Anahtar kelimeler: Devirtescil Mamak İia Dolgu Madencilik Nakliyat Unvan Ruhsatları Uhdesinde Birleşme
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR)
:1- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Yatırım İnşaat Turizm A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Ankara ili, Mamak ilçesi sınırları dahilinde ve ... Dolgu ve Madencilik Nakliyat Limited Şirketi uhdesinde bulunan Sicil:... ve Sicil:... sayılı II(A) grubu işletme ruhsatları ve izinlerinin birleşme ve unvan değişikliği nedeniyle şirketin yeni unvanına uygun hale getirilmesi istemiyle davalı idareye yapılan devir/tescil talebinin reddine ilişkin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ... sayılı kararı ile bu kararın bildirilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, şirketlerin birleşmesi ve unvanda meydana gelen değişiklik üzerine, ... Er. ... ve ... Er. ... nolu II-A grubu maden işletme ruhsatlarının ve izinlerin şirketin yeni unvanına uygun hale getirilmesi/güncellenmesi ve ruhsat sahibinin davacı şirket olarak değiştirilmesi talebiyle yapılan başvurunun, herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmeden salt bakan onayı gerektiğinden bahisle başvurunun reddedilmesine ilişkin dava konusu Komisyon kararında ve bu kararın bildirilmesine ilişkin işlemde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, Taşınmaz Komisyonu kararı ile reddedilen işlemin hukuka uygun olduğu; Davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, madenlerin taşınmaz mal niteliğinde olduğu, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Taşınmaz Komisyonu’nun dava konusu işlemi tesis etme yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Ankara ili, Mamak ilçesi sınırları dahilinde ve ... Dolgu ve Madencilik Nakliyat Limited Şirketi uhdesinde bulunan Sicil:... ve Sicil:... sayılı II(A) grubu işletme ruhsatları ve izinlerinin birleşme ve unvan değişikliği nedeniyle şirketin yeni unvanına uygun hale getirilmesi istemiyle davalı idareye yapılan devir/tescil talebinin reddine ilişkin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ... sayılı kararı ile bu kararın bildirilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Hakların bölünmezliği, devir ve intikali" başlıklı 5. maddesinde; "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/6 md.) Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatı, buluculuk, görünür rezerv geliştirme ve işletme ruhsatı haklarının hiçbiri hisselere bölünemez. Her biri bir bütün hâlinde muameleye tabi tutulur.
(Değişik fıkra
: 4/2/2015-6592/3 md.) Maden ruhsatları, görünür rezerv geliştirme hakkı ve buluculuk hakkı devredilebilir. Devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınır. Devir Bakanlık onayı ile gerçekleşir.
Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile tamam olur.
...
(Ek fıkra
: 4/2/2015-6592/3 md.) Devir ve intikal işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Madenler üzerindeki hakların devir ve intikali bu Kanun ve yönetmelikte gösterilen hükümlerin tatbikini geciktirmez." hükmü mevcuttur.
█████/2018 tarih ve 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde, Kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler ve il özel idareleri hariç) ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait şirketlerin, kendi mülkiyetlerinde veya tasarruflarında bulunan taşınmazlarıyla ilgili olarak; kamu kurum ve kuruluşları, vakıf, dernek veya bunların şirketlerine, gerçek veya tüzel kişilere; satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir ve benzeri her türlü tasarrufa yönelik işlemlerini, bakanlıklar ile bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarında bakan yardımcısı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında üst yönetici başkanlığında teşkil ettirilen komisyonlar vasıtasıyla yapacağı; söz konusu komisyonlarca izin başvuru ve sonuçlarının Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında Cumhurbaşkanlığına bildirileceği hususu düzenlenmiştir.
