vardır, bizim fabrikamızda üretilen borular araca yüklendi ve davalıların istediği yere gönderildi, normalde bizim teklif ettiğimiz satın alınan boruların gelinip ölçülerek teslim alınması idi ancak kabule gelinmedi biz de doğrudan boruları gönderdik, borunun sünmesi ve çekmesine ilişkin davacının şikayeti vardı, boru sündüğü içinde mm olarak daha küçük gelir, düz filtreli sondaj borusunu da davacıya biz sattık, ben olay yerine gitmedim, benim borulardaki sıkıntıya ilişkin duyuma dair bilgim vardır, görgüm yoktur, bizim sattığımız borular tarımsal sulama boruları idi, kapalı boruların TSE standardı belgesi vardır, ancak delikli boruların TSEK belgesi vardır, dedi. Tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün ... E. ... K. sayılı ve Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 16.01.2013 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı)Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari alım satıma neden olan mallarda ayıbın bulunup bulunmadığı, zamanında ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı konusundadır.Ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı konusunda yapılan değerlendirmede; YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Dosya araısnda mevcut deliller, tanık beyankarı ve Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyası dikkate alındığında, davacı tarafından ayıp ihbaroının yapıldığı Mahkememizce kabl edilmiştir.Mahkememizce, keşif icra edilerek, alanında uzman bilirkişi heyetinden taraflar arasındaki anlaşmaya göre eksik veya ayıplı iş olup olmadığı, ayıplı iş ise gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğunun belirlenmesi, dosyaya konu faturalar yönünden taraflara ait defter kaydının incelenmesi hususlarında rapor düzenlenmesi istenilmiştir.Mahkememizce dava konusu sondaj kuyusunun bulduğu yerde refakate SMMM, Makine Mühendisi ile Harita Yüksek Mühendisi/Gayrimenkul Değerleme Uzmanından oluşan bilirkişi heyeti refakate alınarak yapılan keşif sonucunda hazırlanan █████/2025 tarihli raporda sonuç olarak; makine mühendisi bilirkişi keşif mahallinde yapılan ölçü ve incelemeleri neticesinde; 34 adet toplam 272 metre uzunluğunda bazıları, deforme olmuş olan, sondaj boruları tespit edildi. Dosyadaki faturada 358 metre sondaj borusu gözükmekte olup, kalan 86 metre borunun kuyunun içinde kaldığı ve davalının sondaj boruları sacının, kendi internet sitesindeki verilere göre St 37 malzemeden olduğu belirtilmişken, davacının T.S.E. nezdinde, yaptırdığı analiz sonuçlarına göre davalının boru sacının St 33 malzemeden olduğu, sondaj Borusu alımı'na ilişkin 15.11.2023 tarihli fatura bilgilerine göre, 6 mm. et kalınlığında olması gereken "Ø168 Düz Filtreli Sondaj Borularının" ilk 20-30 cm'lik kısımlarının 6,76 mm olduğu, daha sonraki delikli filtreli kısımlarının 4,62 mm. olduğu ve faturadaki 6 mm. et kalınlığı ölçüsü bilgisi ile örtüşmediği için ayıplı olduğu kanaatine varıldığı, St33 tipi boruların Akma Dayanımı 185-(MPa) olup K55 Casing tipi boruların Akma Dayanımı 379-(MPa) olduğu, Casing tipi boruların Akma dayanımı ve çekme dayanımı St33 tipi borulardan 2 kat daha mukavemetli olduğu, yapılan piyasa ve internet araştımaları sonucu bu tür St33 tipi boruların tarımsal sulamada kullanılan borulardan olup, piyasada jeotermal kuyularda, jeotermal sondaj casing tipi boruların, tercih edildiğinin tespit edildiğini, Jeoloji Bilirkişisi: Konya İli Karatay İlçesi ... Mahallesi’nde açılan jeotermal sondaj kuyusunun toplam derinliğinin 840 metre olduğu, kuyu içi teçhizinin sıkışma sonrası yaklaşık 272 metrelik kısmının (8’er metre ve 34 parça) kesilerek alındığı ancak 86 metre techizatın ise kuyu içinde kaldığı, kullanılan