Anahtar kelimeler: Dksdd Onbinde Log Üçü Şebeke Sektöründe Onüçüncü Cihazlarına İletişim Haberleşme

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
:... KurumuVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...İletişim Hizmetleri A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin 29. maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak arbor cihazlarına ilişkin kayıt dosyalarının (log) tutulmadığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrası ile aynı Yönetmeliğin 44. maddesi uyarınca 2014 yılı net satış tutarının onbinde üçü oranında idari para cezası verilmesine ilişkin █████/2017 tarih ve 2017/DK-SDD/314 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 18. maddesinin ve bu karara dayanılarak düzenlenen 163.369,44-TL idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar, 23-█████/2016 tarihleri arasında yürütülen yerinde denetim ve inceleme sonucunda tutulan █████/2016 tarihli tutanakta davacı şirketçe "Tacacs" adlı bir sistemden bahsedilmemiş ise de, █████/2017 tarihli yazılı savunmasında "Tacacs" sistemine iletilen "Arbor" audit log'ların bu sistem üzerinde tutulmakta olduğu, halihazırda geçmiş döneme ilişkin audit log kayıtlarının "Tacacs" sisteminde mevcut olduğu, "Arbor" ile "Tacacs" arasındaki entegrasyon çerçevesinde audit log kayıtlarının "Tacacs" üzerinden alınabildiği belirtilerek örnek teşkil etmesi açısından "Arbor" ile "Tacacs" sistemi arasındaki entegrasyonu gösterir sistem ekran görüntüsünün sunulduğu anlaşıldığından, davalı idarece, davacının yazılı savunmasında belirttiği "Tacacs" sistemine ilişkin hususların, "Tacacs" sistemi incelenerek geçerli olup olmadığı ve "Arbor" audit log'ların bu sistem üzerinde tutulmasının yeterli olup olmayacağı da değerlendirilmek suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan "Arbor" cihazlarına ilişkin kayıt dosyalarının (log) tutulmaması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davacı tarafından Arbor cihazının üreticisi olan firma ile yapılan görüşmelerde kullanılan cihazların sürümlerinden dolayı yeterli audit log üretmediği, yapılan konfigürasyon ve konfıgürasyonun kaynağı vb. bilgilerin loglarda yer almadığının ifade edildiği, logların alınmasına yönelik çalışmaların başlatılacağı bilgisinin yer aldığı, bununla birlikte davacının yazılı savunmasında ve dava dilekçesinde audit logların alınmasına yönelik olarak Kron sistemine Haziran 2017 tarihinde geçildiği ve bu tarihten itibaren logların saklanmaya başlandığının ifade edildiği, bu ifade ile yerinde denetim esnasında logların mevzuata uygun şekilde tutulmadığını kabul etmiş olduğu, geçmiş logların da var olduğunu iddia ederek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı, Arbor ile Tacacs sistemleri arasında entegrasyon olmasının Arbor sistemi loglarının tutulduğu anlamına gelmediği, audit loglarıyla birlikte konfigürasyon değişikliği loglarının da tutulmadığı, denetimden 14 ay sonra gönderilen yazılı savunmada yalnızca bir ekran görüntüsü sunulduğu, logların sunulmadığı, logların █████/2014 tarihinden denetim tarihine kadar tutulması gerektiği, mevzuatta uyarı yaptırımının tüketilmesi gereken usuli bir yol olarak düzenlenmediği, dava konusu yaptırımın ölçülülük ilkesine uygun ve orantılı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak gerekçede oyçokluğuyla, esasta oybirliğiyle karar verildi.(X) GEREKÇEDE KARŞI OY
:█████/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir.Dava konusu █████/2017 tarih ve 2017/DK-SDD/314 sayılı Kurul kararının 18. maddesinin tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde bu yönüyle hukuka uygunluk, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile karara gerekçe yönünden katılmıyorum.