Anahtar kelimeler: Hasmane Azınlık Ortağın Kastı Tutum Yazim Amacına Pay Tedbir İhtiyati

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 02.10.2025
NUMARASI
: ████████ E.
TALEBİN KONUSU
: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ
: 28.01.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 28.01.2026
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.10.2025 tarih ████████ E: sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen (davacılar) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, davalı hakim ortağın hasmane tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğunu, azınlık pay sahibi müvekkillerine zarar verme kastı ile şirket menfaatlerine ve şirket amacına aykırı iş ve işlemler yürüttüğünü ve şirket mal varlığını ciddi oranda azaltıcı eylemler içerisinde bulunduğunu, bu nedenle şirketin hakim ortaktan alacaklarının kasten tahsil edilmeyerek hem şirketin ciddi boyutlarda zarara uğratılması hem de şirketin, hakim ortaktan olan alacağının tahsil kabiliyeti hususunda yüksek risk altına sokulduğunu, davalı şirketin uzun zamandan beri alacaklarını tahsil etmediği ve davalı şirkete milyon doları aşkın USD ve karşılığı Türk Lirası borçlu bulunan hakim ortak şirket .... A.Ş.'nin de bu borçları ödeyebilecek mal varlığının bulunmaması, şirketin içinin boşaltılması riski bulunduğunu ve önleyici tedbirlerin ancak davalı şirket .... Şti. için uygulanabilecek olması nedenleri ile bu alacakların tahsilinin sağlanabilmesi ve koruyucu önlemlerin alınabilmesi amacı ile gerekli tedbirleri almak ile görevlendirilecek bir kayyum atanmasını, ortaklıktan doğan hak ve borçların tümünün müvekkilleri açısından çıkma süresi sonuna kadar dondurulmasına, davalı şirket adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz malların üçüncü kişilere devir ve temliklerinin önlenmesini, davalı şirket adına bankalarca verilmiş tüm kredi kartlarının bloke edilmesini, davalı şirket adına mevcut tüm banka hesaplarına, çalışanların maaş ödemeleri hariç ödeme yapılmaması için bloke konulmasını, davalı şirket müdürler kurulunun şirket adına borçlandırıcı işlem yapmalarının önlenmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Yerel Mahkemenin █████/2025 tarihli ara kararıyla, davalı şirketin hakim ortağı tarafından azınlık pay sahiplerinin haklarının ihlal edilerek yönetildiği ve şirketi bu suretle zarara uğrattıkları, işbu sebeple yargılama süresince davalı şirketin telafisi güç zararlarına sebebiyet verme ihtimali bulunduğu iddiası ile şirkete tedbiren kayyum atanması, ortaklıktan doğan hak ve borçların tümünün müvekkilleri açısından çıkma süresi sonuna kadar dondurulması, davalı şirket adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz malların üçüncü kişilere devir ve temliklerinin önlenmesi, davalı şirket adına bankalarca verilmiş tüm kredi kartlarının bloke edilmesi, davalı şirket adına mevcut tüm banka hesaplarına, çalışanların maaş ödemeleri hariç ödeme yapılmaması için bloke konulması, davalı şirket müdürler kurulunun şirket adına borçlandırıcı işlem yapmalarının önlenmesine tedbiren karar verilmesi talebinde bulunmuş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının yargılamayı gerektirdiği, HMK'nun 390/3 maddesine göre ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafın dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği düzenlenmiş olup, davacının çekişme konusu olan vakalara ilişkin iddiaların ispata yönelik dava dilekçesine ekli bir kısım e-mail yazışma dökümü ve bir kısım davalı ve davacılar tarafından keşide edilmiş ihtarname sureti sunmuş ise de, sunulan iş bu belgelerin gerek tedbir sebeplerini ve gerekse de davanın esası hakkında haklılığını yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, davalı şirketin ham mermer ve doğal taş alımı ve işlenmesi, işlenen bu mamul veya yarı mamul malların satılması faaliyetlerini yürüttüğünü,█████/2019 tarihinde, şirketin tek ortaklık durumu sona erdiğini, bu tarih itibariyle hakim ortak..... A.Ş.'ye yüklü miktarda mamul ve yarı mamul halde ürünler sattığını, hakim ortağın hasmane tutum ve davranışlar içerisinde bulunarak azınlık pay sahibi müvekkillere zarar verme kastı ile şirket menfaatlerine ve şirket amacına aykırı yürüttüğü iş ve işlemler, hakim ortağın şirket mal varlığını ciddi oranda azaltıcı eylemler içerisinde bulunması ve şirket taşınmaz mal varlığı ile birlikte şirket stoklarında yer alan malları eritmek gayreti içerisinde olması, şirketin hakim ortaktan alacaklarının kasten tahsil edilmeyerek hem şirketin ciddi boyutlarda zarara uğratılması hem de şirketin, hakim ortaktan olan alacağının tahsil kabiliyeti hususunda yüksek risk altına sokulması, azınlık pay sahibi müvekkillerin bilgi alma hakkının haksız şekilde önlenmesi, şirketin hak ve menfaatlerinin, hakim ortak olan şirket ve hissedarlık bağı ile bağlı bulunduğu şirketler grubunun menfaatleri uğruna haleldar edilmesi şeklindeki şirketin ve azınlık pay sahibi müvekkillerin mahvına sebep olabilecek acil müdahale edilmesi gerektiğini, buna rağmen herhangi bir tedbir uygulanmaması karşısında davalı şirket tarafından ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde taşınmazın, piyasa değeri olan 30 milyon TL'nin çok altında 12,5 milyon TL'ye satıldığını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalı şirkete ait alacakların tahsilinin sağlanabilmesi ve koruyucu önlemlerin alınabilmesi amacı ile şirkete kayyum atanmasına, davalı şirket adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz malların üçüncü kişilere devir ve temliklerinin tedbiren önlenmesine, davalı şirket adına bankalarca verilmiş tüm kredi kartlarının bloke edilmesine, davalı şirket adına mevcut tüm banka hesaplarına, çalışanların maaş ödemeleri hariç ödeme yapılmaması için bloke konulmasına, davalı şirket müdürler kurulunun şirket adına borçlandırıcı işlem yapmalarının önlenmesine, dava konusu şirket defter ve kayıtlarında tahrifat oluşması ihtimaline binaen, 2024 ve öncesi şirket, deftteri kebir, envanter, yevmiye ve ortaklar genel kurul karar defterlerinin tedbiren muhafaza altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
:Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddinin istinafı istemine ilişkidir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez. Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır.
Esas olan şirketlerin yetkili organları aracılığı ile yönetilmesi olup hakimin şirket yönetimine müdahalesi haklı bir nedene dayalı ve istisnai bir yetkidir. Gerek esas dava gerekse geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir yolu ile ancak haklı sebeplerin varlığı ve uyuşmazlığın konusunu oluşturması halinde şirket yöneticilerin yönetim hakkı ve temsil yetkileri sınırlandırılabilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.
Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır. Talep ve karar tarihi itibariyle, davalı şirket yönetim kurulunun yetkisinin şirkete ait taşınmazın satışı hakkında kısıtlanmasına ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine, dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde bu yönde de ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ve davacılar vekilince iki farklı tarihte dosyaya sunulan her iki istinaf dilekçesinin sonuç kısmında neticeten 02.10.2025 tarihli ara kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiği görülmekle ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve yaklaşık ispatın yerine getirilememesine göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'nin peşin alınan 1.347,40 TL'den mahsubu ile fazla yatan 141,40 TL harcın istek halinde davacılara iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 28.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!