techiz borularının (filtreli ve düz boru) ise Jeotermal sahalarda kullanılan Casing tipi boru olmadığı, mevcut Jeotermal kuyunun bu haliyle kullanılamayacağı belirtilmiştir, Fen Bilirkişisi yaptığı inceleme neticesinde; keşif tarihi itibari ile keşif esnasında dava konusu sondaj boru ve malzemelerinin ... Caddesi üzerinde Konya ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel arasında ... Caddesi ve ... sokak kesişimi arasında bulunan alanda olduğunun gözlemlendiğini belirttiği, Mali Bilirkişi; davacı tarafın uyuşmazlık konusu dönemlere ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde usulüne uygun olarak tasdik ettirdiği ve bu defterlere yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre; davalı taraftan KDV dahil 274.944,00 TL tutarında sondaj borusu satın alındığı, düzenlenen faturanın %50 oranında KDV tevkifatına tabi olması nedeniyle 45.824,00 TL tutarındaki KDV'nin yarısının tevkif edilerek vergi dairesine davalı adına ödendiği, kalan 252.032,00 TL'lik bedelin ise kredi kartı aracılığıyla davalı tarafa ödendiği, dava tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı taraftan herhangi bir alacak ya da borcunun bulunmadığ, davacı şirketin dava dilekçesinde kullanım dışı ve ayıplı olduğunu iddia ettiği boruların toplam bedelinin, KDV dahil 274.944,00 TL olduğu gözlemlendiğini, davacı şirketin ticari defterlerinde; kullanılamaz hale gelen sondaj kuyusu yerine açılan yeni sondaj kuyusuna ilişkin herhangi bir maliyet kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; davacı şirket tarafından, toplam 358 metre sondaj borusunun davalı ... Sondaj Boru İmalatı- ... satın alındığı, montajının başka firmaya yaptırıldığı dosyadan tespit edildiğini, burada davalının montajdan değil malzemeden sorumlu olduğunun tespiti yapıldığını, kök raporda dava konusu borulardan "Ø168 Spiral Kapalı SondajBorularının" et kalınlığının faturada belirtilen ölçülerle örtüştüğü, bu nedenle söz konusu boruların ayıpsız olduğunu belirtildiğini, çünkü kapalı borular kumpas ile sadece uçlardan ölçülebildiğini, boruların malzeme kalitesi yönünden değil, et kalınlığı açısından faturadaki ölçülerle, örtüştüğü belirtildiğini, malzemenin mekanik özelliklerinden, çekme dayanımının değerleri, kırma sınırının değerleri ve kopma uzamasının değerleri, topyekün olarak borunun mekanik özelliklerini içerdiği için St..,, değeri verildiğinde, bu malzemenin, çekme dayanımı akma sınırı ve kopma uzamasının değerlerinin verilmiş olacağı, kök raporda davalı ... firmasının Web sayfasında sac derinkuyu sondaj borularının St 37 malzemeden imal edildiğini belirtildiğini, yapılan piyasa ve internet araştırmaları sonucu bu tür boruların tarımsal sulamada kullanılan borulardan olup, jeotermal sondaj kuyuları için uygun olmayan tipte boru olduğu tespit edildiğini, genelde kuyu içerisinde sıkışan boruların çıkartımı esnasında çekme ve geri serbest bırakma yöntemiyle sıkışan borunun rahatlatılması sağlandığını, bu esnada borunun asılma esnasında sünmesi ve kopmasıyla içe büküm olayı gerçekleşirken kopma ileserbest kalan ve buna bağlı düşme ile borunun altta kalan kısma çarpması ile de dışa büküm olayları gerçekleştiğini, bu nedenle raporda herhangi bir çelişki görülmediğini, içe büküm ve dışa büküm fizik kurallarına göre bahsedildiği gibi asılma ve sıkışma (Çarpma ve baskı sonucu) gibi olaylar sonucu ortaya çıkan durumlar olduğunu, her iki durumda borunun kuyu içine indirilmesi esnasında hesaplama hatalarının olabileceği ve sıkışma neticesinderastlanılan durumlar olduğunu, bahsedilen etki uzun yıllar kuyu içerisinde kullanılan borulardagörülen durum olduğunu, casing tipi borular sıcaklığa ve sıcaklık etkisiyle su içerisinde