Anahtar kelimeler: İkazına Satımların Gelinen Madeni Yağ Satımdan Pek Satıldığı Satım Alacağa

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari alım satım ilişkisi mevcut olduğu, müvekkili tarafından davalıya pek çok defa madeni yağ satıldığı, ancak gelinen durum itibariyle yapılan ticari satımların karşılığı olarak davalı tarafından müvekkile ödenmesi gereken 642.950,00 TL'nin ödenmediği, müvekkilin her türlü ikazına rağmen ödenmeyen ticari alacak sebebiyle müvekkil tarafından █████/2024 tarihinde ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas numaralı dosyası ile 642.950,00 TL ödenmeyen bakiye alacağın takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek Yıllık Ticari Temerrüt Faizi TTK.m.1530/7 ve değişen oranlardaki faizi ile, icra giderleri , avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanununun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili talepli icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından müvekkil şirkete 11.09.2024 tarihinde 642.950,02 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ödeme taraflarınca 13.09.2024 tarihli dilekçemiz ile ------ esas numaralı dosyasına bildirildiği ve icra müdürlüğünden güncel dosya hesabının çıkartılmasının talep edildiği, ödeme emri davalı şirkete 16.09.2024 tarihinde tebliğ olunduğu, söz konusu icra takibine davalı vekili tarafından 17.09.2024 tarihinde dosya borcunun tamamını ve ferilerini de kapsayacak şekilde itiraz edildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine icra takibinin durduğu, ------ esas numaralı dosyasında müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğumuz icra takibine karşı tarafça itiraz edilmesi üzerine; itirazın iptali davasında arabuluculuk yoluna başvurunun dava şartı olması ve uzlaşma durumunun mevcut olması halinde uzlaşmanın sağlanabilmesi adına tarafımızca arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde uzlaşma sağlanamadığı, taraflar arasındaki ihtilafın icra takibi açıldıktan sonra ödeme emri borçluya tebliğ olmadan önce asıl alacağın haricen alacaklıya ödenmesi durumunda borçlunun işlemiş faiz, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olup olmayacağı olduğu, 6098 s. TBK 100. maddesi hükmü uyarınca alacaklının yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsubunu talep etme hakkı bulunmaktadır. █████/2024 tarihli takip talebimizde açıkça görüleceği üzere yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili talep edildiği, bu kapsamda davalı şirket tarafından müvekkil davacı şirkete 11.09.2024 tarihinde yapılan 642.950,02 TL ödeme öncelikle faiz ve masraflardan düşülmesi gerektiği, ---- esas numaralı dosyası kapsamında 11.09.2024 tarihi itibariyle 642.950,00 TL ak), 5.073,14 TL (takip sonrası işlemiş faiz alacağı), 96.013,00 TL (icra vekalet ücreti), 175 TL (kullanılan masraf miktarı) olmak üzere toplam 744.211,14 TL tarafımıza ödenmesi lazım gelen alacaklarının mevcut olduğu, davalı şirket tarafından kısmi haricen yapılan 642.950,02 TL lik ödemenin öncelikle faiz, masraf, vekalet ücreti alacağından mahsup edildiğinde 11.09.2024 tarihi itibariyle 101.261,12 TL'lik bakiye asıl alacaklarının kaldığı, paylaşılan olduğumuz emsal nitelikteki mahkeme kararlarında açıkça görüleceği üzere takip günü saat farkıyla yapılan ödemenin dahi takipten önce yapılan ödeme olarak kabul edilemeyeceği ve borçlunun icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağının kabul edildiği, davaya konu olayımızda borçlu tarafından yapılan ödemenin takip tarihinden sonra yapıldığı hususunda bir şüphe olmadığı, icra takibi açıldıktan sonra ödeme emri borçluya tebliğ olmadan önce sadece asıl alacağın haricen alacaklıya ödenmesi durumunda borcun sona ermeyeceği, borçlunun işlemiş faiz, masraf ve vekalet ücretinden de sorumlu olacağı yukarıdaki açıklamalarımız ve emsal nitelikteki mahkeme kararlarında açıkça görüleceği, görüleceği, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, yukarıda arz ve izah olunan ve resen göz önüne alınacak sebeplerle, davalı ----- esas numaralı dosyasına borca itiraz dilekçesi ile yapmış olduğu itiraz hakkında; 101.261,12 TL'lik bakiye alacağımız yönünden yapılan tüm itirazların iptaline ve takibin devamına, davalı ------aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalının üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle
: Davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa, müvekkil şirket ile arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalar kapsamında 11.09.2024 tarihinde 642.950,00 TL tutarında eksiksiz ödeme yapıldığı, halbuki davacı taraf hiçbir şekilde davalı müvekkile haber vermeden, 04.09.2024 tarihinde müvekkil aleyhine -----Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, müvekkilin davacının icra takibi başlattığını bilmesi mümkün olmadığı, davacının icra takibi başlattığını bilmeden asıl borcunu ödeyen müvekkil şirketin borcun ferilerinden sorumlu olmayacağının açık olduğu, henüz tebliği dahi yapılmadan ödemesi yapılan bir alacak için sırf ödeme emrinin düzenlenmesinin talep edilmiş olması nedeniyle alacaklının borcun ferilerine hak kazandığının kabulü hak ve nefaset kurallarıyla bağdaşmadığı, Zira icra dosyasından haberi olmayan davalı müvekkilin borcunu icra emrinin tebliğinden önce ödediği dikkate alındığında bu borca ilişkin ferilerden sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı olacağı, ayrıca ödeme emri kendisine tebliğ edilmeyen borçlu tarafından dosya borcunun ödenmesi halinde tahsil harcı alınmasının mümkün olmadığı, icra dosyasının hesap raporunda tahsil harcı belirlenerek dosya borcu hesaplama yapılmışsa Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere ödeme emri tebliğ edilmeden borç ödendiği takdirde tahsil harcının alınmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla icra dosyasının masraflarından da müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı, davacı, müvekkil şirketten herhangi bir alacağı olmadığı hâlde kötü niyetle icra takibi başlattığı bu nedenle davacının kötü niyet tazminatına mahküm edilmesinin talep edildiği, yukarıda izah edilen ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talepli cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; Alacağın tahsili amacıyla ----- sayılı dosyasından girişilen icra takibinden 101.261,12 TL bakiye alacak için itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra Dosya İncelemesi
: Davacı tarafından ----- Esas numaralı dosyası ile 04.09.2024 tarihinde icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalıya 16.09.2024 tarihinde tebliğ olduğu, davalının 11.09.2024 tarihinde haricen davacının ----- hesabına 642.950,02 TL ödeme gönderdiği, davalı vekili tarafından 17.09.2024 tarihinde ilgili İcra Müdürlüğüne itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür.
Davada taraf teşkili sağlanmış dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içeresinde açılmıştır.
Taraflar tacir olduğundan ticari kayıt ve belgeler mali müşavir bilirkişiye inceletilmiştir.
Bilirkişi raporu;
Davacının takibe dayanak olarak gösterdiği davalı adına düzenlenen faturaların ticari fatura senaryosu ile düzenlenmiş e- faturalar olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (04.09.2024) davalıdan 642.950,00 TL alacaklı gözüktüğü görülmüştür.Davacının takibe dayanak olarak gösterdiği faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi ticari defter kayıtlarında tarihi itibariyle (04.09.2024) davacıya 642.950,02 TL borçlu gözüktüğü, takipten sonra 11.09.2024 tarihinde yapmış olduğu 642.950,02 TL ödeme ile açık hesapta gözüken bakiye borcu ödemiş olduğu görülmüştür.
BA-BS incelemesi;
Dava dosyasına kazandırılan davacıya ait 2024 dönemi BA-BS analiz formalarının incelenmesi neticesinde 2024 dönemi için davalı adına 13 adet e-belge karşılığı KDV hariç 926.141,01 TL satış bildiriminin olduğu, davalıya ait ---- vergi dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabında her ne kadar davalıya ait 2023-2024 dönemi BA-BS analiz formlarının gönderildiği belirtilmişse de dava dosyasında ve uyap üzerinde eklerin olmadığı, davalı yönünden bu bakımdan inceleme yapılamadığı, Her ne kadar davalı tarafın BA-BS formları incelenememiş olsa da az yukarıda tarafların incelenen ticari defter kayıtlarında davacının takibe dayanak faturalarının davalıda kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibariyle borçlu olduğu tutarı takip sonrasında ödemiş olduğu dikkate alındığında taraflar arasında açık hesap bakiyesi ile ilgili bir ihtilaf olmadığı, takip tarihi itibariyle davacıda alacak olarak gözüken bakiyenin takip sonrasında aynı şekilde ödenmiş olduğu tespit edilmiştir.
Davalının takip tarihinden sonra 11.09.2024 tarihinde haricen 642.950,02 TL ödeme gönderdiği, bu ödeme ile birlikte takibe konu edilen 642.950,00 TL tutarlı asıl alacağın ödenmiş olduğu, davacının takip talebinde kısmi ödemelerde TBK 100’e göre hesap yapılmasını talep ettiği, bu kapsamda takip tarihi sonrası yapılan kısmi ödemelerin öncelikle TBK.100 kapsamında faiz ve masraflara mahsup edilmesi gerektiği bu bağlamda davalının ödeme tarihi olan 11.09.2024 ödeme tarihli kapak hesabı yapılmış olup yapılan kapak hesabına göre davacının takip dayanağı asıl alacağı, faiz ve tüm ferilerinin 721.602,61 TL olduğu, davalının haricen yapmış olduğu ödemenin TBK 100’ e göre mahsubuyla birlikte 11.09.2024 tarihi itibariyle kalan dosya borcu 78.652,59 TL, dava tarihi itibariyle de 102.327,24 TL olarak hesaplanmıştır.
