Anahtar kelimeler: Balistik Anlatarak Kovan Sıcağına Sıcağı Çağrılıp Emanete Ekip İsmi Vakti

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇLAR
: Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralamaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaYapılan ön inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesince verilen 14.10.2020 tarihli kararın, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli kararında özetle "Yukarıda ismi geçen polis memurlarının ve ... nolu ekip memurlarının duruşmaya çağrılıp, olay hakkında ayrıntılı beyanlarının alınması, olay yerinde boş kovan bulunmuşsa emanete aldırılması ve boş kovan üzerinde balistik inceleme yaptırılması, sonucuna göre, mağdurun olay sonrasında sıcağı sıcağına alınan ilk beyanında olayı tüm ayrıntıları ile anlatarak olay yerinde sanık ...'nin olduğunu ve montu ile montunun cebindeki cüzdanının alındığını beyan etmesi, sanık ...'nun da suç yerinde olduğunu kabul etmesi de gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanık ...'nun atılı tüm suçlardan beraatine, sanık ...'nin Yağma suçundan beraatine karar verilmesi," gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan ilk derece mahkemesince verilen birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanık ... hakkında nitelikli yağma, sanık ... hakkında ise nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçundan ilk defa kurulan ve bölge adliye mahkemesince kurulacak olsaydı temyiz yolu açık olacak olan mahkûmiyet hükmünün de temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceBursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet, nitelikli yağma suçundan beraat; sanık ... hakkında kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarından beraat kararı verilmiştir.B. İstinafBursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve ███████ E, █████████ K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurusunun kabulu ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.C. İlk DereceBursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.D. İstinafBursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.07.2023 tarihli ve █████████ E, █████████ K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Sanıklar müdafiileri kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeSanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ilesanık ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet, nitelikli yağma suçundan beraat; sanık ... hakkında kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarından beraat kararı verildiği, bu kararın sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar aleyhine istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve ███████ E, █████████ K. sayılı kararı özetle "Yukarıda ismi geçen polis memurlarının ve ... nolu ekip memurlarının duruşmaya çağrılıp, olay hakkında ayrıntılı beyanlarının alınması, olay yerinde boş kovan bulunmuşsa emanete aldırılması ve boş kovan üzerinde balistik inceleme yaptırılması, sonucuna göre, mağdurun olay sonrasında sıcağı sıcağına alınan ilk beyanında olayı tüm ayrıntıları ile anlatarak olay yerinde sanık ...'nin olduğunu ve montu ile montunun cebindeki cüzdanının alındığını beyan etmesi, sanık ...'nun da suç yerinde olduğunu kabul etmesi de gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanık ...'nun atılı tüm suçlardan beraatine, sanık ...'nin Yağma suçundan beraatine karar verilmesi," şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanunu'nun 280/1-e ve 289/1-e maddeleri gereğince bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.07.2023 tarihli ve █████████ E, █████████ K. sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla;5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve ███████ E, █████████ K. sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümler yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanığın temyiz hakkını etkilememiş ise de, anılan bozma ilamı sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçundan ilk derece mahkemesince verilen ve 5 yılı aşmayan mahkumiyet hükmünün esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve sanığın temyiz imkanının ortadan kaldırıldığı, oysa bölge adliye mahkemesince yasaya aykırı bozma ilamı yerine davanın yeniden görülmesine karar verilerek aynı mahkûmiyet hükmünün verilmesi durumunda 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca verilen kararın temyizi kabil bir karar olacağı, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir (...[GK], B. No: ██████████, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir:1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması,2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ......Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir.Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:████████).Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve ███████ E, █████████ K. sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin kabulü ile diğer yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.11.2025 tarihinde karar verildi.