çözünmüşmineral ve asitler nedeniyle malzeme üzerinde yıpratma etkisi yapacağından normal borularagöre daha uzun süre dayanabildiğini, kısa süre kullanımlarda bu etkiyi normal borular üzerinde görebilmek mümkün olmadığını, bu tür bir kuyu içerisinde sıkışma ve daralmadan bahsederken dışa ve içebüküm olaylarının zorlama nedeniyle malzeme dayanım sınırı aşıldığında olabileceğinden dolayı buhataların malzeme ayıbıyla bir alakası olmayıp, malzeme ayıbının makine bilirkişisinindeğerlendirilmesinde malzemenin üretim değerleriyle verilmiş olduğundan ve bu nedenlerle olaylarınbirbirine karıştırılmaması gerektiğini, borulama esnasında malzeme sınırının geçilip geçilmediği gibihususları göremediğimiz ve görülmesi mümkün olmayan gerçekleşmiş olaylardabilirkişilerin olay anında keşif yapma imkânı olmadığından yapılan keşfin olay bittiktensonraki anın profili çizilmeye çalışıldığından malzemenin ne şekilde indirilmiş ya da çıkarılmak istenmiş olabileceği hususunda dışa yada içe büküm malzeme şekli iki yollaolabileceğini ortaya koyduğunu, bu nedenle; Raporda beyanlardan bahsedilerek, “…için sondaj takım dizininin boru içerisinden kuyuya indirilmesi esnasında takımın boru içinden geçmediği,borunun kesit alanının daraldığı (yani borunun kuyu içerisinde deforme olduğu, içe doğrubüküldüğü), bu sebeple boruların kurtarılmak istendiği esnada borunun filtreli bölümdenkoptuğunun beyan edildiği,” dikkate alınarak, kuyu içerisinde indirme esnasında borunun geçmediği, kesit alanının daraldığı ve kurtarılmak istendiği esnada borunun koptuğunun beyan edilmesi nedeniyle yazıldığını, yani bunlar varsayım olmayıp borulama işini yapanların bir önceki bilirkişiraporunda yer alan beyanlar olduğunu, kuyunun kullanılamaz halde olmasında davacı veya davalının kusuru vardır diye bir ibarede kullanılmadığını, kök bilirkişi raporunda, davacı tarafa ait ticari defterlerde uyuşmazlık konusuna ilişkin çeşitli tespitlerde bulunulmuş; özellikle, kullanılamaz hale geldiği iddia edilen sondaj kuyusunun yerine açılan yeni sondaj kuyusuna ilişkin herhangi bir maliyet kaydına rastlanmadığı, öte yandan, eldeki dava bir alacak davası olup; dava dosyasında, mevcut sondaj kuyusunun kullanılamaz hale geldiğine veya söz konusu kuyunun davalı tarafça kullanılamaz hale getirildiğine dair herhangi bir teknik bilirkişi raporu veya tespiti bulunmadığını, bu bağlamda, kullanılamaz hale geldiği ileri sürülen sondaj kuyusunun yerine açıldığını belirtilen yeni kuyunun güncel rayiç değerinin tespiti amacıyla yerinde keşif yapılması hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.Yine jeotermal bilirkişinin düzenlediği raporda, açılan sondaj kuyusunda kuyu açma işlemi tamamlandıktan sonra, üretim için kuyunun teçhiz edilmek istendiği ve teçhiz işleminden sonra kuyunun inkişafı yani temizlenmesi için sondaj takım dizininin boru içerisinden kuyuya indirilmesi esnasında takımın boru içinden geçmediği, borunun kesit alanının daraldığı (yani borunun kuyu içerisinde deforme olduğu, içe doğru büküldüğü), bu sebeple boruların kurtarılmak istendiği esnada borunun filtreli bölümden koptuğunun beyan edildiği, kuyuya indirilen borulardan; yaklaşık 272 metrelik kısmının (8’er metre ve 34 parça olarak) kesilerek alındığı, 86m. borunun ise kuyu içinde kaldığı, kuyuda filtreli ve filtresiz olmak üzere iki farklı boru tipi kullanıldığı ve kopma işleminin filtreli borularda gerçekleştiği belirtilmiştir.Mali bilirkişinin düzenlediği rapordan, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre; davalı taraftan KDV dahil 274.944,00 TL tutarında sondaj borusu satın alındığı, düzenlenen faturanın %50 oranında KDV tevkifatına tabi olması nedeniyle 45.824,00 TL