Anahtar kelimeler: Sunamadığı Meslekî Sağlamış Tevsik Tecrübe Lisanslama Başarılı Adaylar Onüçüncü Kurulca

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... KuruluVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Sermaye Piyasası Kurulunun █████/2014 tarih ve ██████ sayılı İlke Kararı'nın "Ortak Düzenlemeler" başlıklı bölümünde yer alan ''Yukarıdaki bentler uyarınca 3 yıllık tecrübe şartını tevsik eden rapor sunamadığı veya diğer şartları taşımadığı için başvurusu kabul edilmeyen adaylar, Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu A.Ş. tarafından düzenlenecek ve içeriği Kurulca onaylanacak meslekî uygulamalı eğitim programına katılmaları ve başarılı olmaları hâlinde tecrübe şartını sağlamış sayılacaklardır.'' ifadesinin çıkarılmasına ve değerleme uzmanlarının meslekî tecrübelerinin Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu AŞ (SPL) tarafından düzenlenen eğitim programı ile sağlanması uygulamasına █████/2019 tarihi itibarıyla son verilmesine dair █████/2019 tarih ve ██████ sayılı Kurul İlke Kararı'nın iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Onüçüncü Dairesinin█████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi, "Kapsam" başlıklı 2. maddesi, "Kurul'un görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 128. maddesi, █████/2014 tarih ve 29088 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunanlar İçin Lisanslama ve Sicil Tutmaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (VII-128.7)'in "Amaç" başlıklı 1. maddesi, "Kapsam" başlıklı 2. maddesi, "Dayanak" başlıklı 3. maddesi, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesi, "Lisans türleri" başlıklı 5. maddesi, "Lisansa tabi personel" başlıklı 6. maddesi, "Lisans alma şartları" başlıklı 7. maddesi, Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliğ (III-62.3)'in "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi, "Dayanak" başlıklı 2. maddesi, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesine yer verilerek;Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliğ (III-62.3)'in 3. maddesine göre gayrimenkul değerleme uzmanının, gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından değerleme kadrosunda gayrimenkul değerlemesi yapmak üzere tam zamanlı olarak istihdam edilen veya sözleşme imzalamak suretiyle kuruluşa dışarıdan değerleme hizmeti sağlayan, asgari 4 yıllık üniversite mezunu, gayrimenkul değerlemesi alanında en az 3 yıllık tecrübesi bulunan ve Kurulca verilen Gayrimenkul Değerleme Lisansına sahip olan gerçek kişileri; konut değerleme uzmanının, gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından konut değerlemesi yapmak üzere tam zamanlı olarak istihdam edilen veya sözleşme imzalamak suretiyle kuruluşa dışarıdan konut değerlemesi hizmeti sağlayan, gayrimenkul değerlemesi alanında en az 1 yıllık tecrübesi bulunan ve Kurulca verilen Konut Değerleme Lisansına sahip olan gerçek kişileri ifade ettiği, değerleme şirketlerinde tam zamanlı veya değerleme kuruluşu ile sözleşme imzalamak yoluyla çözüm ortağı olarak gayrimenkul değerleme veya konut değerleme uzmanı olarak çalışanların eğitim ve lisans sınavında başarılı olmalarının yanı sıra gayrimenkul değerleme uzmanlarının 3, konut değerleme uzmanlarının 1 yıl mesleki tecrübeye sahip olmaları gerektiği;Bu kapsamda Kurulca █████/2014 tarih ve ██████ sayılı İlke Kararı ile, gayrimenkul değerleme uzmanları ve konut değerleme uzmanları için aranan tecrübe koşulunun uygulama esaslarının belirlendiği ve kararın "Ortak Düzenlemeler" başlıklı bölümünün son fıkrasında ''Yukarıdaki bentler uyarınca 3 yıllık tecrübe şartını tevsik eden rapor sunamadığı veya diğer şartları taşımadığı için başvurusu kabul edilmeyen adaylar, Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu A.