Anahtar kelimeler: Sbm Yaziliş Davatazminat Sunmuş Aracında Hasarlı Amir Toplamda Çarpması Fiilden

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
KARARIN YAZILIŞ TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plakalı aracın çarpması sonucu 22.02.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza sebebi ile davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın SBM kayıtlarında %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın tamamını karşılamakla yükümlü olduğu kanunun amir hükmü gereği olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilin aracında meydana gelen şimdilik 10-TL hasar bedeli, 10-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplamda 20-TL tutarındaki tazminat miktarının (HMK 107 uyarınca) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi; aksi kanaatte olunması halinde yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 20.06.2022-2023 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanması gerektiğini, başvuranın aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, bu nedenle davacı tarafa aracın kazadan önceki kaza kayıtlarının araştırılması gerektiğini, somut dava konusu kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuru 2023.E... sayılı dosya ile inceleme yapıldığını, talebin usulden reddine dair kesin karar verildiğini, işbu nedenle aynı dava konusu yapılan huzurdaki davanın HMK m.114 “(1) Dava şartları şunlardır:… i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.” Hükmüne aykırılık teşkil edeceğinden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden KDV talebi haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekeceğini, avans faizi talebi yerinde olmadığını, huzurdaki davanın usulden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddini talep etmiştir
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, değer kaybı ve hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı adına kayıtlı ... plakalı araca davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plakalı aracın çarpması sonucu 22.02.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle davacının aracında karşılanmayan bakiye 12.331,00-TL hasar onarım bedelinin; HMK m.107 hükmü uyarınca şimdilik 10,00 TL değer kaybı bedelinin haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 22.02.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile, aksi kanaatte olunması halinde yasal faizi ile davalıdan tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında Sigorta Tahkim Komisyonuna yazılan müzekkereye cevaben ;
2023.E... sayılı dosyasına ilişkin Komisyonumuz kayıtları incelendiğinde; █████/2024 tarihli K-2024/... sayılı uyuşmazlık hakem kararının dosyanın taraflarına tebliğ edildiği, karara karşı Komisyonumuz nezdinde itiraz yoluna başvurulmadığı gibi Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurulacağı beyanı ile mahkemeye tevdi talebinde bulunulmadığı, bu sebeple, asliye ticaret mahkemesi nezdinde hakem kararına karşı kanun yolu başvuru dosyası oluşturulmadığı, başka bir ifade ile karara karşı Komisyonumuz nezdinde kanun yollarının tükendiğinin tespit edildiğinin mahkememize bildirildiği, müzekkere ekinde dosyanın bir suretinin mahkememize gönderildiği, yapılan incelemede davacının hasar bedelinine ilişkin başvurusunun hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği,
2023.E.132970 sayılı dosyasına ilişkin Komisyonumuz kayıtları incelendiğinde; █████/2023 K -███████████ sayılı uyuşmazlık hakem kararının dosyanın taraflarına tebliğ edildiği, karara karşı Komisyonumuz nezdinde itiraz yoluna başvurulmadığı gibi Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurulacağı beyanı ile mahkemeye tevdi talebinde bulunulmadığı, bu sebeple, asliye ticaret mahkemesi nezdinde hakem kararına karşı kanun yolu başvuru dosyası oluşturulmadığı, başka bir ifade ile karara karşı Komisyonumuz nezdinde kanun yollarının tükendiğinin tespit edildiğinin mahkememize bildirildiği, müzekkere ekinde dosyanın bir suretinin mahkememize gönderildiği, yapılan incelemede davacının değer kaybı bedelinine ilişkin başvurusunun hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 31.12.2024 tarihinde ibraz edilen netice-i talep dilekçesinde özetle; hasar bedeli yönünden her ne kadar aracın onarımı davacı tarafından belirtilmişse de buna dair bir fatura ve ödeme belgesi olmadığından bu aşamada davaya şimdilik 10-TL hasar bedeli talepleri yönünden kısmi dava olarak; değer kaybı bedeli yönünden ise belirsiz alacak davası olarak devam ettiklerini beyan etmiş olduğu, bilirkişi raporunun alınmadığı bir evrede kısmi dava olarak açmış oldukları hasar bedeli taleplerini ekspertiz raporu doğrultusunda 12.331,00-TL üzerinden ıslah ettiklerini mahkememize bildirmiş olduğu görülmüştür.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında celp edilen evraklar, ibraz edilen deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek raporda özetle;
22.02.2023 tarihinde , saat 10.30 sıralarında sürücü ... yönetimindeki , davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçeli ... plakalı arac ile ... bulvarı üzerinde seyir etmekte olduğu sırada , aracının ön kısımları ile önünde ve aynı istikamete seyir etmekte olan , sürücü ... yönetimindeki ,davacı ... mülkiyetindeki ... plakalı araç aracının arka kısımlarına çarpması sonuc maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Olayda sürücü ... %100 (Yüzde yüz ) nispetinde kusurludur.
Olayda sürücü ... ...’ın kusur payı yoktur.
Dava konusu ... plaka sayılı ... acık kasa ,2007 model kamyonetin dava konusu kaza neticesinde arka yük taşıma kasa kapağı ,kapak kiliti hasar görmüş olup kaporta ve boya giderleri ise 12.360TL(KDV dahil) tutarındadır.
Dava konusu aracın kaza tarihinde hasarsız eşdeğerinin ikinci el piyasa satış fiyatı 250.000TL olup ,bu tutar kaza tarihinde piyasa rayiç değeridir. Dava konusu araç onarıldıktan sonra kaza tarihinde İkinci el piyasa satış fiyatı ise 245.000TL olup değer kaybı 5000.TL tutarındadır. Toplam zarar ise 17.360TL tutarındadır.
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
İşbu alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök ve ek raporu akabinde davacı vekili tarafından belirsiz alacak davası olarak açmış oldukları değe kaybı taleplerini 5.000,00 TL'ye çıkarttıklarını beyan etmiş olduğu, bu hali ile davacının değer kaybı için 5.000,00 TL ve hasar bedeli için 12.231,00 TL talepte bulunmuş olduğu görülmekle alınan raporlar kapsamında davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar Sayılı, █████/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafından davalıya █████/2023 tarihinde başvuru yapılmış olduğu görülmekle +8 iş günü sonrasının █████/2025 tarihine tekabül ettiği, bu hali ile davalının █████/2023 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren kazaya karışan davacıya ait aracın hususi kullanıma ait olması sebebiyle de yasal faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; 22.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 12.231,00 TL hasar bedeli ve 5.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 17.231,00 TL'nin davalıdan temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli olan 1.177,05-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL, ıslah harcı ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 296,41-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 453,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.212,41-TL (başvurma, vekalet harcı, peşin harç, ıslah ve tamamlama harcı) davetiye, posta gideri: 354,00-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 6.566,41-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.231,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!