Anahtar kelimeler: Bam Başkan Yazim Katip Konya Eser Menfi Üye Özetle Yoluna

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ... Esas - ... Karar
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av...
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2023 tarihinde Tarımsal Ges Anahtar Teslim Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 2. maddesine istinaden davalı şirketin müvekkilinin tarımsal arazisinin bulunduğu adrese taraflar arasında kararlaştırılan ilk ödeme yapıldıktan sonra 60 gün içerisinde birinci sınıf işçilik ve birinci sınıf kalitede 300 adet güneş enerji paneli kuracağını ve müvekkiline 125 HP/145 KWP gücünde elektrik enerjisi vereceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmenin 8. maddesinde belirtilen 300.000,00 TL'lik ilk ödemeyi 24.01.2024 tarihinde yaptığını, kalan ödeme için █████/2024 tarihli 500.000,00 TL tutarlı ve █████/2024 tarihli ve 700.000,00 TL tutarlı senetleri müvekkilinin imzalayarak davalı şirkete teslim ettiğini ve sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının ise üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve sözleşmede kararlaştırılan sürede, sözleşmede belirtilen kalitede ve sayıda güneş enerji paneli kurmadığını, bu nedenle müvekkilinin kurulan GES ile tarımsal sulama kuyusunu çalıştıramadığını ve ektiği ürünleri sulayamaması nedeniyle ürünler kuruduğunu, müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını, sözleşmede teslimde gecikme durumunda ödemelerin tarihinin duracağı ve eksiklik giderilene kadar ödeme yapılmayacağı belirtilmesine rağmen sözleşme gereği durmuş olan senedin haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine konulduğunu ileri sürerek, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davalının işin süresinde bitirilmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, mücerret kıymetli evrakın, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut bir şekilde ayrı bir talep hakkı olduğunu, somut olayda kambiyo senedinin tesliminin ifa yerine edim olamayacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yahut da alacağın tahsili hususunda sözleşmeden soyut bir şekilde ayrı bir talep hakkı veren bonoya istinaden yapılan 500.000,00 TL'lik bir ödeme bulunmadığından ifa yerine edim niteliği taşıyan bir husus bulunmadığını, dolayısıyla 1. bendin son cümlesinde; ödeme yapılmadığı sürece sürelerin başlamadığı hususu taraflarca kabul edildiğinden müvekkili şirket yönünden işin yapımı ve tesliminde bir gecikmenin söz konusu olmadığını, kabul etmemekle birlikte, iddia olunduğu üzere 300.000,00 TL'nin ve senetlerin teslimi ile işin süresinin hesaplanacağı ihtimalde dahi davacının süre hesabının hatalı olduğunu, ayrıca müvekkilinin tamamladığı iş ile aldığı ödeme kıyaslandığında hakkaniyete aykırı bir durum oluştuğunu, davacının panel sistemlerinden 145 KWP güç alamadığı yönündeki iddialarının asılsız olup davacının ödeme yapmaktan kaçındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' Davacı dava dilekçesiyle, davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden davacı tarafından 300.000,00 TL'yi █████/2024 tarihinde davalı şirkete yaptığını, yine sözleşmede belirlenen █████/2024 tarihli 500.000-TL tutarlı ve █████/2024 tarihli ve 700.000-TL tutarlı senetlerin davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının ise sözleşmede kararlaştırılan sürede, sözleşmede belirtilen kalitede ve sayıda güneş enerji paneli kurmadığını, davalı şirket tarafından 255 adet panel kurulduğunu ve söz konusu 255 adet panel müvekkiline 125 HP/145 KWP gücünde elektrik enerjisi vermediğini, sözleşmede teslimde gecikme durumunda ödemelerin tarihinin duracağı ve eksiklik giderilene kadar ödeme yapılmayacağı belirtilmesine rağmen sözleşme gereği durmuş olan senet ödemesini haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine koyduğunu, bu nedenlerle; müvekkilinin Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce; dava dilekçesi ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
HMK nun DAVA ŞARTLARI başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı haline getirmiştir.
TTK’nin 5/A maddesine göre, “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” denilmektedir.
Mahkememizce bu tespit yapıldıktan sonra dava dosyası incelendiğinde;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A, " (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Davacı her ne kadar mahkememizdeki beyanlarında huzurdaki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını beyan etmiş ise de, menfi tespit davalarındaki ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekirken, anlaşmazlık yönünde arabuluculuğa başvurulmadan davanın açıldığı ve bu cihetle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A/2 maddesi gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. '' gerekçesiyle, 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK 5/A (1) maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; huzurdaki dava dosyası kambiyo senetlerine karşı açılan menfi tespit davası olup gerek Yargıtay gerekse Bölge Adliye Mahkemesince verilen güncel kararlarda söz konusu kambiyo senetlerine karşı açılan menfi tespit davalarının zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığına karar verildiğinden yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar ticari nitelikteki menfi tespit davalarının zorunlu dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığını ve davacı müvekkilinin tacir sıfatının da bulunmadığını, yerel mahkemece taraflarına verilen yasal sürede arabuluculuk başvurusu yapılıp anlaşmama tutanağın yerel mahkemeye sunulmuş ise de yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı bir şekilde davanın usulden reddine karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı için kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da tacir olup "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzeninden kaynaklandığından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Eldeki davada, davaya konu, borçlu olunmadığının tespiti istenen takip, bonodan kaynaklanmakta ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca, görev yönüyle temel ilişkiye bakılması gerekmektedir. Dairemizce Viranşehir Vergi Dairesi müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabına göre; davacının hali hazırda vergi kaydının bulunmadığı (terkin edildiği ), uyuşmazlık döneminde yıl sonu işletme rakamlarına göre de davacının esnaflık sınırları kapsamında kaldığı ve tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tacir olmadığından dava nispi ticari dava olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki eser sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından mutlak ticari dava da sayılamaz. Bu halde talep ve dava hakkında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu bağlamda, dava zorunlu arabuluculuğa da tabi değildir. İlk Derece Mahkemesince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE;
6100 HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 Tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
1-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı tarafından tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
4-Karar tebliğ ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!