Ş. (SPL) tarafından düzenlenecek ve içeriği Kurulca onaylanacak meslekî uygulamalı eğitim programına katılmaları ve başarılı olmaları hâlinde tecrübe şartını sağlamış sayılacaklardır.'' şeklindeki düzenlemeyle, söz konusu tecrübe şartının Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu AŞ tarafından düzenlenecek meslekî uygulamalı eğitim programına katılıp başarılı olunmasıyla sağlanabileceğinin belirtildiği;Devam eden süreçte, █████/2019 tarihli dava konusu Kurul kararı ile, gayrimenkul ve konut değerleme uzmanlarının meslekî tecrübelerinin Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu AŞ tarafından düzenlenen eğitim programı ile sağlanması uygulamasına █████/2019 tarihi itibarıyla son verilmesine karar verildiği;Kurulca mesleki tecrübenin SPL tarafından ücret karşılığında sunulan 1 haftalık eğitim programına katılarak sağlanmış sayılmasına ilişkin uygulamanın, söz konusu dönemde sektörün hızla büyümesi ve kredili konut satışları nedeniyle değerleme talebindeki hızlı artış nedeniyle getirildiği, gayrimenkul piyasasında, belirlenen tecrübe süresi içinde sahada çok sayıda rapor hazırlayarak, pratikte tecrübe kazanan değerleme uzmanları ile eğitim programı ile mesleki tecrübesini sağlayanlar olmak üzere iki tür gayrimenkul değerleme uzmanı profili oluşmasına yol açıldığı, mesleki tecrübe şartının yurt dışı uygulamalarda ve uluslararası düzenlemelerde de arandığı, değerleme uzmanından lisans belgesine sahip olmasının da ötesinde birtakım özelliklere sahip olmasının beklendiği, ilgili mevzuatta gayrimenkul değerleme uzmanları için 4 yıllık herhangi bir bölümden, konut değerleme uzmanları için de 2 yıllık herhangi bir yüksek öğretim okulundan mezuniyet şartının yeterli görülüp, üniversitelerin mimarlık, inşaat mühendisliği, gayrimenkul ve varlık değerleme, şehir ve bölge planlama gibi uzmanlık gerektiren bölümlerinden mezun olma şartının aranmamasının bu uzmanlık alanındaki mesleki tecrübenin gerekliliğini ve önemini daha da artırdığı, Tebliğ'de açıkça 1 ve 3 yıllık tecrübe şartının varlığı ve eğitim uygulanması nedeniyle oluşan ikili yapının ilgili diğer kurumlar tarafından yorumlanması ve uygulanmasında zaman zaman aksaklıklar meydana geldiği ve karşılaşılan sorunların Kurul'a intikal ettirildiği hususları ve düzenlemenin getirildiği 2014 yılından bugüne, 3 yıl fiilen çalışarak mesleki tecrübelerini elde edenler hariç, sadece eğitimle tecrübe şartını sağlayanların sayısının 2.385'e ulaştığından düzenlemeyle hedeflenen amacın gerçekleştiği ve bu alternatif imkânın daha fazla sürdürülmesi ihtiyacının ortadan kalkması ve haksız rekabet ortamının kaldırılması lüzumu dikkate alınarak söz konusu uygulamadan vazgeçilerek dava konusu işlemin tesis edildiğinin belirtildiği;6362 sayılı Kanun'un amacının, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, âdil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olup; Kurulun düzenleme alanı özellik arz ettiğinden, Kurula görev alanına giren konularda, kanunların gösterdiği sınırlar içerisinde ve kamu yararı çerçevesinde kullanılabilecek, hukukun genel ilkelerine ve yazılı üst hukuk kurallarına uygun olarak yürürlüğe konulacak ikincil düzenlemeler ihdas edebilme yetkisini de barındıran takdir yetkisi tanındığı; anılan Kanun'un 128. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, halka açık ortaklıklarda görev alacaklar, sermaye piyasası kurumlarının yönetici ve diğer çalışanlarının mesleki eğitimi, mesleki yeterliliği ve mesleki ehliyetlerini gösterir sertifika verilmesine ilişkin esasları belirlemek, bu amaçlarla merkez veya şirket kurmak ve bunların faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda yetki verildiği;Gayrimenkul değerleme şirketlerinde, güven ve itibarın önem taşıdığı; değerleme uzmanlarının, uzmanlaşma gerektiren bu mesleğin icrasında belirli standartta ve kalitede değerleme raporu hazırlayabilmeleri için teorik bilginin yanı sıra, belirli bir süre profesyonel tecrübeye de sahip olmalarının mesleğin güvenirliği açısından önemli bir faktör olduğu; değerleme uzmanlarının mesleklerini icra ederken gayrimenkulün niteliği, piyasa ve çevre koşullarını analiz ederek uluslararası alanda kabul görmüş değerleme standartları çerçevesinde yazılı olarak raporlayabilecek düzeyde bilgi ve tecrübe sahibi olmaları gerektiği; dolayısıyla, değerleme raporlarının güvenilirliği, belirli standartlara uyum kabiliyeti ve gerçeği düzgün yansıtma düzeyi, değerleme uzmanının mesleki deneyiminin, bilgi ve tecrübesinin yüksek derecede olmasıyla sağlanabileceği;Düzenleyici ve denetleyici kurumların, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlendiği; bu kurumların temel işlevinin, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemek olduğu, kamu hizmetlerinin değişen şartlara uyarlanması ve geliştirilmesi ihtiyacının, idarelere, kamu hizmetinin sunumuna ilişkin düzenleyici işlemlerin değiştirilebilmesi ya da yürürlükten kaldırılabilmesi imkânını tanıdığı; diğer idareler ile karşılaştırıldığında, bağımsız idarî otoritelerin düzenleme yapma ve mevcut düzenlemelerde değişiklik yapma yetkisinin, düzenlemeye tâbi piyasanın dinamik ve teknik yapısı gereği daha kapsamlı olduğu konusunda tereddüt bulunmadığı; sermaye piyasası ile ilgili olarak kanuna aykırı olmayan düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurulun, ilgili bulunduğu piyasada, 6362 sayılı Kanun'la kendisine tanınan yetkiyi dava konusu İlke kararını tesis etmek suretiyle kullandığının anlaşıldığı;Bununla birlikte davacı tarafından, █████/2014 tarih ve ███████ sayılı Kurul İlke kararının yürürlükte bulunduğu dönem içerisinde 2018 ve 2019 yıllarında katıldığı sınav sonucunda ... tarih ve ... sayılı gayrimenkul değerleme lisans belgesini almaya hak kazandığı, SPL'ye eğitimlere katılabilmek için müracaatta bulunduğu ancak SPL tarafından kontenjan bulunmadığı ve ileride yapılacak eğitimlere katılabileceği belirtilerek tecrübe eğitimine alınmadığı ve devamında Kurulca dava konusu işlem tesis edilerek tecrübe şartının eğitimle sağlanması uygulamasının birden sonlandırıldığı, Kurulca uygulamaya geçişin bir sürece ve işlem takvimine bağlanmamasının hukuka aykırı olduğuna yönelik iddialarda bulunulduğu;Düzenleyici ve denetleyici kuruluşların düzenleme yapma ve mevcut düzenlemelerde değişiklik yapma yetkisinin, düzenlemeye tabi sektörün dinamik ve teknik yapısı gereği daha kapsamlı olduğu konusunda tereddüt bulunmamakla birlikte, bu kuruluşların aynı zamanda, düzenleme, denetleme ve kural koyma fonksiyonlarını yerine getirirken, Anayasal bakımdan güçlü bağlarla hukukî zemine dayanarak hareket etmesi, düzenleyici işlem tesis etmek suretiyle tasarrufta bulunma yetkisini mutlak, sınırsız ve keyfiyete yol açacak şekilde kullanmaması, mevcut kurallarda değişiklik yaparken de hukukî güvenlik ve haklı beklenti ilkelerini gözetmesi gerektiği, aksi halde, idarenin keyfi karar ve uygulamalarına yol açılacağının açık olduğu;Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukî güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlet olduğu;Hukuk devleti ilkesinin belki de en önemli unsurlarından birinin, hukuk güvenliği ilkesine sahip olması olduğu, başka bir söylemle, "güvenin korunması ilkesi” gereği, ilgilinin hukukî durumunun süreceğine