Anahtar kelimeler: Tahakkkuk Gkarar Sicilde Denizli Borçluya Başkan Yazim Katip Merkezi Üye

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas- ... Karar
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... numaralı sicilde kayıtlı davalı borçluya ait tahakkkuk eden su borçlarının tahsil edilebilmesi için Merkezi Takip Sistemi No: ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, ancak davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının borca ve takibe itirazının yerinde olmadığını, davalı tarafın üzerine kayıtlı .... numaralı inşaat aboneliği kurumunun kayıtlarında mevcut olduğunu, inşaat abonesi haricinde Toki içerisinde yapılan 17 bloğun ve her bloğunun altında bulunan kontrol sayacı niteliğindeki dijital sayaçlardan toplam 1302 m3 su geçtiğinin tespit edildiğini, idarelerince yapılan tespite göre davalı adına 13028 m3 su kullanımı karşılığında █████/2020 son ödeme tarihli 107.225,82 TL tahakkuk atıldığını, davalı tarafın bu borcu ödemediğini belirterek Merkezi Takip Sistemi No: ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamınıve davalının alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödeme hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin 2018 yılında ... TOKİ konutlarına başladığını, ... Büyükşehir Belediyesi DESKİ'nde ... numarası ile şantiye suyu abonesi olduğunu, müvekkilin konut projesini, 23.07.2020 tarihinde geçici kabul ile tamamlanan inşaatı TOKİ'ye teslim ettiğini, itiraz dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, müvekkilinin ... numaralı aboneliğine dayalı bütün faturaları ödediğini, davacının hukuka aykırı bir şekilde tahakkuk ettirdiğini, ikinci kez ve 2020 yılı tarifesi üzerinden su faturasını müvekkilden tahsil etmek için icra takibi yapıldığını, yasa gereği, zorunlu arabulucuk sürecinden de sonuç çıkmayınca işbu haksız dava ikame edildiğini belirterek davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğundan davacının inkar icra tazminatına mahkum edilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davanın KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİ ile ... esas sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin faize ilişkin fazlaya dair hakların saklı kalmak üzere 105.922,90 TL asıl alacak olmak üzere devamına, fazlaya dair talebin reddine,
2-Yasal şartlar oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Müvekkilinin, 2018 yılında ... TOKİ konutlarına başladığını, ... Büyükşehir Belediyesi DESKİ'nde ... numarası ile şantiye suyu abonesi olduğunu, müvekkilinin üstlenmiş olduğu konut projesini 23.07.2020 tarihinde geçici kabul ile tamamlayarak inşaatı TOKİ'ye teslim ettiğini, müvekkili şirketin geçici kabulün yapıldığı tarihe kadarki inşaat-imalat sürecinde kullanmış olduğu suyun bedelini düzenli olarak davacı idarenin ilgili birimine yatırdığını, müvekkilinin inşaata başladığı tarih itibariyle şantiye aboneliği aldığını düzenli olarak ödemelerini yaptığını, bu kapsamda; müvekkilinin 2018 yılında 13.440,49-TL., 2019 yılında 38.150,12-TL. ve 2020 yılında ise 26.265,13.440,11-TL ödeme yaptığını, geçici kabulden bir gün önce TOKİ'ye hitaben düzenlenen taahhütnamede, acil durumlarda projede ortaya çıkabilecek olası tamirat, arıza vb durumlara müdahale etmek üzere geçici yedi eleman dışındaki bütün elemanlarını sigorta hesaplarını kapatıp işlerine son verdiğini, TOKİ uygulamasında geçici kabul ile beraber projenin imalat süreci tamamlandığında, daha önce projede çalıştırılan bütün işçilerin işine son verildiğini, sadece acil durumlar için müdahalede bulunacak teknik bir ekip görevlendirilerek bu ekibin bilgileri TOKİ'ye iletildiğini, somut olayda da bu böyle gerçekleştiğini, dava konusu TOKİ projesinde müvekkilinin hiçbir taşınmazının söz konusu olmadığını, suyun kullanıldığı iddia edilen parseldeki bütün taşınmazlaın dava dışı üçüncü şahıslara ait olduğunu, müvekkilinin kullanmadığını, kullanmasını gerektiren bir nedenin olmadığı ve TOKİ projesinden bağımsız bölüm edinenlerin kullandığı sudan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, dosyadan alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarını karşılar mahiyette inceleme yapılmaksızın itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer verilerek sonuca gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faturaya konu su kullanımı Toki projesinden bağımsız