Anahtar kelimeler: Vaktinde Kain Birtakım Şnin Yapımı Üstlenmiş Yapım İik Borçlusu Akdedildiğini

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında -------- İli, -------- İlçesi, -------- Köyü -------- Ada --------- Parselde kain taşınmazın inşaat yapımı projesi hususunda takip borçlusu dava dışı ---------Ş.'nin İşveren, müvekkili şirketin ise Yüklenici sıfatını haiz olduğu █████/2016 tarihli "İnşaat Yapım Sözleşmesi" akdedildiğini, süreç içerisinde taraflar arasındaki bu ilişki yapılan protokoller ile birtakım düzenlemelere tabi tutulduğunu, ancak takip borçluları hem ana sözleşme hem de ek protokoller uyarınca üstlenmiş oldukları yükümlülüklerini vaktinde ve tam olarak yerine getirmediğini, bunun üzerine takip borçluları aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla KDV alacakları ve vade farkı alacağının tahsili talebiyle ---------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası ile iflas talepli ilamsız takip başlatıldığını, takip borçluları tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takip borçlusu dava dışı -------- bakımından itirazın kaldırılması ve iflas talepli olarak-------- Esas sayılı davası ikame edilmiş olup dava halihazırda derdest olduğunu, davalı ... tarafından yapılan itirazın kaldırılması ve iflasına verilmesi talepli işbu davanın açılması zaruriyeti hasıl olduğunu beyan ederek öncelikle İİK md. 159 uyarınca davalının malvarlığı ve alacakları ile ilgili defter tutulmasına, sonradan telafisi imkansız zararların önüne geçebilmek maksadıyla İİK md. 159 uyarınca davalının başta gayrimenkul ve banka hesapları olmak üzere tüm malvarlığı değerleri üzerine tedbir konulmasına ve ilgili yerlere müzekkere yazılarak tedbirin uygulanmasına, mahkemece uygun görülecek olan diğer muhafaza tedbirlerinin alınmasına, --------- İcra Müdürlüğü ------- Esas sayılı iflas takibine davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazının kaldırılmasına ve davalının iflasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının şahsen tacir olmadığı ve bu nedenle iflasa tabi bulunmadığı resmi belgelerle sabit olduğunu, davanın esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, bu husus dava şartı niteliğinde olup mahkemenizce re’sen gözetilmesi zorunlu olduğunu, . davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın “tüzel kişilik perdesinin kaldırılması” yönündeki iddiaları soyut, dayanaksız ve hukuki şartlardan yoksundur.6. kdv alacağı iddiası hukuken müvekkile yöneltilemeyeceğini, █████/2020 tarihli protokol müvekkil aleyhine şahsi borç doğurmayacağını, takip dayanağı olmayan, davada ilk kez ileri sürülen ve vadesi geçmiş senede dayalı kefalet ve borç iddiası dinlenemez ve tacir olmayan müvekkil aleyhine iflas sebebi teşkil etmeyeceğini, İİK m.159 uyarınca talep edilen muhafaza tedbirlerinin yasal şartları oluşmadığını, davacının kötü niyetli dava açma eylemleri nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyan ederek davalı ...’un tacir olmadığı ve iflasa tabi bulunmadığının tespitine, bu nedenle davanın iflas talebi yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun iflas talebine bağlı olarak, İcra Ve İflas Kanunu’nun 159. maddesi uyarınca talep edilen defter tutulması ve sair tüm muhafaza tedbirlerinin tamamının reddine, müvekkili hakkında ileri sürülen taleplerin, taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle husumet yokluğundan reddine, davanın, esası bakımından da tüm talepler yönünden tamamen reddine, davacının, açıkça kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde dava açtığının sabit olması karşısında, 6100 sayılı HMK’nın 329. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Davanın, adi takipten kaynaklı iflas davası olduğu, uyuşmazlığın; İflas şartlarının oluşup oluşmadığı, noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Vergi dairesi kayıtları ve icra dosyası celp edilmiştir.Öncelikle, dava şartları incelenmek zorundadır. İİK'nun 43.maddesinde ''İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.'' şeklinde düzenleme mevcuttur.Bu nedenle davalının tacir sıfatına haiz olması dava şartıdır. TTK'nun 18. maddesine göre, tacirler, her türlü borçlarından dolayı iflasa tabidir. “Tacir” den kasıt, TTK.nin 12/1. maddesinde belirtildiği gibi bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir. Ayrı yasa maddesinin ikinci fıkrasına göre bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Nihayet üçüncü fıkrasına göre de bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.
Davalının tacir olup olmadığının araştırılması için resen sicil müdürlüğüne, ticaret odasına, vergi dairesine müzekkereler yazılmıştır.--------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2025 tarihli yazı cevabında; "--------- vergi kimlik numarası ile ... T. C. kimlik numarasında kayıtlı ...' un (şahsi olarak) ; dairemizdeki vergi mükellefiyet kaydı █████/2002 tarihi itibariyle başladığı, yazımız tarihi itibariyle dairemizdeki vergi mükellefiyet kaydının devam ettiği mükellefiyeti faaliyet konusunun "gayrimenkul sermaye iradı gelir unsuru - kira geliri" olduğu, ticari kazanç gelir unsurundan dolayı vergi mükellefiyetinin bulunmadığı ve dolayısıyla defter tutmadığının görüldüğü,- ...'un (yönetici/müdürü / kanuni temsilci olarak); --------- vergi kimlik numarasında kayıtlı -------- Şirketi ile dairemiz ---------- vergi kimlik numarasında kayıtlı ----------- Şirketi'nin yönetim müdürü / kanuni temsilcisi olduğu, söz konusu şirketlerin bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünün bulunduğu,---------- vergi kimlik numarası ile ... T. C.kimlik numarasında kayıtlı ...' un (şirket ortağı olarak) ;--------- vergi kimlik numarasında kayıtlı--------- Şirketi, ----------- vergi kimlik numarasında kayıtlı --------- Şirketi, --------- vergi kimlik numarasında kayıtlı --------- Şirketi, ---------- vergi kimlik numarasında kayıtlı ------- Şirketi ile -------- numarasında kayıtlı ---------- ortağı olduğu, söz konusu şirketlerin / kooperatifin ise bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünün bulunduğu," cevabının sunulduğu görülmüştür.Somut dosya kapsamında davalının iflasa tabi kişilerden olduğuna dair somut bir delil, belge olmadığı anlaşılmıştır. İflası talep edilen davalının tacir olması, iflas yoluyla takip için özel takip ve dava şartı olup, tacir olmayan kişi hakkında yapılan iflas yoluyla takibin usulüne uygun bir takip sayılamayacağı anlaşılmakla, HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!