olan güveni dolayısıyla hayal kırıklığına uğratılmaması gerektiği, güvenin korunmasının, her zaman mevcut hukukî durumun gözetilmesi anlamında olmasa da, her düzenleme değişikliğinde idarenin göz önünde bulundurması gereken bir konu olduğu;Hukuk devletinin unsurları arasında "Devlete güven" veya hukuk güvenliği olarak adlandırılan ilke ile bu ilkenin uzantısı niteliğindeki "haklı beklentilerin korunması" ilkesinin yer aldığı, bu ilkenin uygulanabilmesi için iki şartın gerçekleşmesinin arandığı, bunlardan ilkinin, temellendirilmiş bir beklentinin, başka bir anlatımla, bir düzenlemenin sürekli olacağına veya değişmeyeceğine inanmak için yeterli nedenlerin bulunması; ikincisinin ise ilgililerin beklentisinin, hukukî durumda önemli ve öngörülemeyen bir değişiklik nedeniyle etkilenmiş olması olduğu;Kanunlara veya ilgili düzenlemelere güvenerek yaşamlarına yön veren, hukukî iş ve işlemlere girişen gerçek veya tüzel kişilerin, bu düzenlemelerin uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması gerektiği; bu şekildeki bir uygulamanın hukukî güvenlik ilkesinin gereği olduğu;Hukuk güvenliği ve haklı beklentilerin korunması ilkelerinin idareyi, özellikle düzenleyici işlemler yaparken, değiştirirken ya da tamamen yürürlükten kaldırırken kişilerin bu düzenlemelerden beklenmedik bir şekilde olumsuz olarak etkilenmelerini önleyici tedbirler almaya iten ilkeler olarak ortaya çıktığı; düzenleyici işlemler bakımından baskın bir kamu yararı olmadıkça haklı beklentilerin geçiş düzenlemeleri ile korunması gerekliliğinin de ayrı bir ölçüt olarak içtihatlarda varlığını sürdürdüğü;Bu itibarla, ilgili mevzuata göre değerleme uzmanlığının kazanılmasında mesleki tecrübeye sahip olunmasının aranılan koşullardan birisi olduğu, hedeflenen amacın gerçekleşmesi ve değişen ihtiyaçlar ile tespit edilen aksaklıklar dikkate alınarak Kurulca kendisine verilen görev ve yetki çerçevesinde tesis edilen dava konusu Kurul İlke kararında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı; ancak davacı bakımından, söz konusu tecrübe şartının SPL tarafından verilen eğitimle sağlanacağı yönünde haklı bir beklenti bulunduğu, dava konusu işlem ile söz konusu tecrübe şartının eğitim ile sağlanması uygulamasının geçiş düzenlemesi öngörülmeksizin kaldırıldığı anlaşıldığından, █████/2014 tarih ve ██████ sayılı İlke Kararı'nın yürürlükte olduğu dönemde lisans sınavını geçenlerin haklı beklentilerini koruyan bir geçiş hükmüne yer verilmemesi yönüyle dava konusu Kurul İlke kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kararın iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından; tecrübe şartına ilişkin olarak yapılan mevzuat değişikliğinin hukuka uygun olduğu, █████/2014 tarih ve ██████ sayılı İlke Kararı'nın değiştirilmesi konusundaki takdir yetkisinin takip edilen amaca uygun ve objektif olarak kullanıldığı ve dava konusu İlke Kararında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığının Daire kararında sabit olduğu; düzenlemenin, piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda hukuka uygun şekilde kullandığı takdir yetkisine dayanarak ve üstün kamu yararı prensibi gereği yapılmış olması nedeniyle davacı bakımından haklı beklenti ilkesinin ihlal edilmediği, söz konusu beklentinin haklı beklenti olarak değerlendirilemeyeceği ve korunma zorunluluğu bulunmadığı, dava konusu İlke Kararı sonucunda davacının herhangi bir hak kaybına uğramadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı idarenin duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının ve fazla yatırılan ...TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,4. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.