Anahtar kelimeler: İiddianin Satımdan İlişkiden Doğduğunu Durduğunu Niyetli Antalya Kötü Takibe Yapmış

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında ticari faaliyetleri nedeniyle alacak ilişkisi doğduğunu, davalı davacıya bu ilişkiden kaynaklanan ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı faturalardan kaynaklı borcunu eksik ödediğini, bu nedenle müvekkili davacı tarafından davalı aleyhinde Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe konu faturalar ve davalının yapmış olduğu ödemeler göz önüne alındığında davalının davacı şirkete ... TL likit borcu bulunduğunu, davalının davacının düzenlediği, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği faturalara ilişkin itirazı olmadığını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ
:
Dava dilekçesi ve eklerinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Tarafların 2024, 2025 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizleri ilgili Vergi Dairesinden celp edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafa ticari defter ve inceleme günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini sunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evrakları üzerinde yapılan incelemede; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam ... TL fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun süresinde borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numarasında kayıtlı Davacı ... ... firmasının dosya kapsamına sunduğu 2024 ve 2025 yılı ticari defter kayıtların üzerinde yapılan tetkik ve incelemelerde;
*Davacı şirketin 2024 ve 2025 yılı ticari defter kayıtlarının! Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu,
*Davacı tarafın 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı,
*Davacı şirketin 2024 ve 2025 yılı ticari defter kayıtlarında Davalıya ait carinin muavin kaydını ... hesap kodundan takip ettiği,
*Davacı tarafın 2024 ve 2025 yılı ticari defter kayıtlarında Davalıya ... hesap kodunun muavin kaydının aşağıda tabloda yer aldığı,
*Rapor içeriğinde tabloda yer alan muavin kaydından da görüleceği üzere Davacının 2024 ve 2025 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan ... Takip Tarihi itibariyle ... TL asıl alacaklı olduğu gözüktüğü,
*Dosya kapsamına kazandırılan Ba-Bs formlarına göre Davacı tarafça Davalı adına düzenlenen fatura tutarlarının tarafların Ba-Bs formlarında yer aldığı,
*Talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu kanaaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İtiraza konu Davacı tarafça davalı aleyhine ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibinde takip konusu alacağın ... TL olduğu alacağın dayanağının ise ... tarih ... numaralı ve ... TL bedelli, ... tarih ... numaralı ve ... TL bedelli ve ... tarih ... numaralı ve ... TL bedelli, ... tarih ... numaralı ve ... TL bedelli, ... tarih ... numaralı ... TL bedelli faturalar olduğunu belirlenmiştir.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür.
Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal satması karşılığında fatura düzenlenmesi şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacının toplam takip tarihi itibari ile Antalya Genel icra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibi konusu alacağın dayanağı olan ... tarih ... numaralı ve ... TL bedelli, ... tarih ... numaralı ve ... TL bedelli ve ... tarih ... numaralı ve ... TL bedelli, ... tarih ... numaralı ve ... TL bedelli, ... tarih ... numaralı ... TL bedelli faturaların faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlere göre bu faturalar karşılığında davalı yanca yapıldığı kayıtlanan ödemelerin mahsubu ile davacının ...-TL bakiye alacağının bulunduğunu ve davacının iddiasını ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiş, işlemiş faiz talep edilmemesi de nazara alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına,
3-Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!