Anahtar kelimeler: Tanışmadığını İnkarına Lehtarı Senetteki Açtıkları Kambiyo Ciro Vade İtiraza Usd

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasDAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından, müvekkili aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 1,000.000.00-USD ve ██████████ sayılı dosyasında 1,000.000.00-USD bedelli kambiyo senetlerine dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını, düzenleme tarihleri █████/2013, vade tarihleri ise █████/2018 olan her iki senedin lehtarı ... tarafından davalıya ciro edildiğini, her iki senetteki imza inkarına ve itiraza yönelik açtıkları davaların, İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında birleştirilerek görülmeye devam ettiğini, müvekkilinin, ... ile hiçbir zaman ticari ilişkisi olmadığını, hayatının hiçbir döneminde tanışmadığını ve kendisini görmediğini, davaya konu senetlerin sahte şekilde düzenlenmiş olup, kimin tarafından hazırlandığının belirlenememesi için uygulamada çok kullanılmadığı halde daktilo ile doldurma yönteminin seçildiğini, müvekkilinin, takip alacaklısı ilc senet lehtarına bir borcu bulunmadığını, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının dayanağı olan senet üzerindeki imzanın hiçbir suretle davacıya ait olmadığının İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin... eas sayılı dosyasıyla birleştirilen mahkeme dosyasındaki █████/2019 tarihli bilirkişi raporu ile hem de davalının bu rapora verdiği beyanlarıyla sabit olduğunu, davalının, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını bildiği halde senedi kötü niyetli olarak icraya koyduğunu ve müvekkilinin bir çok malı üzerine haciz işlemi uygulandığını, ... sayılı icra dosyasına dayanak senedin ise imza taşınması yöntemi ile sahte olarak düzenlendiğini, bu senet hakkında İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı imzaya itiraz ettiklerini, yargılamanın dosyanın birleştirildiği... esas sayılı dosyasında devam ettiğini, yargılama sırasında alınan █████/2019 tarihli raporda senet üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olsa da, senedin borçlanma amacıyla düzenlenmiş bir senet olmayıp, davacının gerçek imzasından faydalanılarak oluşturulmuş sahte bir senet olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporunda, senedin ultra-viole ışığa duyarlılık olarak A4 yapısında olduğunun, senet üzerinde tanzim tarihinin sağ tarafında ve borçlu imzasının sol tarafında fiziksel/mekanik olarak silinme emarelerinin mevcut olduğunun, kağıt yapısında/kolajda buzulmuların olduğunun, senedin metin bölümünde muacceliyet kesbedeceği ile selayetinin şimdiden satırları arasında, imzanın altında, imzanın sol çekilişinin altında ve hemen onun da altında kahverengi lekelerin mevcut olduğunun, imzanın b harfi altında kahverengi net belirgin olmayan parmak izi yapısında lekelerin bulunduğunun, kağıt kenarlarının düzensiz kesilmiş olduğunun, müşahede edildiğinin belirtilerek senetteki imza ile müvekkilinin borç altına girme taahhüdüne ilişkin iradesinin olmadığı tespitinin yapıldığını, davalı ... ile lehtar ... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından █████/2018 tarihinde yaptıkları müracaatlar üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyalarında soruşturma yapıldığını, ilk başlatılan icra takibine karşı açılan imzaya itiraz davası üzerine takip durduğundan davalının yeni bir senet hazırlayarak yeni bir ihtiyati haciz kararı alarak müvekkilinin mal varlıklarına haciz konup, aracının yakalanması üzerine müvekkilinin ikinci senetten haberdar olduğunu, toplamda 2.000.000,00 USD'lik senet verilmesinin 2012 yılına kadar kasaplık yapan müvekkili için çok fahiş bir miktar olduğunu, müvekkilinin iş insanı dahi olsa bu rakamların nakden verilebilecek rakamlar olmadığını, 2013 yılında nakit verilen bir para mevcut olsa dahi düzenleme tarihinden 5 yıl sonraya ödeme tarihi yazılmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2011 yılına kadar kasaplık yapan müvekkilinin, 2012 yılında bütün işlerini oğluna devrettiğini, ve ticaret faaliyetlerini