tutarındaki KDV’nin yarısının tevkif edilerek vergi dairesine davalı adına ödendiği, kalan 252.032,00 TL’lik bedelin ise kredi kartı aracılığıyla davalı tarafa ödendiği ve dava tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı taraftan herhangi bir alacak ya da borcunun bulunmadığının tespit edildiği, bu doğrultuda, davacı şirketin dava dilekçesinde kullanım dışı ve ayıplı olduğunu iddia ettiği boruların toplam bedelinin, KDV dahil 274.944,00 TL olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde; kullanılamaz hale gelen sondaj kuyusu yerine açılan yeni sondaj kuyusuna ilişkin herhangi bir maliyet kaydına rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.Yine ek raporda da; davacı şirket tarafından, toplam 358 metre sondaj borusunun davalı ... Sondaj Boru İmalatı- ... ...'ndan satın alındığı, montajının başka firmaya yaptırıldığı dosyadan tespit edilmişti. Burada davalı'nın montajdan değil malzemeden Sorumlu olduğunun tespiti yapılmıştır. Dava konusu borulardan " Spiral Kapalı Sondaj Borularının" et kalınlığının faturada belirtilen ölçülerle örtüştüğü, bu nedenle söz konusu boruların ayıpsız olduğunu belirtmişti. Çünkü kapalı borular kumpas ile sadece uçlardan ölçülebildiğini, boruların malzeme kalitesi yönünden değil, et kalınlığı açısından faturadaki ölçülerle, örtüştüğü belirtilmiştir.Dosya kapsamında davacını iddiaları ve davalının savunmaları, tanık beyanları, Mahkememizce icra edilen keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu dikkate alınarak, davacı şirket tarafından, toplam 358 metre Sondaj Borusunun davalı şirket ... Sondaj Boru İmalatı- ... ...'ndan satın alındığı, montajın davacı tarafından başka firmaya yaptırıldığı, makine mühendisi bilirkişisinin tespitine göre satın alınan 6 mm et kalınlığındaki "Ø168 Spiral Kapalı Sondaj Borularının" et kalınlığının 6 mm olduğu, bu Sondaj Borularının faturadaki ölçülerle örtüştüğü ve ayıpsız olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, öte yandan davalı firmanın web sayfasında sac derinkuyu sondaj borularının St 37 malzemeden imal edildiğini belirtmiş. Yapılan piyasa ve internet araştımaları sonucu Bu tür boruların tarımsal sulamada kullanılan borulardan olup, jeotermal sondaj kuyuları için uygun olmayan tipte boru olduğu, Jeotermal su sondaj kuyusunda kullanılan boru tipinin, casing tipi borular olduğu ve Bu casing tipi borulardan, kuyunun toplam uzunluğunun 840 metre olduğu gözönüne alındığında, API 5CT standardına göre K55 çelik sınıfındaki jeotermal sondaj casing tipi borunun, dava konusu jeotermal kuyu için uygun olacağı kanaatine varıldığı yine bilirkişi raporunda tespit edilmiş olup, Mahkememizce davacının basiretli davranmayarak yapılan işe uygun olmayan tipte boru seçimi yapmasında davalının kusuru bulunmadığı, yine davaya konu mallarda oluşan ayıbın davalının davacıya satmış olduğu mallardan kaynaklanmadığı, montaj esnasında oluştuğu kanaatine varılarak asıl davacı ve birleşen dosya yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Asıl davanın REDDİNE,2-Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı davasının REDDİNE,3-Asıl davada; karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.698,78 TL harcın mahsubu ile kalan 4.083,38 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,4- Birleşen davada; karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,5-Asıl davada ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Asıl davada; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 275.144 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Birleşen davada; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 100 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip Hakim