Anahtar kelimeler: Elek Usulüyle Mak Defterdarlığı Kapıya Metal Dokuzuncu Yapıştırma Emrinin Ştinin
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı-...
VEKİLİ
: Av..
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... Mak. Metal İnş. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin kapıya yapıştırma usulüyle █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ise de; asıl borçlu şirket █████/2011 tarihinde re'sen terk ettirildiğinden, anılan ödeme emirlerinin şirketin kanuni temsilcisi ...'ın ikamet adresi olan "... Mah. ... Cad. ... Sitesi K.No:... D:... Yenimahalle/ANKARA" adresine posta yoluyla █████/2019 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, "Tebligat üzerinde gösterilen adres yetersiz olup, muhatap tanınmıyor, muhtar kaydı da olmadığından" ibaresi şerh düşülerek iade edildiği, aynı adrese █████/2019 tarihinde ikinci kez tebliğe çıkarılan evrakın bu kez herhangi bir şerh düşülmeksizin aynı tarihli ''tebligat pusulası''nın düzenlendiği ve █████/2019 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, ancak, tebliğ alındısında; posta memuru tarafından imzalanan ve ''tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığına dair" şerhin bulunmadığı, bu nedenle vergi borçlarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun bir şekilde kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Savunma ile istinaf dilekçelerinde yer alan iddiaların tekrarıyla kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
... Mak. Metal İnş. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. Maddesinde; hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde; vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde onbeş günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliğ yapacak olan idarenin belirleyeceği ifade edilmiştir.
Aynı Kanunun 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Ek:1 bölümünde iki kısımdan oluşan pusula örneğine yer verildiği, söz konusu pusulanın "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlığını taşıyan kısmında; “Tebliğ evrakını gönderen idareden alabileceğiniz duyurulur. Tebellüğden imtina edilmesi halinde pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte tebliğ yapılmış sayılır. Yerleşim yeri adresine ikinci defa gidildiği halde tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (geçici ayrılmayı da kapsar) tebliğ evrakının pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde alınması halinde alındığı gün, bu süre içerisinde alınmaması halinde 15. günde tebliğ yapılmış sayılır.” şerhinin matbu olarak yer aldığı, pusulanın diğer kısmı olan "Tebligat Pusulası" başlığını taşıyan ve idarede kalacak olan kısmında ise söz konusu şerhin yer almadığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yukarıda belirtilen ve 485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Ek:1 bölümünde yer verilen ve iki kısımdan oluşan pusula örneğinde de görüldüğü üzere, iki kısımdan oluşan tebligat pusulasının "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlığını taşıyan ilk kısmı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda kapıya yapıştırılacak olan ve tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren matbu bir pusula olduğu, tebligat pusulasının diğer kısmının ise "Tebligat Pusulası" başlığını taşıyan ve idarede kalacak olan kısım olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine göre ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda, adreste bulunamama, adresin kapalı olması vb. sebepler ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının (muhatap) kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerine şerh ve imza edilerek adresin kapısına "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlıklı matbu pusulanın doldurularak yapıştırılmasının yeterli olduğu, İdarede kalacak olan Tebligat Pusulası başlıklı kısmın ise, yapılan tebligatı belgelendirme ve gerektiğinde delillendirme işlevi gördüğü anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirketin kanuni temsilcisi ...'ın ikamet adresi olan "... Mah. ... Cad. ... Sitesi K.No:... D:... Yenimahalle/ANKARA" adresine posta yoluyla ilk olarak █████/2019 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, ancak tebliğ gerçekleştirilemediğinden iade edildiği, daha sonra aynı adrese 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14 ve 102. maddeleri uyarınca münasip bir süre beklenmeksizin 6 (altı) gün sonra █████/2019 tarihinde ikinci kez tebliğe çıkarıldığı, iki tebligat arasında beklenilen sürenin makul kabul edilemeyeceği, münasip süre beklenmeksizin yapılan bu tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!