sonlandırdığını, bu nedenle 2013 yılında fahiş miktarda olan bir senedin borçlusu olmasının da mantığa aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin kendisini emekliye ayırdığı ve iş yapmadığı gibi kendi haline yetecek miktarda malı bulunmakta olup, bedellere de ihtiyacının bulunmadığını, ayrıca senette belirtilen meblağın da nakden müvekkiline ödenmesinin mümkün olmadığını, senetlerdeki imzaların kazıntı, taşıma imza olması ve senedin sahte olmasından dolayı HMK'nun 209. maddesi hükmü gereği teminatsız olarak ihtiyati tedbir talep edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını bildirmiş, HMK'nun 209. maddesi hükmü gereği teminatsız olarak davaya konu icra takibinin durdurulmasına, davacının İzmir.... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasında sahte senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının, müvekkiline 2.000.000,00 USD borcu bulunmadığını, böyle bir iddialarının hiçbir aşamada söz konusu olmadığını, davacının, müvekkiline icra takibine dayalı sair masraflar ve faiz hariç borcunun 1.000.000,00 USD olduğunu, müvekkilinin diğer borçlu...n kardeşi olan müteveffa... ile aralarındaki anlaşma gereği kendisine çeşitli iş kollarında ortaklık yapmak üzere 850.000 USD verdiğini, uzun bir zaman alacağını alamayan müvekkilinin,...’ın ve ailesinin ekonomik anlamda zorda olduğunu bilmesi ve bir de üzerine...’nin vefatı akabinde, ...’ye alacağının ödenmesi konusunda şifahi ihtarlarda bulunduğunu, ...'ninde borca karşılık daha önceden aralarındaki alış-veriş gereği davacıdan almış olduğu senedi müvekkiline verdiğini, müvekkilinin 5 yıl vadesi olan bu senedi, müteveffanın ailesinden borcunun tahsil kabiliyetinin mümkün olmaması ve 150.000 USD kadar fazla alacak temin ihtimali olmasından dolayı kabul etmek zorunda kaldığını, 2018 yılına gelindiğinde müvekkilinin, bu senedi kısmi ihtiyati haciz kararı dayanak olacak şekilde, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında icra takibine koyduğunu, akabinde davacı tarafından İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde imzaya ve borca itiraz davası açıldığını ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin vekili sıfatıyla, dava dosyasındaki imza örneklerini incelediğinde, gerçekten imzanın davacının eli ürünü olmadığını açık bir şekilde gördüğünü, müvekkilinin, ... ile bu durumu görüştüğünde davacının zamanında müteveffa...ye, kendi eli ürünü olmayan senedi teslim ettiğininin, daha sonra bu senede ilişkin sözleşmelerden, senetteki imzanın davacıya olmadığını anlayınca, davacıdan kendi eli ürünü imzayı ihtiva eden senedi bizzat kendisinden yanında imzalatmak suretiyle aldığını belirttiğini, davacının sahte tanzim ettiği senedi, davacıya teslim etmediğinden, davalıya bu senedi verip gerçek senedi uhdesinde tutarak davalıya bir anlamda dolandırdığını beyan ettiğini, bu görüşmede asıl senedin de sonuç olarak davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin bu noktadan sonra yapması gerekenin, İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyayı feragat ile kapattırıp, yeni takibi başlatması olduğunu, lakin TL karşılığı 5.500.00,00 TL olan takibin, tahsil harcının fazla olması, bu harcı yatırdıktan sonra ikinci takibi açana kadar borçlunun mal kaçırma riskinin varlığı ve her iki masraf kadar davalının parasının olmaması sebebiyle, İcra Hukuk Mahkemesi’nde davayı kaybetme ve buna bağlı ceza masraflarını kabul ederek, ilk icra takibinden feragat etmeden ikinci takibi ihtiyati haciz kararına dayanarak başlatmak zorunda kaldığını, İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı icra takibine dayanak senedin üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğunu, ancak... sayılı icra takibine dayanak senedin üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını kabul ettiklerini, bu takibin...’