Bu doğrultuda, █████/2018 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları yayınlanmış ve anılan düzenlemenin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Usul ve Esasların amacı; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının taşınmazlarıyla ilgili olarak, █████/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde sayılan her türlü tasarrufa yönelik işlemleri yürütecek Komisyonun kurulması ile bu Komisyonun çalışma usul ve esasları ile görev, yetki ve sorumluluklarını belirlemektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri incelendiğinde, ihale bedelinin yatırılması sonrasında ya da arama ruhsat süresinin sonuna kadar işletme ruhsatı talep edilen maden sahaları için; işletme ruhsat taban bedeli ve işletme ruhsat bedeli yatırılması, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış işletme projesi ve bu projenin uygulanabilmesi için gerekli olan mali yeterliliğine ilişkin belgelerin ve aktif edilmiş tebligata esas kayıtlı elektronik posta adresinin (KEP) veya kurumsal elektronik tebligat sistemi (e-Tebligat) adresinin verilmesi şartlarının yerine getirilmesi sonrasında, işletme ruhsat talebinin uygun görülmesi halinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce işletme ruhsatı düzenleneceği; işletme ruhsat bedeli ve mali yeterliliğe ilişkin belgeler hariç olmak üzere diğer bedellerin yatırılması ve belgelerin verilmesi sonrasında ise, işletme ruhsat süresinin uzatılması (temdit) talebinin uygun görülmesi halinde, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce işletme ruhsat süresinin uzatılacağı kurala bağlanmıştır.
2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde veya tasarrufunda olan taşınmazlara yönelik satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir ve benzeri her türlü tasarrufa ilişkin işlemlerin komisyonlar vasıtasıyla yapılması ve söz konusu komisyonların izin başvuru ve sonuçlarını belirli dönemlerde Cumhurbaşkanlığına bildirmesi şartının getirildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin ikincil düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de; idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılacağı tabiidir.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, başka bir deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümleri aşan düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 1. ve 14. fıkraları uyarınca, bu kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanun ile düzenlenebileceği, maden arama faaliyetlerinin, bu kanunda sayılanlar dışında herhangi bir izne tâbi tutulamayacağı, işletme faaliyetlerinin ise, bu Kanuna göre Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe göre yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere madencilik faaliyetlerinin çerçevesini belirleyen, başka bir ifadeyle bu faaliyetlere herhangi bir sınır getiren düzenlemeler yalnızca kanun hükmü ile öngörülebilecektir.
Bu itibarla, madenlere (taşınmazlara) yönelik her türlü tasarrufa ilişkin (ruhsat, izin, rödövans vb.) işlemlerin komisyonlar aracılığıyla yapılması ve bu komisyonlarca karara bağlanması şeklinde yeni bir şart getiren, dolayısıyla Maden Kanunu'nda açıkça düzenlenmesine karşın, kanunda sayılanlar dışında bir izne/onaya tabi tutulması sonucunu doğurması nedeniyle Maden Kanunu'na aykırı düzenlemeler içerdiği anlaşılan Genelge uyarınca oluşturan Taşınmaz Komisyonu kararına dayanılarak dava konusu işlemin tesis edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, hukukumuzda takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. Bu yetkinin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığının tespiti ise takdir yetkisinin yargısal denetimini ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, bir idari işlem, dava konusu edilmesi halinde diğer unsurları yanında sebep unsuru yönünden de yargı merciince hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacak olup, sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. İdare hukukunda sebepsiz idari işlemin olamayacağı, idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeye yönelen bir sebebe dayanması gerektiği, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce hukuka aykırılık iddialarının etkin bir biçimde ileri sürülebilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin gerçekleştirilebilmesi için idarece, tesis edilen işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin ortaya konulması gerektiği açıktır.
Maden mevzuatı uyarınca yapılan başvurular hakkında değerlendirme yapma ve karar verme yetki ve görevi verilen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu açık ise de, takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek ve tesis edilecek işlemin somut gerekçeleri ortaya konulmak suretiyle kullanılabilecektir.
Bu durumda, davalı idare tarafından hem dava konusu işlemde, hem de dava konusu uyuşmazlıkta verilen savunmalar ile temyiz dilekçesinde dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı bir sebep ortaya konulamadığından, salt takdir yetkisine dayalı olarak ve hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, işbu iptal kararı doğrudan işletme ruhsatının devri sonucunu doğurmamakta olup, davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce söz konusu talep hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldıktan sonra yeniden işlem tesis edilebileceği ve bu işleme karşı ayrıca dava açılabileceği de açıktır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!