bölüm edinenler tarafından kullanıldığını, aboneliklerin bir kısmı geç yapılmışsa da dava konusu projeden daire satın alan dava dışı üçüncü şahısların 01.09.2020 tarihinde düzenlenen yer teslim tesellüm tutanağı ile dairelerine yerleşip burada yaşamaya başladıklarını, 1 adet ticari merkez ile cami haricinde 17 adet blokta yer alan 134 adet konutun yer aldığı ve her bir taşınmaz sahibinin de ortalama 90-100 m3 kullandığı nazara alındığında davacı idarenin tahakkuk ettiği 13.082 m3 suyun dava dışı bağımsız bölüm maliki olan üçüncü şahıslar tarafından kullanıldığını, geçici kabul tarihinden sonra, fiili olarak oturum başlamış olsa da bireysel aboneliklerin çok sonra yapıldığını, bu da tahakkuk edilen su kullanımının bireysel aboneliklerden çok daha önce dairelerine yerleşip yaşamaya başlayan üçüncü şahıslar tarafından kullanıldığını, bu netice aynı zaman da fiili olarak ikamet edenlerin taşınma sürecinde temizlik faaliyeti de eklendiğinde; bilirkişinin genel kullanım olarak yer verdiği 10-20 m3' ün 2-3 katına kadar çıkacağı ve ek bir tüketim sebebi olarak dikkate alınması gerekeceği sonucunu doğurduğunu, bu konuda tanık deliline dayanılmışsa da Mahkemece bu konuda karar verilmeden hüküm tesis edildiğini, kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, şantiyeye gelen suyun tamamı, şantiyenin girişinde bulunan şantiye suyu sayacından geçtiğini, akabinde de projede bulunan 17 adet bloka dağıtıldığını, ancak, her bir bloğun altında birer adet kontrol sayacı bulunduğunu, blok altlarındaki su sayaçlarını TOKİ'nin şart koştuğunu, şantiye sayacından geçen suyun, dairelerde kullanılmadan önce blok girişlerinde bulunan kontrol sayaçlarından geçtiğini, hem şantiye sayacından geçen suyun hem de kontrol sayaçlarından geçen suyun ayrı ayrı ölçümlenmesi mükerrer faturalandırma gibi haksız bir duruma sebebiyet vereceğini, bilirkişi incelemesinde bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkilinin kullanmadığı, kullanmasını gerektiren bir nedenin olmadığı sudan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını,
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesi ve istinafa cevap dilekçesi ile; Davalı şirketin ... İlçesinde Toki Konutları yapımı işinin yüklenici firması olup, ... nolu inşaat aboneliği sahibi olduğunu, 14.10.2020 tarihinde idarenin teknik personelleri tarafından yapılan tespite göre, inşaat abonesi haricinde, Toki içerisinde yapılan 17 bloğun ve her bloğunun altında bulunan kontrol sayacı niteliğindeki dijital sayaçlardan toplam 13082m3 su geçtiğinin tespit edildiğini, hangi bloktaki binadan ne kadar su geçtiği dosya içerisindeki tutanakta ve fotoğraflarla belirlendiğini, İdarece yapılan tespite göre davalı adına 13082 m3 su kullanımı karşılığında 02.12.2020 son ödeme tarihli 107.225,82 TL tahakkuk atıldığını, davalıya atılan iş bu tahakkuk inşaat aboneliği haricinde kullandığı su tüketim bedelleri olduğunu, su tüketim bedelleri Toki inşaatı kapsamında yapılan her bloğun altında, inşaat aboneliğinden çok daha sonra konulan kontrol sayaçlarındaki toplam tüketim bedelleri olduğunu, kontrol sayaçlarının, inşaat aboneliğinde kullanılan sayaçtan çok daha sonra takılması ve kontrol sayacı ile belirlenen kullanılan su miktarı, inşaat aboneliğinde tüketilen su miktarının çok çok üzerinde olması karşısında, aslında bloklarda kullanılan su tüketimlerinin inşaat aboneliğinden geçmediği ve ayrı bir tüketim olduğunu ispatladığını, davalı tüketmiş olduğu bu tüketimlerden sorumlu olduğunu, İdarenin ana tahakkukundan düşülen 139 m3 su kullanımından da davalının müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu, çünkü davalı İhale kapsamında Toki İnşaatını üstlendiği ve davalının sorumluluğu kesin kabule kadar devam ettiğini, davalı, hesaplamadan düşülen 139 m3 ten de sorumlu olduğunu, yani davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken 139 m3 düşülerek verilen Kısmen Kabul kararının yerinde olmadığını, yerel mahkeme kararında alacağın likit olmadığı ve borcun miktarı belirlenemeyecek olması nedeni ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddedildiğini, davalıya atılan tahakkuk m3 olarak belli ve hesaplanabilir bir rakam olduğunu, inşaat aboneliği haricinde kullanılan ve kullanılan miktar m3 olarak belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yerel Mahkeme kararının bu yönüyle de yerinde