ın, müvekkilini yanıltması ile yanlışlıkla açıldığını, davacının İcra Hukuk Mahkemesindeki dava ve bu dava ile hukuk düzenini, mevzuatı haksız şekilde yalan ve kurgu ile kullanıp, borçtan kurtulmaya çalıştığını, bilirkişi raporunda aynı zamanda imza üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı işleminin olmadığının belirtildiğini, kambiyo senedi olan evrakın, bir tarihi eser olmadığını, birçok kişinin elinde olabilecek, üstüne bir şey dökülebilecek, tanziminden bu yana 5 sene geçmiş bir kağıt olduğunu, kağıdı kıymetli yapanın yazıların anlamı ve altındaki imza olduğunu, borçlu bu yazılı kıymetli evrakın altına imza atmış ise artık kağıtın kıymetli evrak özelliğine haiz olduğunu, her senette olması kadar doğal fiziksel tahrifatların varlığı nedeni ile sahte yargısının, haddi aşan, maksadı şüpheli bir beyan olduğunu, zaten senedin çek olmadığını, bir senedin nasıl ve ne şekilde sahte olabileceğinin de ayrı bir merak konusu olup, bilirkişinin, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi bilmeden, kendisini mahkeme hakimi yerine koyarak tarafların aralarında hukuki ilişki yok demesinin haddini aşan bir beyan olduğunu, davacının senedin sözde sahteliği ile ilgili mesnetsiz ilk bilirkişi raporunu dayanak yapmasının beyhude, alacağın tahsilini geciktirmeye, borçtan kaçmaya yönelik çabadan başka bir şey olmadığını, davacının ısrarla dilekçesinde, imzanın bir yerden kopyalandığını, imzanın bir yerden taklit edildiğini iddia ettiğini, lakin bu noktada esas belirleyici bilimsel merkez ve heyet olan Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda buna ilişkin bir tespitte bulunulmadığını, davacının imza ile ilgili bu yersiz ve mesnetsiz iddialarının dikkate alınmaması gerektiğinin Adli Tıp Raporu ile kanıtlandığını, davacının iddialarının borçtan kaçmaya yönelik çaba olduğuna dair en büyük katını ilk icra takibi olup, bir an için müvekkilinin imzayı bir yerden temin edip, kopyaladığı düşünüldüğünde, ilk takibi yanlış senetten açmış olmaması gerektiğini, dava dilekçesinde senedin doktilo ile doldurulmasından bahsedilip, bunun şüpheli bir davranış olduğunun iddia edildiğini, müvekkilinin ticari-para ilişkisinin... ve ... arasında olup, senedin nasıl doldurulduğunun bilinmediğini, bu sorunun muhatabının davacı olduğunu, bunlar bir yana, senedin tamamıyla yazı karakterleri ve yazım şekli itibariyle kambiyo senedi vasfı taşıdığını, daktilo ile yazılan senetlerin geçersizliğine dair herhangi bir hukuki dayanak olmadığını, bir kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasının kişinin suç işlediği anlamına gelmeyeceğini, suç duyurusunun borçtan kaçmaya çalışan borçluların hukuku ve hukuk makamlarını kandırarak, oyalayarak borçtan kaçma senaryosunun bir parçası olduğunu, müvekkilinin, davacının açtığı davalar nedeniyle alacağını tahsil edemediğini, yapmış olduğu masraflar göz önüne alındığında, ciddi bir zarara uğradığını, hukuk sisteminin bu noktada yavaş işleyişinin de davacının senaryosuna yardımcı olduğunu, İİK'nun ilgili maddesi gereği icra takibinin durdurulması için takibin başlatılmasının akabinde açılan menfi tespit davalarında, dosya borcunun tamamının icra veznesine depo edilmesinden sonra, alacağın %15’inin teminat olarak yatırılması gerektiğini bildirmiş, davanın reddine, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davacının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava; davaya konu icra takibine dayanak bononun sahte olarak düzenlendiği ve bedelsiz olduğu iddiasıyla davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davaya konu ve icra takibine dayanak senedin keşidecisi davacı, lehtarı ... ve cirantası davalı olup, keşide tarihi 06.12.2013, vade tarihi 23.02.2018, senet bedeli 1.000.000,00 USD'dir.Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında; davalı, davacı hakkında takibe dayanak bir adet bonodan kaynaklanan alacağının ödenmediği iddiasıyla 17.10.2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla takip yapmış, davacıya 18.10.2018 tarihinde ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde itiraz edilmemesi nedeniyle takip kesinleşmiştir.Davaya konu senet dışında davacının keşideci, lehtarının ... ve cirantasının davalı olduğu düzenleme tarihinin 06.12.2013 ve vade tarihinin 23.02.2018 olup, 1.000.000,00 USD bedelli ikinci bir senet, davalı tarafından İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasında takip konusu yapılmış, davacı bu senetle ilgili olarak İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında borca ve imzaya itiraz talepli dava açmış, mahkememizdeki davaya konu icra dosyası ve senetle ilgili davacı tarafça İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında açılan dava dosyasında verilen birleştirme kararı ile her iki dava dosyası birleştirilmiş, yapılan yargılama sonunda 19.12.2019 tarihli kararla, ... esas sayılı dosyasında davacının İİK'nun 170 maddesi gereğince İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında yürütülen takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, davalı aleyhine para cezası ve tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, birleşen ... esas sayılı dava dosyasında davacının imzaya itirazının reddine, takibin geçici olarak durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle İzmir...cra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takip konusu asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatınn davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı borçlunun asıl alacağın %10'u oranında para cezası ile cezalandırılmasına, davacının borca itirazının reddine, icra takibinin durdurulmasına ilişkin tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş, yasal yollardan geçerek verilen hüküm Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 20.09.2021 tarih ve ... esas ... sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş, İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ek kararı ile mahkememizdeki davaya konu bonodaki imzaya itiraz yönünden davacı hakkında verilen tazminat ve para cezasının İİK'nun 170/son hükmü uyarınca mahkememiz dosyasında verilecek kararın kesinleşmesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.Davacı, davaya konu senedin suç ürünü olarak ve sahte düzenlendiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının...oruşturma nolu dosyasında yapılan soruşturma sonucunda İzmir... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonunda sanıklar ... ve davalı ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu ile kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüsten mahkumiyetlerine karar verilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi tarafından 06.12.2023 tarihli kararla; katılan aleyhine sahte senetlere dayalı olarak farklı tarihlerde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle sanıklar hakkında her iki suç yönünden TCK'nın 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, katılan aleyhine her iki icra dosyasında da haciz işlemi tatbik edilmesiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun tamamlandığı anlaşılmakla teşebbüs hükümleri uygulanamayacağının gözetilmemesi, kabule göre de; nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 35/2.maddesi uyarınca ilgili maddenin bent numarası belirtilmeksizin 1/4 oranında temel ceza üzerinden indirim yapıldığında gün adli para cezasının 3.000 gün olarak belirtilmesi gerekirken 3.333 gün olarak belirtilmesi ve TCK'nın 52/4.maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafta "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infazına" karar verileceğinin belirtilmemesinin yasaya aykırı bulunarak kararın bozulmasına hükmedilmiş, bozmadan sonra ... esas sayısını alan dosyada yargılamaya devam edilmiş, yargılama sırasında davalı 20.09.2024 tarihinde vefat etmiş, davalının vefatından sonra kurulan 01.11.2024 tarihli hükümle; davalı sanık ...'ın 20.09.2024 vefatı nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1.maddesi gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesine, sanık ...'nin resmi belgede sahtecilik suçu ile kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ve davalı hakkında verilen hükümler 03.12.2024 tarihinde kesinleşmiştir.İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas ve kararın bozulmasından sonra...esas sayılı dosyasında görülen ceza davasının mahkememiz dosyasına konu uyuşmazlık ile verilecek hükme doğrudan etkili bulunduğu dikkate alınarak bekletici sorun yapılmasına karar verilmiş, dava dosyasında davalının yalnız ... olup, senedin lehtarı ...'nin davalı olmaması nedeniyle ... hakkında verilen kararın kesinleşmesine kadar dava sonucu beklenmiş, davalı hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra ...'nin mahkememiz dosyasında davalı bulunmadığı ve ... hakkında verilecek hükmün mahkememiz dosyası açısından toplanan çok sayıda delilden ancak biri olabileceği, mahkememiz dosyasında toplanan delillerle dosyanın hüküm için aydınlandığı dikkate alınarak, davalı hakkındaki verilen hükmün kesinleşmesinden sonra mahkememizce hüküm kurulmuştur.Davacı tanığı ... yeminli beyanında; davacıyı işvereni olması nedeniyle tanıdığını, yirmibeş yirmialtı yıldan beri yer değiştirmeden yanında çalıştığını, davacının 2012 yılında işyerini oğluna devrettiğini, bu tarihten sonra da çalışmaya devam ettiğini, bir yıl öncesine kadar senetle ilgili hiç kimsenin bir bilgisinin olmadığını, davacının 2012 yılından bu yana işyerine gidip gelmeye devam ettiğini, ancak oğlunun işlerine karışmadığını, davacı tanığı ... yeminli beyanında; davalıyı tanımadığını, davacıyı iş komşusu olması nedeniyle tanıdığını, yaklaşık bir yıldan daha fazla bir süre önce, akşam saatinde davacının dükkanının önüne polis geldiğini ve kurtarıcı çağırıp arabasını sarıp götürdüklerini, bu işten bu nedenle haberdar olduğunu, davacıyı kırk yıldır tanıdığını, böyle bir işe karışmayacağını ve tenezzül etmez biri olduğunu, davacı tanığı ... yeminli beyanında; davacının babası olduğunu, 2018 yılının onuncu ayında eve tebligat geldiğini, tebligatı alınca afalladığını ve avukatına gittiğini, avukatının senedin 2013 yılında yapıldığını söylediğini, 2012 yılı ocak ayında babasından dükkanı resmen devraldığını, keçi ve oğlak kasaplığı işi yaptığını, birinci sınıf vergi mükellefiyeti olduğunu, babasından devraldıktan sonra bütün işleri kendisinin idare ettiğini, babasının yalnızca zaman zaman müşterilerin tanıması nedeniyle dükkana gelip gittiğini, kendisinin sürekli dükkanda bulunduğunu, ...n dükkana gelmiş olmalara halinde kendisinin mutlaka bileceğini ve tanıyacağını, babasının ve kendisinin bu kişileri tanımadığını, bu kişilerden bir para almışlıklarının olmadığını, kendi işlerinin kendilerine yettiğini, bildirmişlerdir.İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında uzman bilirkişi..., 08.01.2018 tarihli raporunda, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasının dayanağı senetteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığını, mahkememizdeki davaya konu icra dosyasının dayanağı senetteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğunu ancak senedin, borçlanma amacıyla düzenlenmiş bir senet olmayıp, davacının gerçek imzasından faydalanılarak oluşturulmuş sahte bir senet olduğunu bildirmiş, 21.06.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda da, mahkememizdeki davaya konu icra dosyasının dayanağı senetteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğu bildirilmiştir.Davaya konu senet hakkında İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamada, senedin sahteliği konusunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08.01.2018 tarihli raporun alınmasından sonra senetteki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan alınan 21.06.2019 tarihli raporun alındığı göz önünde tutularak uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden talimat yolu ile rapor alınmasına karar verilmiş, ara kararı uyarınca İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi kurulundan rapor alınmış, 30.10.2020 tarihli uzman bilirkişi kurulu raporunda; davaya konu senedin evvelce imzalı bir belgenin kısa kenarlarının kesilmesi ve arka yüzündeki ciroların üst kısmında silinti, kazıntı yapıldıktan sonra matbu kısımlarının da basılmasıyla mevcut senet haline dönüştürülmüş olduğu ve normal piyasada satılan senetlerden olmadığı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, dava ve cevap dilekçelerinde dile getirilen iddia ve savunmalar, davaya konu icra dosyası ile İzmir ... İcra Müdürlüğünü... sayılı icra dosyası ile her iki icra dosyasında takibe dayanak senetlerin içeriği, İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında verilen ve yasal yollardan geçerek kesinleşmiş kararı ile bu dava dosyasında alınan uzman bilirkişi... ile Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporlar, mahkememizce alınan uzman bilirkişi kurulundan alınan 30.10.2020 tarihli rapor içeriği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmalar sonunda İzmir... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya konu senetler nedeniyle işlenmiş suçlar yönünden ceza davasında toplanan deliller ve verilen karar, duruşmada dinlenen yeminli tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile her iki senedin lehtarı ... ve davalı arasında hiçbir tanışıklığın, ticari veya şahsi bir alışverişin olmadığı, davacının uzun yıllar boyunca icra ettiği kasaplık mesleğini senetlerin düzenlenmesinden önce oğluna devrettiği ve devir tarihinden sonra ticari işletmesi ile ilgili resmi işlemlerde bulunmadığı, buna bağlı olarak her iki senedin davacının oğluna ait kasap dükkanı işletmesi niteliğindeki iş yerindeki mal alım-satımı gibi bir faaliyetle ilgili olarak verilmesinin mümkün olmadığının açık ve anlaşılır olduğu gibi davalı tarafın bu yönde bir iddia da bulunmadığı gibi senet lehtarı ...'nin ceza soruşturması ve yargılamasındaki ifadelerinde de bu yönde bir iddiasının yer almadığı, her iki senedin lehtarı ... ifadelerinde, her iki senedin vefat eden kardeşi... ile davacının ortak olarak yapacakları entegre et tesisi nedeniyle davacı tarafından, kardeşi...'a verildiği iddia edilmiş ise de, gerek ... tarafından ceza dosyasında bu iddiaları kanıtlayacak hiçbir delilin dosyaya sunulmaması yanında, davalı tarafından da mahkememizdeki dava dosyasına bu yönde hiçbir delil ve belgenin sunulmadığı, özellikle her iki mahkumiyet kararında, mahkumiyet gerekçeleri içinde belirtilen 01.01.2013 ile 25.12.2013 tarihleri arasında davacı ile senet lehtarı ...'nin kardeşi... arasında ve ayrıca ... ile davalı arasında hiçbir görüşme trafiğinin bulunmadığının tespit edilmesi yanında, davacı ile... arasında senetlerin düzenlenmesini gerektirir hiçbir ticari ve hukuki ilişkinin ile iddiaya konu sözleşmenin varlığına ilişkin hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmadığı, buna göre mahkumiyet kararlarının gerekçesinde de belirtildiği üzere davacı ile... adlı kişi arasında bir ticari ilişki bulunduğu ve davaya konu senet ile dava dışı senedin bir hukuki ilişki çerçevesi içinde verildiğine ilişkin iddianın kanıtlanamadığı gibi hayatın olağan akışını da aykırı olduğu, davacının, senet lehtarı ...'nin iddia ettiği gibi ...'nin kardeşi...'tan entegre et tesisi nedeniyle bir sözleşme yapmaksızın ve senet bedelleri kadar bir maddi menfaat temin etmeksizin 2.000.000,00 USD toplam bedel içeren iki ayrı senedi düzenleyerek vermesinin hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğu, İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kurulan her iki mahkumiyet hükmünde de, her iki senedin düzenlenmesinin kararda gösterilen sebeplerle hayatın olağan akışına aykırı olduğunun açıklanarak mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu, ilk kararın vefat eden davalı ... hakkında da mahkumiyet hükmü içerdiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı kaldırma sebebinin, sanıklar aleyhine olarak cezanın daha da ağırlaştırılarak verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu, her ne kadar davalının ölümü nedeniyle yasal düzenlemeler gereği kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, ikinci kararın verildiği tarihte sağ olması halinde diğer sanık senet lehtarı ... hakkında yapıldığı gibi davalı hakkında da daha da ağırlaştırılmış cezalara hükmedilmesi suretiyle davalının, davaya konu ve dava dışı senetler nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum edileceğinin açık ve anlaşılır olduğu, toplanan tüm delillerle davaya konu senet ile dava dışı senedin hayatın olağan akışına