Anahtar kelimeler: Gölköy Kardeş Kök Ordu Babası Muris Samsun Tapuya İli İlçesi
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gölköy Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 6 17... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini ve tapuya tescil edildiğini, yapılan tespit ve tescil işleminin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilleri ile davalının kardeş olduklarını, dava konusu taşınmazın kök muris, müvekkiller ile davalının babası olan ...'a ait olduğunu, ...'ın dava konusu taşınmazı nizasız, fasılasız, malik sıfatı ile zilyet olarak olağanüstü kazandırıcı zaman aşımından uzun yıllar kullandığını ve mülkiyetini yıllar önce kazandığını, ...'ın vefatı ile birlikte de dava konusu taşınmazın ... mirasçılarına intikal ettiğini, dava konusu taşınmazda müvekkillerinin de miras hisseleri bulunduğunu, buna rağmen dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın haksız ve hukuka aykırı olarak davalı adına tescil edilmesi ile birlikte müvekkillerinin miras haklarının ellerinden alındığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin kök murisi ...'tan intikal eden miras payları oranında müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı (müteveffa) cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup bu beyanlara itibar edilmemesi gerektiğini, davacının taleplerinin tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirdiğini, davanın kabulü halinde davacı tarafın sebepsiz yere zenginleşeceğini, davaya konu taşınmazın davacı tarafların iddia ettiği gibi kök muris ...'tan kalmış olmayıp, bizzat kendisi tarafından yaklaşık 50 yılı aşkın süredir fiilen kullanıldığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tutanağında dava konusu 6 17... parsel sayılı taşınmazın 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız ve fasılasız ve malik sıfatıyla ... oğlu ...'ın zilyetliği ve tasarrufunda olduğunun belirlendiği, mahallinde icra edilen keşif esnasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından muris ...'ın taşınmazlarının halen ... adına kayıtlı olduğu, henüz mirasçılarına intikal etmediği, dava konusu taşınmazın ise ...' a ait olduğu, 14.07.2020 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 689,44 m²lik kısmın 1982 yılında muris ... tarafından davalıya verildiği, geriye kalan 6.339,01 m²lik kısmın ise davalı tarafından orman açmak suretiyle elde edildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça kadastro tutanağının aksinin ispat edilemediği, tutanağın gerçeği aksettirdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının kök muristen gelmekle birlikte kök murisin bu kısmı sağlığında davalıya bağışlayıp zilyetliğini devrettiği ve bu şekilde kadastro öncesi tapusuz olup menkul niteliğinde olan taşınmaz bölümünün kök murisin terekesinden çıktığının ve bu nitelikteki taşınmazda muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğinin; taşınmazın diğer bölümünün ise davalının bizzat imar-ihya ettiği yerlerden olduğu, kök muristen kaldığının davacı tarafça ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın muris ...'a ait olduğunu ve ...'ın dava konusu taşınmazı nizasız, fasılasız, malik sıfatı ile zilyet olarak, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımından uzun yıllar kullandığını ve mülkiyeti yıllar önce kazandığını, ...’ın vefatı ile birlikte de dava konusu taşınmazın ... mirasçılarına intikal ettiğini, dolayısıyla dava konusu taşınmazda müvekkillerinin de miras hisseleri bulunduğunu, taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfli olarak belirtilen kısmının daha erken ekilip dikilmesinin kalan yerin de kök muris ...'a ait olduğu gerçeğini değiştirmediğini, dava konusu yere çok yakın başkaca yerlerde yine kök muris ...'a ait yerler mevcut olduğunu, bu durumda açıkça dava konusu yerinde kök muris ...'a ait olduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazda müvekkillerin miras hakları da bulunmasına rağmen, davalı adına kadastro tespitinin yapıldığını ve tapuya tescil edildiğini, mahalli bilirkişi beyanlarının kendi iddialarını desteklediğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!