olmadığını, istinafa cevap dilekçesi ile, hak sahiplerinin yerleşmeden abone almayacaklarını, yerleşmeden sonra ise abonelik aldıklarını, hak sahiplerinin abone olmadan bir kullanımının söz konusu olmadığını, yerel Mahkemece abone tarihlerinden sonraki kullanımlar tahakkuktan düşülerek karar verildiğini, ayrıca tahakkuka konu 13.082 m3 idarece toki konutlarında abonelik alma işlemleri başladığında 14.10.2020 tarihinde kontrol sayaçları kontrol edilerek tespit edildiğini, böyle büyük bir kullanımı sadece hak sahiplerince kullanıldığını iddia etmenin mümkün olmadığını ve hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını, davalı tarafça ... inşaat abonesi olunduğunu kontrol sayaçlarındaki tüketimlerin aynı zamanda inşaat aboneliğinden geçtiğini iddia etmekte ise de bu iddianın da yerinde ve doğru olmadığını, davalının inşaat aboneliğindeki toplam su tüketimi 12.049 m3 olduğunu, söz konusu tüketim kontrol sayaçlarındaki 13.082 m2 su tüketimi ile örtüşmediğini, ayrıca kontrol sayaçlarının 05.12.2019 tarihinde takıldığı göz önüne alındığında ve davalının inşaat aboneliğinin alındığı 26.07.2028 tarihinden kontrol sayaçlarının takıldığı 2019 yılı 12 ayına kadar inşaat aboneliğinde 7828 m3 su kullandığı göz önüne alındığında, kontrol sayaçlarındaki tüketimin inşaat aboneliğinden ayrı olduğu, inşaat aboneliğinden geçmediğini kanıtladığını, kontrol sayaçları takılmasından sonra (05.12.2029) tespit tarihi olan 14.10.2020 tarihine kadar davalının inşaat aboneliğinden 4.221 m3 su kullanılmış olup bu durum dahi kontrol sayaçları ile inşaat aboneliği tüketimlerinin ayrı olduğunu ispatladığını, bu nedenlerle davalı tarafın yerel mahkeme kararına karşı yapmış olduğu istinaf taleplerinin reddini, idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.04.2025 tarihli ...Esas -...Karar sayılı kararının ortadan kaldırılarak; davanın kabulünü, Merkezi Takip Sistem no: ... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibe kalınan yerden devamını, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye hükmedilmesini, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; su tüketiminden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Öncelikle davacı kurumun istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacı tarafça ilk derece mahkemesince kısmen reddedilen 1.302,92 TL yönünden ve icra inkar tazminatı yönünden istinafa gelinmiş olup, ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle kısmen reddedilerek istinafa konu edilen 1.302,92 TL tutar 40.000,00 TL olan kesinlik sınırı altında olduğundan karar davacı yönünden kesindir.
Yine davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde icra inkar tazminatının yasal şartlarının oluştuğunu ileri sürmüş ise de; Mahkemece, alacağın belirlenebilir olmadığı kabul edilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı tarafın istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde;
Eldeki davada; davacı taraf icra takibine konu su borcunun davalının yapımını üstlendiği ... Toki konutlarında kullanıldığını beyanla icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf ise işin geçici kabulünün █████/2020 tarihinde yapıldığını, bu tarihten itibaren su kullanımlarının bulunmadığını, borçtan sorumlu olmadıklarını, dava dışı üçüncü şahısların 2020 yılı Eylül ayında taşınmazlarını teslim aldıklarını, suyun taşınmaz malikleri tarafından kullanılmış olabileceğini, ayrıca takibe konu su borcunda mükerrer faturalandırma olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2020 yılının 9. Ayından itibaren teslim alınan konutlarda kullanılan ferdi aboneliklere ait 139 metreküp su miktarının icra takibine konu borçtan düşülerek hesap yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda herhangi bir yanlışlık bulunmadığı gözönüne alındığında açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik sınırı nedeniyle usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-)... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih,... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2. ve 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
B-)... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
1-Alınması gerekli 7.235,59 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.808,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.426,69 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!