aykırı şekilde dava dışı senet lehtarı ... tarafından sahte olarak düzenlenip, ... ile davalı arasındaki her iki senedin ciro edilmesini gerektirir hiçbir ticari ve hukuki ilişkinin varlığının bulunduğu konusunda davalı tarafça dosyaya hiçbir delil ve belgenin sunulmaması karşısında davalının, davaya konu senedin sahteliğini bilerek kötü niyetli olarak her iki senedi ciro yoluyla devir ve temlik aldığı, bunun yanında aynı düzenleme ve vade tarihlerini, keşideci ve lehtar bilgilerini taşıyan dava dışı senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının bilirkişi raporuyla belirlenmesi ile birlikte mahkememizce alınan 30.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu senedin, davacının imzasının bulunduğu herhangi bir belge veya evrakın ele geçirilmesi suretiyle taşınarak davaya konu senedin sahte olarak düzenlendiğinin de tespit edildiği göz önünde tutulduğunda, taraflar ile davacı ve dava dışı senet lehtarı ... arasında davaya konu senedin düzenlenmesini gerektirir hiçbir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığı, davaya konu senet ile dava dışı senedin sahte ve bedelsiz olarak düzenlendiği, buna göre davacının, davaya konu icra dosyasında davalı tarafça talep edilen alacak ile bu alacağın dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının, senet lehtarı ...'den her iki senedi ciro yolu ile devir ve temlik almasına ilişkin cevap dilekçesinde dile getirdiği iddialarına ilişkin hiçbir delil ve belgeyi dosyaya sunamadığı gibi bu denli yüksek alacak miktarını içeren cironun senet lehtarı tarafından, davalıya karşılıksız olarak yapılmış olmasının hayatının olağan akışına aykırı olup, davalı ile senet lehtarı ...'nin senetlerin sahte olarak üretilmesinde birlikte hareket ettikleri, bedelsiz olarak senet lehtarının, davalıya senetleri ciro ettiği, buna bağlı olarak davalının davaya konu bononun sahteliğini ve bedelsizliğini bildiği halde kötü niyetli olarak bonoyu ciro yoluyla devir ve temlik alıp, ceza yargılamasına konu suçları kasten işlemek suretiyle davaya konu icra takibini yaptığı, İİK'nun 72(5).maddesi uyarınca davacının dava dosyası içeriği ile daha fazla oranda zararının oluştuğuna dair bir delilin toplanmadığı göz önünde tutularak alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, davalı tarafça kötü niye tazminatı verilmesi talep edilmiş ise de, davanın kabulüne karar verilmesi ve davalının kötü niyetle davaya konu icra takibini yaptığının belirlenmesi karşısında davalı lehine kötü niyet tazminatının hükmedilmesi mümkün bulunmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:1-Davanın KABULÜ ile;Davacının, davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına konu alacak ile bu alacağın dayanağı █████/2013 tanzim ve █████/2018 vade tarihli, keşidecisi davacı ..., lehtarı ... olan bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Davacı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin KABULÜ İLE;1.074,000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,3-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 366.824,70 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 91.706,18 TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 275.118,52 TL karar ve ilam harcının davalı mirasçı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5-Davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 544.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı mirasçı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 91.706,18 TL peşin harç, 4.793,90 TL on dokuz adet posta masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 86,00 TL on dört adet elektronik tebligat giderinden oluşan toplam 99.630,48 TL yargılama giderinin davalı mirasçı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine,7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davalı mirasçı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,8-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Davacı vekillerinin yüzüne karşı, dahili davalı küçüğün velisi ...'ın yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imza