Anahtar kelimeler: Meram Afet Riski Kroki Listede Alanın Koordinatları Ekli Süreci Sınır
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDENLER
: I- (DAVALILAR):
1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
II- (DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL)
: ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: █████/2015 tarih ve 29302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Konya İli, Meram İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen, davacıya ait (eski ... Mahalle) ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların da içerisinde bulunduğu alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin █████/2015 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararının anılan taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı idareler ile müdahilin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş;
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; mevzuatta riskli yapı tespitinin çok katı ve ayrıntılı kurallara bağlanmış olduğu, Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'a göre alandaki her bina açısından düzenlenmesi gereken hızlı değerlendirme formlarının (betonarme ve yığma binalar açısından ayrı ayrı belirlenen veri toplama formu) hazırlanmadığı; riskli alan kararı alınan bölgenin bütünüyle temsil edilmesini sağlayacak yapılar arasından, doğru bir örnekleme seçim yöntemi ile belirlenen binalar üzerinde, anılan Esaslar'da yer alan koşulların birebir yerine getirilmesi, tüm parametrelerin hesaplanması ve her binaya ilişkin formların hazırlanması suretiyle riskli alan kararı alınması gerekirken, tüm bu hususlar yerine getirilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu Bakanlar Kurulu kararının davacıya ait taşınmazlara ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:
Davalı idareler tarafından, usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise dava konusu Bakanlar Kurulu kararının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesine ve ilgili yönetmeliğe uygun olduğu, hukuka aykırılık bulunmadığı, alandaki yapı stokunun %98'inin en ufak bir sarsıntıda yıkılabilecek durumda olduğu, tarihi sur kalıntılarının da üzerinde olması sebebiyle ivedilikle yıkılması gerektiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Müdahil tarafından, usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak, bölgenin olası afet riskleri ile afet sonrasına hazırlıklı olmadığı, alandaki yapıların ekonomik ve fiziksek ömrünü tamamlamış olması gibi sorunların olduğu, riskli alan ilanından sonra 6306 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddeleri uyarınca riskli ilan edilen Konya İli, Meram ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan alanda gerçekleştirilecek plan, projelendirme ve uygulamalarla ilgili olarak Meram Belediye Başkanlığına geçici olarak yetki verildiği, bu kapsamda çalışmalara başlandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
Üye ...'in, "dava konusu Bakanlar Kurulu kararına karşı, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih olan █████/2015 tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra █████/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği" yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davanın süresinde olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idareler ve davalı idareler yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu █████/2024 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde, usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, █████/2015 tarih ve 29302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Konya ili, Meram ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen, davacıya ait (eski ... Mahalle) ... ada, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların da içerisinde bulunduğu alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin █████/2015 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; riskli alan, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alan olarak tanımlanmıştır.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin, “Riskli alanın tespiti” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında da; "Riskli alan; a) Alanın, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair teknik raporu, b) Alanda daha önceden meydana gelmiş afetler varsa, bunlara dair bilgileri, c) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını, varsa uygulama imar planını, ç) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini, d) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını, e) Zemin yapısı sebebiyle riskli alan olarak tespit edilmek istenilmesi halinde yerbilimsel etüd raporunu, f) Alanın özelliğine göre Bakanlıkça istenecek sair bilgi ve belgeleri, ihtiva edecek şekilde hazırlanmış olan dosyaya istinaden ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir ve teklif olarak Bakanlar Kuruluna sunulur..." hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin dayanağı olan ve Meram Belediye Başkanlığı tarafından hazırlanan teknik raporda; Şükran Mahallesini kapsayan alanın Konya'nın tarihi merkezinde yer aldığı, kuzeyinde Alaaddin Tepesi ve dershaneler bölgesi olarak bilinen alanın, güneyinde önemli ticari bölgelerden Furkan Dede caddesi, batısında Sırçalı Medrese ve Sahibata Külliyesi, doğusunda ise tarihi Konya Bedesteninin bulunduğu, bölgedeki yapıların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamladığı, trafik yoğunluğunu akışını sağlayacak yollar ve yeterli otopark bulunmadığı, altyapının yetersiz kaldığı, tarihi kent merkezi niteliğine sahip olan alanın konumu sayesinde kent içinde önemli bir oynadığı, alanda Konya mimarisini yansıtan sivil mimari örneklerin olduğu, koruma altında olan bu yapıların restorasyon ve bakımının yapıldığı, ancak sonradan inşa edilen yapıların gabari ve cephe genişlikleri ile birbirinden ve tescilli yapılardan oldukça farklı olduğu, cephe kaplamalarının da tarihi dokuyla uyumsuz olduğu belirtilmiştir.
Proje alanının 16,2 hektar büyüklüğünde olup, üzerinde 468 adet yapı ve bu yapılarda 1451 bağımsız birim bulunduğu; yapıların yapım yılı incelendiğinde, 2 yapının 6-10 yaş, 4 yapının 11-15 yaş, 19 yapının 16-20 yaş, 174 yapının 21-30 yaş, 150 yapının 31-40 yaş, 65 yapının 41-50 yaş, 23 yapının 51-75 yaş aralığında olduğunun tespit edildiği, 23 adet yapının ise harabe, inşaat halinde olması gibi nedenlerle yapım yılı bilgisinin alınmadığı; yapıların taşıyıcı sisteminin incelenmesinden, 290 yapının yığma kargir, 163 yapının betonarme, 15 yapının da kerpiç, taş duvarlı veya diğer basit tarzda yapılmış ve yığma yapıların büyük kısmının 1980 yılı öncesi inşa edilmiş olduğu, yapı kalitesi analizinde binaların 239'unun kötü, 183'ünün orta, 37'sinin iyi kalitede olduğunun belirlendiği, kat sayıları analiz edildiğinde ise 152 yapının tek katlı, 122 yapının 3 katlı, 114 yapının 2 katlı, 77 yapının 4 katlı, 5 yapının 5 katlı olduğunun belirlendiği açıklanmıştır.
Bu itibarla, anılan riskli alan tespit ve gerekçe raporlarına göre, uyuşmazlığa konu bölgenin olası afet risklerine ve afet sonrasına hazırlıklı olmadığı, bölgedeki yapıların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamladığı, trafik yoğunluğunu akışını sağlayacak yollar ve yeterli otopark bulunmadığı, öte yandan, yapı kalitesi analizinde bölgedeki binaların büyük bir kısmının kötü kalitede olduğunun anlaşıldığı, bölgenin kent içindeki konumu, deprem riski hususları birlikte değerlendirildiğinde, belirtilen nedenlerden dolayı alanda can ve mal kaybı riski bulunduğu açık olup; belirtilen risk ve olumsuzlukların 6306 sayılı Kanun kapsamında ivedilikle giderilmesine yönelik olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi bir gerekçeyle işlemi iptal eden Daire kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu Daire kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!