Genel Değerlendirme;
Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi, belge ve ticari kayıtlar; taraflara ait yasal defter kayıtları, efatura belgeleri, BA-BS formları ile icra dosyasındaki takip evrakları birlikte değerlendirilmiş olup, bilirkişiye tevdi edilen görev kapsamında yapılan mali incelemeler sonucunda aşağıdaki tespitlere ulaşılmıştır: Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında, davalı şirkete düzenlenmiş ve takip konusu edilen toplam 642.950,00 TL tutarındaki e-faturaların yer aldığı, aynı şekilde, davalı şirketin yasal defterlerinde de bu faturaların kayıtlı olduğu ve aynı tutarda takip tarihi itibariyle davacıya bir borç bakiyesi bulunduğu, bu tespitle birlikte taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı, faturalara konu ürünlerin teslimi ve açık hesap bakiyesi yönünden herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, davacı tarafın, söz konusu faturalar nedeniyle 04.09.2024 tarihinde------ esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, davalı şirket, ödeme emrinin tebliğinden (16.09.2024) önce, 11.09.2024 tarihinde toplam 642.950,02 TL tutarında ödemeyi doğrudan davacı şirketin banka hesabına gönderdiği,
davacı tarafın, takip talebinde Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesine açık şekilde dayanarak, yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz, masraf ve vekâlet ücretinden mahsup edilmesini talep ettiği, davacının takipteki talebi dikkate alınarak tarafımdan davalının yapmış olduğu ödeme tarihi itibariyle yukarıda detayları gösterildiği üzere kapak hesabı yapıldığı, yapılan kapak hesabına göre davacının takip dayanağı asıl alacağı, faiz ve tüm ferilerinin 721.602,61 TL olduğu, davalının haricen yapmış olduğu ödemenin TBK 100’ e göre mahsubuyla birlikte 11.09.2024 tarihi itibariyle kalan dosya borcunun 78.652,59 TL, dava tarihi itibariyle de 102.327,24 TL olarak hesaplandığı, Taraflar arasında gerçekleşen ticari işlemlerin her iki tarafın yasal defter kayıtlarına uygun şekilde muhasebeleştirildiği, dava konusu alacakla ilgili olarak fatura ve borç tutarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalının ödeme emrinden önce yapmış olduğu ödemenin, davacının TBK m.100 uyarınca ileri sürdüğü mahsup talebi doğrultusunda öncelikle faiz, masraf ve vekalet ücretinden düşülmesi gerektiği yönünde Sayın Mahkemece bir hüküm tesis edilmesi durumunda yapılan kapak hesabına göre ödeme sonrası davalı tarafın halen borçlu olduğu tutar 11.09.2024 ödeme tarihi itibariyle 78.652,59 TL, dava tarihi itibariyle 102.327,24 TL hesaplanmış olup, taraflar arasında bu yönüyle borcun sona ermediği ve ödeme sonrası bakiye alacak bulunduğu görüşlerine varılmış olup, davacı vekilinin iş bu dava konusu alacak, icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin nihai değerlendirmenin mahkemede olduğuna dair kanaat belirtilmiştir.
Ek rapor sonuç;
Dosya incelendiğinde Takip başladıktan sonra ancak itiraz süresinden önce 11.09.2024 tarihinde 642.950,02 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. İcra vekalet ücretinin Tam olarak eklenmesi kabul edilirse; 11.09.2024 ödeme tarihi itibariyle 102.534,24 TL, 09.10.2024 dava tarihi itibariyle 106.309,75 TL bakiye dosya alacağı bulunduğunun tespit edildiğine,
b) İcra vekalet ücretinin ¾ olarak eklenmesi kabul edilirse; 11.09.2024 ödeme tarihi itibariyle 78.530,49 TL, 09.10.2024 dava tarihi itibariyle 81.422,14 TL bakiye dosya alacağı bulunduğunun tespit edildiğine dair kanaat belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava Alacağın tahsili amacıyla ------sayılı dosyasından girişilen icra takibinden 101.261,12 TL bakiye alacak için itirazın iptali talebine ilişkindir. Ödeme emrinin tebliği sonrası davalı tarafından ödeme yapılmış ve takibe itiraz edilmiştir.
Ödeme ile icra dosya borcu tam olarak kapanmadığından icra vekalet ücretinin tam olarak alınması gerektiği değerlendirilmekle denetlenebilir bilirkişi rapor hesabına göre,11.09.2024 ödeme tarihi itibariyle 102.534,24 TL, 09.10.2024 dava tarihi itibariyle 106.309,75 TL bakiye dosya alacağı bulunduğu tespit edildiğinden davanın kabulüne şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-------esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin 101.261,12 TL üzerinden DEVAMINA,
2- Şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (101.261,12 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 6.914,14 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 2.042,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.872,14 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 2.042,00 TL dava açma masrafı ve 15.365,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 17.407,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (101.261,12 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!