Anahtar kelimeler: Yanca Eylemden Yan Eser Sınırlı Başlatılan Milleti Talebi İstanbul Talepleriyle

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ███████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı yan arasında mevcut ticari ilişkiye istinaden davalı yanın cari hesabında 18.744,94 TL bakiye borç oluştuğunu, davalının ödeme yapmaması üzerine aleyhine Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini ve davalının itirazı ile takibin durduğunu, davacının ...... imalatı işi yaptığını, davalıya hem mal satıp hem de montajını yaptığını, iş bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin PVC perdelerin montajnı eksiksiz tamamladığını, davalı personelinin PVC perdeyi kullanmak istemediğinden çalışma esnasında forkliftle geçerken perdeleri ezerek ve çekerek zarar verdiğini ve yerinden koparttığını, davacının kendinden kaynaklı olmamasına rağmen onarımı yaptığını, çelik dübellerle yapılan montajın kopmasının mümkün olmadığını, PVC perdelerin yanlış ve kötü kullanımdan kaynaklı zarar gördüğünü belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, var olduğu iddia edilen cari hesap ilişkisinin sona erdirilmesine ilişkin herhangi bir hesap kat ihtarının müvekkili şirkete gönderilmediğini, davacının ne hizmet verdiğini veya ne ürün sattığını yazılı ve somut delillerle ile ispatlamak zorunda olduğunu, davalı şirkete tebliğ olunan ve ticari defterlerine kayıtlı olan bir fatura bulunmadığını, davacının iddia ettiği alacağı ile ilgili olarak müvekkili şirketle arasında var olduğunu iddia ettiği akdi ilişkiyi ispatla yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, taraflar arasında yazılı olmayan bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacı yüklenicinin bu sözleşmeden doğan edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği ve talep ettiği bakiye ücret alacağına hak kazandığı, dosyada herhangi bir ayıp ihbarı ya da ihtarı bulunmadığından davalı iş sahibinin ayıplı ifa savunmasının kabule şayan sayılamayacağı, davalının icra takibine vaki itirazının 18.747,94 TL bakımından haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Yerel mahkeme kararı davalı yanca istinaf edilmiştir.Dairemizin █████/2021 tarih ████████ esas █████████ karar sayılı ilamıyla, taraflar arasında davalıya ait ..... deposunun kapıların PVC perde yapılması konusunda sözlü eser sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen davalı tanığının, davalı tarafça davacı yükleniciye ayıp ihbarının yapıldığı ve bir kısım işlerin yüklenici tarafından düzeltildiğine ilişkin beyanından, davalı tarafından yükleniciye ayıp ihbarının yapılmış olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacı da kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen bir kısım işleri onardıklarını belirtmiştir. Bu durumda, mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle yüklenici tarafından yapılan imalatta eksik ve ayıplar bulunup bulunmadığının belirlenmesi zorunluğu bulunmasına rağmen, mahkemece görevlendirilen inşaat mühendisi bilirkişi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda rapor düzenlenmiş olması hatalı olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle üzerinde anlaşılan bir iş bedeli de yoktur. Tarafların iş bedeli üzerinde anlaşamaması halinde, iş bedelinin TBK'nın 481. Maddesine göre belirlenmesi gerekir. TBK'nın 481. Maddesinde "Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, yüklenici tarafından yapılan işin bedeli, işin yapıldığı yer ve zamandaki serbest piyasa rayiçleri esas alınarak hesaplanması gerektiği, şu halde, mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle, öncelikle TBK'nın 481.maddesine göre işin yapıldığı yer ve zamandaki serbest piyasa rayiçleri esas alınarak yüklenici tarafından yapılmış olan işin bedeli hesaplanmalıdır. Öte yandan, yüklenici tarafından yapılan işte ayıp bulunup bulunmadığı, varsa ayıplı işlerin bedeli de yine işin yapıldığı yer ve zamandaki serbest piyasa rayicine göre bilirkişi tarafından belirlenerek, tespit edilen ayıplı işler bedeli ile yükleniciye yapılan ödemeler belirlenen iş bedelinden mahsup edilerek, yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağı bulunup bulunmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.Mahkemece, alınan raporların kaldırma ilamında belirtilen hususları içerir şekilde düzenlendiği, hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre somut olayda, taraflar arasında davalıya ait soğuk hava deposunun kapıların PVC perde yapılması konusunda sözlü eser sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafça sözlü eser sözleşmesi kapsamında yapmış olduğu işlerin bakiye bedelinin tahsili için icra takibi yapıldığı, hüküm esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre uyuşmazlık konusu eserin, yapıldığı yer ve zamandaki piyasa rayicinin, dosyadaki teklifler ve yapılan avans ödemesi göz önüne alındığında, faturada belirtilen tutarın kadri maruf olduğu, davacının dava ettiği bakiye iş bedeli alacağına hak kazandığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne, alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Mahkeme tarafından verilen karar davalı şirket vekiline 06.02.2025 tarihinde e-tebligat yoluyla UETS üzerinden tebliğ edilmiş, tebliğ alındı kabul tarihi 11.02.2025 tarihi olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından karar kendilerine tebliğ edilmeden 31.01.2025 tarihli "istinaf kanun yoluna başvuru (süre tutum ) dilekçesi " başlığı ile, " gerekçeli istinaf başvuru dilekçemizde belirteceğimiz istinaf nedenlerimiz ve sayın başkanlığınız tarafından re'sen göz önüne alınacak sair nedenlerle İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2024 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, süresi içerisinde gerekçeli istinaf dilekçemizi vermek üzere İstinaf süremizin muhafazasına karar verilmesini..." dilekçe sunmuştur.Gerekçeli karar tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı vekili tarafından istinaf sebeplerini açıkça belirten dilekçe süresi içinde sunulmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan HMK Kanunu'na göre, İlk Derece Mahkemesinin istinaf edilebilen kararlarına karşı, tebliğ tarihinden başlayarak 15 gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı Kanun'un 342'nci maddesi gereğince istinaf dilekçesinde istinaf başvuru sebepleri ve gerekçesi bulunmalıdır. 6100 sayılı Kanun’un 355'inci maddesi gereğince istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir.Davalı vekili tarafından sunulan süre tutum dilekçesi altında istinaf dilekçesinde, istinaf sebeplerini HMK 342 maddesi kapsamında gösterilmemiş olup, bu yönü ile mahkeme kararı istinaf sebepleri yönünden incelemesi yapılmamıştır. HMK 355 maddesi kapsamında kamu düzenine ilişkin yapılan incelemede herhangi bir kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin yazılı şekilde hükmü doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 723,00 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.